SAQIZ
İskitli kürdler'in yerleşim merkezi

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Foto, Saqiz'lı kürd kadınları.

İskit / Sakaların adı hem Kürdistan'ın en kuzeyinde Sakî, Saka, Saqa aşiretlerinin isminde hem de Bokan’ batısına düşen Saqiz şehrinin isminde korunmuştur. Saqiz'ın doğusunda Sakawend aşireti hala varlığını korumaktadır.
Sakaların bir kolu olan Sarmatlar da günümüzde Xerza aşiretlerinin bir kolu olan Sarmî aşiretinde ismini korur. Yine aynı şekilde Aryenlerin Kürdistan'daki en kalabalık kolu olan ve Sakalara da isim veren Sagartyanların ismi bile Zagros dağlarının adında yaşamaktadır.
Aryenik göçler kabaca M.Ö 3000'lerde başlamış ve M.S. 200'lere kadar devam ederek Kürdistan’daki Aryenleşmeyi sağlamıştır. Bu göçler çoklukla Kürdistan’ın güneydoğusundan kuzeybatısına doğru, takip edilebilir bir göç çizgisi halindedir.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#BBC_Farsça’nın çarpıtılmış haberinin gerçek yeniden yazımı:

Bir Halkın Mirasının Yağmalanması:

#Zendaya’nın 3 bin yıllık küpeleri tartışması ve Doğu Kürdistan’daki #Ziwiye Hazinesi’nin akıbeti
Kendi tarihî eserlerini geri getirme imkanından yoksun bırakılan bir halk, yalnızca kendi uygarlığının yağmalanması sayesinde başkalarının daha da zenginleşmesini seyretmek zorunda kalmaktadır.
Yıllardır siyasî bölünmelere maruz kalan ve bölge işgalci devletlerinin denetimi altında bulunan Kürdistan ülkesi , yalnızca topraklarını değil; tarihini, uygarlığını ve arkeolojik mirasını da hırsızlık, tahribat, tahrifat ve yasa dışı ticaretin hedefi hâline getirmiştir.
Kırmızı halıdan üç bin yıllık hazineye
Amerikalı sinema yıldızı Zendaya, #Odysseia filminin Londra’daki tanıtım etkinliğinde beyaz bir elbise ve göz alıcı altın küpelerle sahneye çıktı.
Antik Yunan tanrıçası Athena’dan esinlenen ve Christopher Nolan’ın sinema uyarlamasına uygun olarak seçilen bu kıyafet, ilk bakışta yalnızca Hollywood tarzı bir moda tercihi gibi görünüyordu.
Ancak kısa süre içinde bu görünüm, “çalınmış arkeolojik eserlerin kullanılması” ve Kürdistan’ın kültürel mirasının görmezden gelinmesi üzerine uluslararası bir tartışmaya dönüştü.
Zendaya’nın küpeleri yalnızca antik tarzda yapılmış takılar değildi. Her bir küpenin merkezinde, MÖ birinci binyıla ait olduğu belirtilen ve Doğu Kürdistan’daki (İran Kürdistanı) Ziwiye Hazinesi’ne atfedilen altın levhalar bulunuyordu.
Baron London mücevher galerisi bu tarihî parçaları 18 ayar altın ve elmas halkalarla birleştirerek modern mücevherlere dönüştürmüştü.
Bu olay, 1940’lı yıllarda keşfedilmesinden itibaren yasa dışı kazılar, Yahudi antika tüccarı Eyub Rabenu, SAVAK ve Jandarma kurumlarının desteği ile Pehlevî rejiminin bilgisi ve Eşref Pehlevî’nin payının gözetildiği iddia edilen süreç sonucunda yağmalanarak anavatanından çıkarılan, yaklaşık üç bin yıllık Ziwiye Hazinesi’ni yeniden gündeme taşıdı.
Arkeologların tepkisi: Tarihin anlamının boşaltılması
Eleştiriler önce sosyal medyada, ardından arkeologlar ve tarihçiler arasında yükseldi.
Eleştirmenlere göre bu kadar eski ve manevî değeri yüksek eserlerin, bir Hollywood filminin tanıtım aracı ya da ünlü bir kişinin takısı hâline getirilmesi kabul edilemez.
Londra Courtauld Enstitüsü Sanat Tarihi Profesörü Susen Babayi, The Guardian gazetesine verdiği demeçte şöyle dedi:
“Bu eserler kişisel takı olarak kullanılmak için üretilmedi. Bunlar insanlığın ortak mirasının bir parçasıdır ve muhtemelen dinî ya da kutsal işlevlere sahipti. Bunların moda aksesuarına dönüştürülmesi, tarihî anlamlarını ve değerlerini ortadan kaldırmaktadır.”
Buna karşılık Baron London galerisi, altın levhaların fiziksel zarar görmeyecek şekilde özel yuvalara yerleştirildiğini ve amaçlarının antik sanat ile tarihe dikkat çekmek olduğunu savundu.
Ancak uzmanlara göre asıl sorun fiziksel zarar değil; kaçak kazılar sonucu elde edilmiş kültür varlıklarının alınıp satılmasının ve sergilenmesinin normalleştirilmesidir.
Ziwiye: Mannalar ve Medler’in kadim kalesi
Ziwiye arkeolojik alanı, Doğu Kürdistan’ın (İran Kürdistanı) Saqız kenti yakınlarında bulunmaktadır.
Stratejik bir tepenin üzerine kurulan bu tarihî kale, geçmişte Zagros, Mezopotamya ve Anadolu arasındaki önemli ulaşım yollarını kontrol ediyordu.
Arkeolojik kazılar, bölgenin MÖ 8. ve 7. yüzyıllarda önce Manna Krallığı, ardından da Med Konfederasyonu için önemli askerî ve idarî merkezlerden biri olduğunu göstermektedir.
Ziwiye mimarisinde kalın kerpiç surlar, sütunlu salonlar ve savunma koridorları bulunmaktadır.
Ziwiye sanatı ise Zagros yerel kültürü ile Asur, Urartu ve İskit sanatlarının dikkat çekici bir sentezini yansıtmakta; bölgenin kültürel zenginliğini ve uygarlıklar arasındaki ilişkileri gözler önüne sermektedir.
Hazinenin ortaya çıkışı ve kara borsaya düşüşü
Hazinenin ortaya çıkış hikâyesi 1946 yılına uzanmaktadır.
Anlatıya göre bölgede bir çoban, meydana gelen toprak kaymasının ardından altın, gümüş ve fildişi eserlerle dolu bronz bir tabut buldu.
Daha sonra antika tüccarı Eyub Rabenu, dönemin Eski Eserler Dairesi Başkanı André Godard ve diğer antika tüccarlarının bölgeye gelmesiyle çok sayıda eser yurt dışına çıkarıldı.
Sonraki yıllarda “Ziwiye” etiketiyle yüzlerce eser uluslararası müzayedelerde satıldı.
Ünlü arkeolog Roman Ghirshman, bu bölgeye atfedilen 600’den fazla eserin listesini yayımladı.
Gerçek hazine mi, antika piyasasının ürünü mü?
Amerikalı arkeolog Oscar White Muscarella, 1964 yılındaki Ziwiye kazılarına katıldıktan sonra önemli açıklamalarda bulundu.
Muscarella’ya göre Ziwiye alanı büyük ölçüde yağmalanmış olmakla birlikte, antika piyasasında “Ziwiye” adıyla satılan birçok eserin bilimsel kökeni belirsizdir.
Hatta bazı parçaların, değerlerini artırmak amacıyla antika tüccarları tarafından sahte olarak üretildiği veya sonradan Ziwiye’ye atfedildiği ileri sürülmektedir.
Bu karmaşa, Kürdistan’ın arkeolojik mirasının bilimsel yöntemlerle korunamamasının ve sistemli kaçakçılığın doğrudan sonucudur.
Dünya müzelerine dağılan miras
Bugün Ziwiye Hazinesi’nin parçaları dünyanın çeşitli müzelerine dağılmış durumdadır.
* İran Millî Müzesi: Restore edilmiş gümüş tabak parçaları ve kil mühürler.
* Senendec Arkeoloji Müzesi: 1990’lı yıllardaki resmî kazılarda bulunan fildişi ve kemik eserler.
* New York Metropolitan Müzesi ve Britanya Müzesi: Altın levhalar, hayvan figürlü kabartmalar ve zırh kemerlerine ait parçalar.
Bu dağınık yapı nedeniyle, aslında aynı eserin parçaları bugün New York, Paris, Tokyo ve Tahran gibi farklı şehirlerde birbirinden kopuk biçimde sergilenmektedir.
Sonuç
Zendaya’nın küpelerinde kullanılan iki altın levha meselesi, moda ve sinema dünyasının çok ötesinde bir anlam taşımaktadır.
Bu olay, Kürdistan’ın tarihî eserlerinin yağmalanması, Batı’daki yasa dışı antika ticareti ve bu uygarlığın gerçek sahiplerinin kendi tarihî miraslarından mahrum bırakılması tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir.
Ziwiye (Saqız), Doğu Kürdistan’daki sıradan bir arkeolojik höyük değildir. O, mirası dünyanın müzelerinde ve galerilerinde sergilenen; fakat gerçek sahiplerinin adı çoğu zaman anılmayan kadim bir uygarlığın sessiz tanığıdır.
SAQIZ
— Tarihi Kürd Kenti SAQIZ İskitli kürdler'in yerleşim merkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


KURDISH CITIES

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum