MEHDI ZANA
20.11.1940 | 29.08.2026

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

 

 

EN KORT BIOGRAFI ÖVER FÖRFATTAREN OCH POLITIKERN MEHDI ZANA

Författaren Mehdi Zana föddes 1940 i samhället Farqin (Sliva) i staden Diyarbekir. Han arbetade politiskt för de kurdiska böndernas och arbetarnas rättigheter redan i sin ungdom under 1960-talet. Mehdi Zana blev fängslad för första gången för sina politiska engagemang under den turkiska militärjuntans tid mellan 1969-1974 och 1980-2000.

Efter frisläppandet fortsatte Mehdi Zana med sitt politiska arbete. Han valdes till borgmästare i storstaden Diyarbekir i kommunvalet 1977. Detta var närmast ett mirakel eftersom Mehdi Zana höll sina politiska tal på det förbjudna kurdiska språket vid sina valmöten. Kurdiskan hade förbjudits enligt den turkiska grundlagen. Mehdi Zana motarbetades starkt av regimens offentliga myndighter och av den hemliga polisen, men ingenting kunde förhindra honom från att vinna valet. Folket älskade honom och nästan alla i staden gav honom sina röster. Mehdi Zana vann kommunvalet med en klar majoritet av rösterna.

Mehdi Zana blev en mycket omtyckt borgmästare för sina storskaliga infrastrukturella insatser för staden Diyarbekir. Kort efter han valdes till borgmästare motarbetades han återigen av turkisk militär och polis. Genom att turkiska myndigheter understödde många aktioner som resulterade i att diyarbekirborna genomled stora svårigheter. Slutligen avsattes han av militären som tog makten i Turkiet med en militärkupp den 12 september 1980. Mehdi Zana torterades svårt i fängelset. Mehdi Zana adopterades av Amnesty International som samvetsfånge. Han satt i fängelset sammanlagt 17 år.

Mehdi Zanas författarskap började i fängelset då han skrev ner sitt försvarstal, en 68-sidig lång text. Men den tolererades inte av fängelseledningen och hans försvarstal revs sönder inför hans ögon. Efter den tredje gångens omskrivning av försvarstalet, lyckades Mehdi Zana överlämna texten till sin advokat som smugglade ut den ur fängelset. Innan Mehdi Zana hann att ge ut sitt försvarstal i bokform: Savunmam (mitt försvarstal), skrev han två böcker under fängelsevistelsen: Vahsetin Günlügü (Skräckens dagordning), Bekle Diyarbekir (Vänta på mig Diyarbekir) som vittnar om den svåra turkiska tortyren och de omänskliga förhållandena i det ökända turkiska militärfängelset i Diyarbekir.

Mehdi Zana har skrivit 9 böcker. Många av hans alster har översatts till flera språk, bland annat till engelska, franska, tyska, holländska mm.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yıl 1972-73 .11 yaşındayım. Diyarbekir Balıkçılarbaşı'nda Terzi Zülküf dayının dükan komşusuyuz.
Yakışıklı takım elbiseli biri, yarı şaka yarı ciddi Zülküf'le tartışıyor.
Takım elbiseli yakışıklı adam gittikten sonra Zülküf bize dönerek “bu adam kürdçü'dür ha“ dedi.
İşte o adam Xalê Mehdi Zana'ydı. Kürd olduğumu bilen ben, artık Kürdçülüğün de olabileceğini öğrenmiştim. o
O xirbe xale Mehdi, benim çocukluktan beri kahramanım, oxir be!

K. K.

 

 

 

 

 

 

 

2020

 

 

 

 

 

 



 

 

 

Översättningar av författaren Mehdi Zanas verk



Mehdî ZANA
Parastina Min

Mehdî ZANA
Prison No5

Mehdî ZANA
Gevangenis nr. 5

Mehdî ZANA
Wait Diyarbakir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana tillsammans med kurdiska politiska fångar 1985 i det ökända turkiska militärfängelse i den ockuperade kurdiska huvudstaden Diyarbekir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aydin türk sahte mahkemeleri’nde, 20 Haziran 1990 tarihli sözde duruşmada, eski Diyarbakir belediye başkanı Mehdi Zana'nın savunmasını Kürdçe yapmak istemesi, sahte ve ırkçı sözde türk mahkemelerinde büyük bir korku ve panik yaratarak çok büyük bir yankı uyandırdı. Zana’nın bu dik duruşu kürdler arasında büyük bir coşku, sevinç ve ilham kaynağı oldu. Çünkü işgalci türk devleti tarihinde, sözde türk mahkeme salonlarında ilk kez böyle bilinçli bir kürd yurtsever sivil direnişi yaşanıyor.

 

 

 

 

 

MEHDÎ ZANA I AMNESTY PRESS

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana 1940 yılında Diyarbekir'in Silvan ilçesinde dünyaya geldi. 1960'lı yılların ortalarında Türkiye İşçi Partisi'nde siyasete girdi. Yıl 1975'te Leyla Zana ile evlendi. 1977 mahalli seçimlerinde Diyarbakır Belediye Başkanı oldu.12 Eylül 1980'deki işgalci islamo-faşist askeri darbe esnasında tutuklandı. Diyarbekir, Aydın, Afyon ve Eskişehir cezaevlerinde yattı.Büyük işkencelere maruz kaldı. Ömrünün yaklaşık 16 yılını cezaevinde geçirdi. 1990'li yıllarda ülkesini terk etmek zorunda kaldı. O tarihten itibaren İsveç'te yaşamaya başladı.Ekim 2004'te Kürdistan!'a döndüğünde hakkındaki davalardan dolayı gözaltına alındı sonra serbest bırakıldı. "Bekle Diyarbakır", "Vahşetin Günlüğü", "Diyarbakır 5 Nolu", "Sevgili Leyla" ve "Zelal Yeniden Doğuş" isimli kitaplara imza attı. Mehdi Zana ömrünün büyük bölümünü kürd meselesi ile geçirdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Nêrîna mêrxas ji şûrê tirsonekî tûjtir e.

The gaze of the brave is sharper than the sword of the coward.

(Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir.)

Mehdi Zana and his political comrades at the Turkish military trial (so-called trial)) at the Turkish military dictatorship era 1980

He was imprisoned in Turkish Military Prison 5 No'lu and tortured for 17 years. Amnesty International adopted him and in this way he was able to live

Mehdî Zana mêr bû!
-- Wek Mesûd Barzanî TIRSONEK nebû, wek Xapo XAÎN nebû, wek Celal Talabanî firfênk (fırıldak) nebû..
BÊTIRS BÛ, NEBEZ BÛ, LEHENG BÛ.
Çi heyf ku ew ne serokê kurda bû. Heger ew serokê kurda bûya, kurd nuha xwedî hemî mafên xwe bûn..

Li nav gul û ronahiyan razê
Ey mirovê mirov!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

After 17 years he is free and is together with his family..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdî Zana mêr bû!
-- Wek Mesûd Barzanî TIRSONEK nebû, wek Xapo XAÎN nebû, wek Celal Talabanî firfênk (fırıldak) nebû..
BÊTIRS BÛ, NEBEZ BÛ, LEHENG BÛ.
Çi heyf ku ew ne serokê kurda bû. Heger ew serokê kurda bûya, kurd nuha xwedî hemî mafên xwe bûn..
Nêrîna mêrxas ji şûrê tirsonekî tûjtir e.
Li nav gul û ronahiyan razê
Ey mirovê mirov!
??????

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Di gel Mamoste Cegerxwîn, 1979, Uppsala

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdî Zana & Dr Sadeqh-î Şerefkendî

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana, Orhan Kotan, Naci Kutlay, Feqî Husen Sagnic li zindanê 1970 (serdan)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cimsit Bilek, Hasan Acar, M.Emin Bozarslan, Ihsan Aksoy (li paş), Dr. Naci Kutlay, Irfan, Faruk Aras (li paş), Hevalek, Mehdi Zana, Akif Işik
Yen runiştî ji mile çepê ve: Abdullah (Abdo) Yilik, Nusret Kiliçaslan.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zana, Aksoy, Kutlay, Aras 1973

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“ÖZÜR DİLERİM, KONUŞTUĞUNUZ BU DİL HANGİ DİL? KULAĞA ÖYLE HOŞ GELİYOR Kİ!”


Mamoste Mehdi Zana’yı her gördüğümde çok mutlu oluyorum. Onunla her konuştuğumda hemen 1978-79 yıllarının sıcak, heyecanlı ve benim için son derece mukaddes olan atmosferine; 1970 kuşağının büyük bir inanç ve samimiyetle kıyam ettiği o yoğun, dürüst, azimli ve romantik mücadele günlerine gidiyorum. Mehdi Zana benim için her zaman köşede bekleyen Kürdistan devrimi gibidir.

Bugün kütüphanede birkaç saat çalıştıktan sonra öğleden sonra dışarı çıktım. Metroda Mamoste’nin karşıdan geldiğini gördüm. Çok sevindim. Yine, ondan duymaktan her zaman büyük bir zevk aldığım o şakalı ve anlamlı sözleriyle:

— Ha lawo! Xêr e? Çi digerî? Dîsa çi bûye?

Yani:

— Evlat! Ne geziyorsun? Hayırdır? Yine ne oldu?

Son Kürdistan seferinden bu yana kendisini görmemiştim. Evi kütüphaneye yakın olduğu için sık sık yanıma geliyor. Her geldiğinde kalkıp gitmesini hiç istemiyorum. Bütün sözleri kürdlerin ve Kürdistan’ın acıklı durumu üzerinedir ve her sözü çok değerli dersler içermektedir. Bence onun bütün sohbetleri görsel olarak kaydedilmelidir. Ne dediğimi o zaman anlarsınız.

Aynı trene bindik. Karşı karşıya oturduk ve halini hatırını sordum. Sonra, Şehit Dr. Said Çürükkaya’nın Almanya’daki anma törenine katıldığını Facebook’ta gördüğümü söyledim. Dr. Said Çürükkaya’nın şehadeti nedeniyle çok üzgün olduğunu söyledi ve Dr. Said’in Kürdistan savunmasındaki önemli rolünü anlattı. Ardından Barzani’nin bu defa Kürdistan’ı ilan edeceğini söyledi.

— Bu defa çok ciddi, dedi. Mesud Barzani'ye inanıyordu. Ama onun etrafındakilerin sahtekar olduğunu söylüyordu. Bir de Güney Kürdistan 1991'de kurtulduğunda Barzani'yla yaptığı bir görüşmesini anlatmıştı bana. Dedi, ona dedim, Kak Mesûd, dedi ''buyur!' Dedim ki madem Kürdistan'ın bir parçası kurtuldu, gel bir devrim yapalım ve yine eski dinimiz olan ezidiliğe dönelim. Ban adediki ''Sen burada bu söylediğini sakın bir daha ve başka bir yerde söyleme!'' İşte bu beni çok üzdü dedi. Ama bana söz verdi, dediki bu defa bağımsızlığı ilan edeceğiz.

— İnşallah bu defa yapar, dedim.

Birdenbire yakınımızda, benim karşımda oturan şık giyimli isveçli bir centilmen, konuşmamızı gülümseyerek kesip büyük bir merakla şu soruyu sordu:

— Özür dilerim, konuştuğunuz bu dil hangi dil? Kulağa öyle hoş geliyor ki!

Ben hemen:

— Konuştuğumuz dil kürdçedir, çok teşekkür ederim! dedim.

— Çok güzel bir dil, diye karşılık verdi.

Mamoste Mehdi Zana hemen ona döndü ve o da gülerek ingilizce şöyle dedi:

— Demek ki konuştuklarımızı anladın! Tamam, o halde sen de kürdçe biliyorsun, değil mi?

Her haliyle muhterem bir centilmen olan isveçli, Mamoste Mehdi Zana’nın bu şakası üzerine hemen gülmeye başladı.

Mamoste Mehdi Zana ona ingilizce olarak kürdçe ile isveççenin akraba diller olduğunu ve bu dil ortaklığının, binlerce yıl önce aynı tarihî coğrafyada ortak bir yaşamın paylaşılmış olmasından kaynaklandığını açıkladı.

Sonra da bazen onunla birlikte gittiğim yerlerde, hep şaka mahiyetinde söylediğine şahit olduğum gibi, bu centilmene de:

— Your eyes tell me that you are Kurdish too! dedi.

Yani:

— Gözlerin bana senin de kürd olduğunu söylüyor, dedi.

Üçümüz birlikte gülüştük. Sonra Mamoste Mehdi konuyu sürdürerek bana şöyle dedi:

— Kürdlere hep söylüyorum: Bu konunun araştırılması çok gereklidir. Kürdlerin, dillerinin ve kültürlerinin kökeni meselesi... Avrupa’daki birçok kavmin dilinin kökeni, tarihî Kürdistan coğrafyasına dayanmaktadır. Ama çoğumuzu buna inandırmakta zorluk çekiliyor. İnanmıyorlar. Elbette bu, kürdlerin kendilerine olan güvenlerini yitirmiş olmalarından kaynaklanıyor.

Ben de:

— Evet Mamoste, doğru söylüyorsun. Örneğin, rahmetli araştırmacı Cemşid Bender, “Kürd Uygarlığı” adlı kitabını yayımladıktan sonra “Kürdleri çok abartıyor.” diye epey eleştiri aldı, hatta yadırgandı, dedim.

Mamoste Mehdi bana:

— Doğru. “Yoğurt” sözcüğüyle ilgili senin yaptığın o çalışmayı neden yayımlamıyorsun? Yayımla ki kitleler arasında okunsun. Bu konuda önemli bir çalışmadır, dedi.

— Evet Mamoste, önemlidir. İnternette yayımlamışım ama bunu yaptığıma pişman bile olmuşum. Çünkü gece yarısı beni arayıp, “Bu tür asılsız, saçma şeyleri neden internet üzerinden yayımlayıp biz kürdleri mahcup duruma düşürüyorsun?” diye eleştiren kürdler bile oldu. Sonra başka bir kürd de beni gece yarısı aradı ve “Senin sitende yayımlanan bütün o eski plakları bana sat.” dedi. “Satamam, onlar arşiv içindir.” dedim. O da kızarak, “Niye arşiv için olsun? Hepsini bana ver!” dedi.

İneceğimiz istasyona gelmiştik. İsveçli centilmene “Hoşça kal.” deyip trenden indik.

Goran Candan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ew her dem di dilê me de ye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mamoste li mala xwe ya li Odenplanê, Stockholm SWÊD

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1973

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Under militärrättegång 1971, de sk DDKO rättegångarna

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Li zindsna Eskisehirê 1989

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdî Zana bi girtiyên siyasî yên kurd re li sala 1985an di zindana leşkerî ya navdar a Tirkiyê de li paytexta kurdistanê Diyarbekirê.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Klaus Haensch, président du parlament européan, Danielle Mitterrand and Mehdi Zana 1996-01-17, Strasbourg

 

 

 

 

 

 

 

 

Klaus Haensch, président du parlament européan, Danielle Mitterrand and Mehdi Zana 1996-01-17, Strasbourg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana adopted by Amnesty International - This is partly because he could not be killed by the Turks in prison.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En av de hundra tillfällen då Mehdi Zana anhålls av turkisk polis

 

 

 

 

 

 

 

Den unge Mehdi Zana håller tal vid ett politiskt möte under 1960-talet

 

 

 

 

 

 

 

 

MEHDI ZANA vid en teaterföreställning om tortyr och ofrihet i Italien: Rifugiati \ Sanoyek mijar li ser penaberiyê

 

 

 

 

 

Li Selahedînê, Başûrê Kurdistan, 2018

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hevpeyvîna derbareyê taxa Amedê ya bi navê ecêb "Ben û Sen" 1978 Amed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hevpeyvîna derbareyê taxa Amedê ya bi navê ecêb "Ben û Sen" 1978 Amed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hevpeyvîna derbareyê taxa Amedê ya bi navê ecêb "Ben û Sen" 1978 Amed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hevpeyvîna derbareyê taxa Amedê ya bi navê ecêb "Ben û Sen" 1978 Amed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cegerxwin & Mehdi Zana, 1979 Stockholm

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana li girtîgehê

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ber bi EBEDIYETÊ ve..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Li ber Şaredariya Kevn, Amed 30.08.2026

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Amed 30.08.2026

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehdi Zana på besök på Kurdish Book Bank - SARA, maj 2002

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MEHDI ZANA ON AMNESTY PRESS

 

SPEACH OF MEHDI ZANA IN BISMIL 1993 (Youtube)



PARASTINA MEHDÎ ZANA LI 'DADGEH'A TIRKÊN FASÎST

 



KURDISH AUTHORS

 

 

 





Foundation For Kurdish Library & Museum