MÎTANNÎ
THE ANCESTORS OF THE KURDS
The Kingdom of Mitanni ~ A Bronze Age Empire
1500–1300 BZ


Home †|††DestpÍk††|††Ana Sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The name Indo-Iranian is wrong, without the correct description. INDO-ARIAN is the rightious describtion and it means Indo-Arian peoples.

The Indo-Iranian term is a fairly new term coined by the politically centered non-scientific Orient travelers.

 

Mitannî Kürd Krallığı, M.Ö 1500’lü yılların başında Kürdistan coğrafyasının kuzeybatısında bir üst medeniyet olan Hurriler tarafından kuruldu.
At evcilleştiren ilk medeniyettir. Mısır Kraliçesi Nefertiti, soy olarak Mitannî’dir. Mitanni Devletinin ilk kurucusu Kral Kirta'dır. Bir diğer ismi 'Kerad' olarak bilinir.
Kürdlere Part döneminde Kerad deniliyordu. Mitanniler (Kürdler) özellikle at yetiştiriciliğinde ün yapmışlardı.

 

 

 

 

 

 

 

M.Ö 1500 yılında ortaya çıkan mitaniler, ezidilerin daha önceden Musul Ninovaya yerliştiği için Ninovayı köleci asurlulardan önce kontrolü altına almışlardır
ve Mısır kralı ikinci Amonhotep döneminde çok yakın ilişkiler kurmuşlardır.
Ancak Amonhotep'in ölümünden sonra tahta geçen yeni firavun mitannilere karşı asurluları destekleyerek asurlular mitannilerin hakimiyetine son verir
Gutiler 1500 yıl Mezopotamya’ya etki etti.Asur kralı Shalmaneser, mitanniler’e sefer düzenlemiş ve mitanniler’e karşı zaferini gutiler’e karşı zafer olarak kabul etmiş ve demiştir ki;
“Ararat sınırından Tur Âbidin’e kadar bu ülke içinde su gibi guti kanı aktı”.
Kürdlerin ataları mitanni adındaki "mit" kelimesi günümüz kürd dini olan ezidi dini inancıyula alakalı bir kelimedir. Bir Hint-Aryan dini olan güneş tapınması ve tanrısı Mithra ile ilişkilidir Mitraizm kürdlerin milli diniydi ve krallarına ve imparatorluklarına Mitra isimleri verirlerdi

 

Tarihte ilk savaş arabaları kullanan kavim ne asurlulardır ve nede mısırlılar, hititler ve mitaniler'dir.

''Kürdler antik çağda Hurri-Mitanni İmparatorluğu kurdu.'' Mitannilerin ilk kralının ismi 'Kirta'dır.
Kurtie-Qurti sözcükleri evrim geçirerek Kurtî (Latincede Cyrti) halini almıştır. Cyrti, modern kürdlerdir."

Alman Coğrafyacı Heinrich Kiepert (1818-1899)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dîroknas Ephraim Avigdor Speiser: "Mitanî aryayî bûn û bav-kalên kurdan in. Ew şaxekê Subaroyan bûn".

İnsanları orijinal Mezopotamya halklarına kadar uzanan en önemli krallıklardan birini düşünün.. İlişkileri Mısır'ın yapısal, medeni gelişimine ulaşan bir imparatorluktan bahsetmek gerekir, Ve bu eski uygarlık görmezden geliniyor ve gizleniyor!! Bu Mitanni(Subartu)imparatorluğunun varlığında, persler, moğol tatarları, Afganistan-Pakistan ve Rusya'nın henüz var olmadığı yerde, yani bu dönemde Mezopotamya'da asurri veya arap varlığından hiç bahsedilmediği dönemlerde varlardı ve dilleri hala bilinen ve kullanılan bir dilin pre dönemi..
Modern rejimler, orijinal Mezopotamya halklarının tarihini yeni yetme, yapay milliyetlerin bilincinden gizlemişlerdir!?? Burada iki belirleyici faktör rol oynamaktadır:
1- Avrupa sömürgeci-ırkçıları
2- arap-turk işgalcileri

 

 

 

 

 

 

 

 

Mitanni Kürd Krallığı (M.Ö 1500 M. Ö 1300) evcil At ve hayvan yetiştiriciliğinde ün salmışlardır.
Tarihçi Speiser göre Mitaniler Ari ırkına mensup ve kürdlerin atalarından, Zagros topluluğunun bir bölümünü teşkil eden Subaruların bir koludur.

 

 

 

 

 

 

 

İnsanlığın orijinal Mezopotamya halklarına kadar uzanan en önemli krallıklardan birini düşünün.. o zaman ilişkileri Mısır'ın yapısal, medeniyeti ve gelişimine ulaşan bir imparatorluktan bahsetmek gerekir,
Ve bu eski uygarlık görmezden geliniyor ve gizleniyor.

Bu Mitanni Krallığı'nın varlığında, perslerin, moğol tatarlarının, Rusya'nın henüz var olmadığı, bu dönemde Mezopotamya'daki asurri veya arap varlığından hiç bahsedilmediği dönemlerde
varlardı ve dilleri hala bilinen ve kullanılan KÜRDÇE'nin pre-dönemi-dir.
İngilizler özellikle orijinal Mezopotamya halklarının tarihini yağmalayarak, yanlış yorumlayarak ve bu gayri sahih tarih doğrultusunda
Türkiye, İran (persler zaten tarihte yeni idi ve onlara bütün aryan halklarının toplamının adı olan ARYAN adı 1920'lerde verilerek akabinde),
Irak, Suriye, Filistin, Ürdün ve benzeri bir dizi yeni yapay milliyetler yaratarak, yağmaladığı asıl tarihi gizlemiştir.

 

 

Kürdlerin atalarından olan Mitannilerin son kralı Shattuara II asurlularla yaptığı savaş sonucunda mağlup olmuştur.
Asur Kralı Şalmaneser I, esir aldığı binlerce Mitannilinin gözlerini kör ettiği yazıtlara kaydetmiştir.

Asurlular, kürdlerle bir çok savaş yapmışlardır. Köleci asurlular olarak tarihte tanınan bu kavim,
üretici olan uygarlıklara salıdıp onları kendi köleleri olarak çalıştırmak suretiyle onların bilgi ve teknolojilerinden yararlanmaktaydı.
Asurlular üretici değil, avcı, toplayıcı, köleci ve barbar bir kavim idi. Yaptıkları zulüm o kadar çoktu ki döktükleri kanda boğuldular.
MÖ 612 yılında Kürd Medya İmparatoru medlerin bu en büyük düşmanı köleci asurlular Babil ile ittifak yaparak bir daha tarih sahnesine çıkmamak üzere
ortadan kaldırmayı başardı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mitanni kralı Şah Uştatar’ın kraliyet mührü (M.Ö. 1500’lü yıllar). Bu figürün aynısı ezdi kutsal mabedi Laleş’in girişi üzerinde mermer kaideye de nakşedilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Locations of the Mitanni and Hittite Empire civilization
This map shows the locations of the Mitanni and Hittite Empire Civilizations at their heights.

Mitanni Civilization
The Mitanni people were also known as Hanigalbat in Assyrian and Naharin in Egyptian texts. They lived in northern Syria and southeast Anatolia from c. 1500 BCE-1300 BCE. They become the rulers over Babylon after the Hittites destroyed the ruling Amoritish Dynasty in the 1500s BCE. Egypt was originally their biggest rival. However, as the Hittite empire arose, the Mitanni people made alliances with Egypt to protect both groups from falling to Hittite control. Eventually, they fell to Hittite and Assyrian attacks and were reduced to a province during the Middle Assyrian Empire (1392 BCE-934 BCE).
Works Cited
Bentley, Jerry H., Herbert F. Ziegler, Heather Streets-Salter, and Craig Benjamin. Traditions & Encounters: A Global Perspective on the past. Vol. 1. McGraw-Hill Education, 2016

Mitanni uygarlığının ve Hitit İmparatorluğunun konumları
Harita Mitanni Uygarlıklarının ve Hitit İmparatorluğunun yüksek noktalarında konumlarını göstermektedir.

Mitanni Medeniyeti
Mitanni halkı, Asur dilinde Hanigalbat ve Mısır metinlerinde Naharin olarak da biliniyordu. Kuzey Suriye ve güneydoğu Anadolu'da c. MÖ 1500 - MÖ 1300. MÖ 1500'lerde Hititler iktidardaki Amorit Hanedanı'nı yıktıktan sonra Babil'in hükümdarı oldular. Mısır aslen onların en büyük rakibiydi. Ancak Hitit imparatorluğunun doğmasıyla birlikte Mitanniler, her iki grubu da Hitit kontrolüne düşmekten korumak için Mısır ile ittifak kurdu. Sonunda, Hitit ve Asur saldırılarına düştüler ve Orta Asur İmparatorluğu döneminde (MÖ 1392-MÖ 934) bir eyalete indirgenmişlerdi.


Alıntı Yapılan Çalışmalar
Bentley, Jerry H., Herbert F. Ziegler, Heather Streets-Salter ve Craig Benjamin. Gelenekler ve Karşılaşmalar: Geçmişe Küresel Bir Bakış. Cilt 1. McGraw-Hill Education, 2016.

 

 

 

 

 

 

M.Ö. II. bin yıllarında Batı Kürdistan Rojava ve Mezopotamya'da Hurriler tarafından kurulmuş olan imöparatorluktur. Mitanni kralları kendi ülkelerine, asurlular gibi Hanigalbat adını veriyorlar, Hititler ise bu ülkeye Mitanni diyorlardı. Mitanni krallığının Fırat kıyısındaki Kargamış'tan, Belih ve Habur bölgelerini içine alarak Nusaybin'e kadar uzanan Yukarı Mezopotamya'ya kadar yayıldığı ve doğu'da Bitlis suyu ile sınırlandığı kabul edilir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ne kürd dilini ve nede kürd tarihini TAM BİLEN kürd dilbilimcisi ve tarihçisi olmadığından, Anatolya’da bulunmuş bir kısım tarihi eserler, eski KÜRD MEDENİYETLERİNE ait olduğu halde,
ya “bilinmeyen bir millete” yada yunanlılara, asurlulara, acemlere (farslara), araplara veya hatta daha dün Asya steplerinde başgçsteren kuraklık yüzünden talancılık çapulculuk için
Kürdistan'a gelmiş olan türklere bile mal edilir ama kürdlerden HİÇ bahsedilmez.

Kürdlere yetkin kürd dilbilimcileri ve bilgili tarihçiler ekmek ve su kadar lazımdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mitanniler,

Mitanni Kürt Krallığı, milattan önce 1500’lü yılların başında Kürdistan coğrafyasının kuzeybatısında kuruldu.

Başkentleri Vaşşuganni olan Mitanniler, Hititlerle sürekli çarpışmıştır. Mitanniler, At evcilleştirmeleriyle bilinirler.

Tarihçi Speiser'e göre Mitaniler Arî ırkına mensup ve Kürdlerin ecdatlarından, Zagros topluluğunun bir bölümünü teşkil eden Subaruların bir koludur.

Mitannilerin yaşadığı aynı coğrafik bölgelerde yaşayan Kürd aşiretleri halen Mitanni adını Mattini, Motikan/Moti gibi yaşatmaktadır.

 

Hint-Aryanlar III: Orta Doğu'nun Sanskritçe Konuşanları (~ MÖ 1400) Büyük Güçler Kulübü


Dünyanın en eski Sanskritçe yazıları Güney Asya'da değil Orta Doğu'da bulundu. Hint-Aryanların Pencab'a gelmesinden biraz önce, başka bir grup batıya, Orta Doğu'ya doğru itildi. Kendilerine Maryannu adını verdiler ve Mitanni adında 250 yıl süren (~ MÖ 1.600-1.300) büyük bir imparatorluk kurdular. (Haritaya bakın.) Bu, olduğundan daha iyi bilinmeyi hak eden önemli bir hikaye. Bu yazı dizisinde Maryannu'nun kim olduğunu, Geç Tunç Çağı Orta Doğu'nun Büyük Güçlerinden biri olarak nasıl ortaya çıktıklarını ve imparatorluklarının nasıl düştüğünü tartışacağım.

Bu dizinin ilk makalemde, Orta Doğu'da bulunan Mitanni ile ilgili bazı yazılardan bahsedeceğim. Bu yazılar çivi yazısıyla yazılmış ve kil tabletler üzerine yazılmıştır. Belgeler arasında Mitanni kralları tarafından Mısır firavunlarına yazılan bir dizi mektup, bir çift anlaşma ve "Kikkuli Metni" adı verilen bir şey yer alıyor. Kürdistan, Kemune'de şu anda kazılmakta olan bir Mitanni sarayında, henüz çevrilmiş çivi yazılı on kil tablet daha ortaya çıktı. Gelecekteki bir makalede antlaşmalara, mektuplara ve Kemune belgelerine geri döneceğiz. Burada esas olarak Kikkuli Metni'ne odaklanacağım.

Kikkuli Metni (resme bakın) bir at eğitim el kitabıdır. Bir at eğitimi kitapçığı heyecan verici bir edebiyat parçası gibi görünmeyebilir, ancak o dönemin en ünlü arkeolojik eserlerinden biridir! Neden? Neredeyse 3.500 yaşında ve - bunu anlayın - Sanskritçe ifadeler içeriyor. Güney Asya'da değil Anadoluda bulunduğunu unutmayın.
Bu kılavuzu daha da ilginç kılan, modern dünyanın sadece son 50 yıldır kullandığı ileri at bakım tekniklerini tanımlamasıdır. Şimdi dikkatinizi çektiğime göre, bunu biraz daha inceleyelim.

Kikkuli Metni yaklaşık MÖ 1345 tarihlidir. Birkaç kopyası mevcuttur; En iyi korunmuş kopya (CTH 284 olarak adlandırılır) dört kil tablet üzerine yazılmış çivi yazısı metinden oluşur ve 1.080 satır çivi yazısı metne sahiptir. ("CTH 284", Catalog des Textes Hitites'e atıfta bulunan bir katalog numarasıdır.) El kitabı, Anadolu'nun (günümüzde Türkiye'nin işgal ettiği Anatolya topraklarında) bir halkı olan ve uzun süredir yok olan Hititlerin dilindedir.

Ancak el kitabı, aśva (at), aśva-sana- (usta at eğitmeni), sayılar (örneğin, pañca = beş) ve vartana (dönüş) gibi Vedik Sanskritçe terminolojiyi içerir. Kikkuli bir kavramdan Sanskritçe söz eder, sonra onu Hitit dilinde tarif ederdi. İşte dünyanın en ünlü at eğitim el kitabının açılış sözleri: "Mitanni diyarının usta at terbiyecisi Kikkuli böyle konuşuyor". Oradan, bu belge savaş atlarının koşullandırılması için yedi aylık bir programı anlatmaya devam ediyor. eğitim, kondisyon, egzersiz ve beslenmeyi ifade eder… Yazar Kikkuli'nin bunu yazarken Hitit topraklarında olup olmadığı belli değil.

Avustralyalı Dr Ann Nyland hem atlar hem de eski diller konusunda uzmandır. Doktora tezinin bir parçası olarak 1991-1992'de Kikkuli Deneyi olarak bilinen bir deney yaptı. Araştırma projesinin bir parçası olarak, bu 3.400 yıllık kılavuzu tercüme ettirdi. Daha sonra 214 günlük Kikkuli at bakım programı boyunca bir grup Arap atı çalıştırdı. Atları şartlandırmak için Mitanni yönteminin şaşırtıcı derecede karmaşık olduğunu keşfetti. Sadece 50 yıldır at sporları tıbbının bir parçası olan interval antrenman gibi teknikleri kullanıyorlardı! (Resme bakın.)

Bu neden önemlidir? Mitanni'nin büyük imparatorluğunu nasıl inşa ettiğini açıklamaya yardımcı oluyor! Hint-Aryan, Mitanni, İranlılar, kuzey Güney Asyalılar (Pakistan, Kuzey Hindistan, Nepal, Bangladeş - ayrıca Sri Lanka) ve Hindistan'ın ortak atalarıydı. David Anthony gibi bilim adamları, savaş arabasını, bükülmüş ağaçtan yapılmış telli tekerleklere (masif ahşap tekerleklere karşı) sahip hafif bir at arabası icat edenlerin olduğuna inanıyorlar. Savaş arabası, zamanı için ileri mühendislik bir parçasıydı. Arabada, Anthony'nin zamanlarının en iyi sporcuları olarak adlandırdığı özel olarak eğitilmiş bir veya iki savaşçı vardı. Savaş arabaları, düşman piyadelerine (piyadelere) yüksek hızda girip çıkan, onlara silah atarak, savaş alanına terör ekebilirlerdi.

Mitanni'nin at eğitimi bilimindeki ustalığının yardım ettiği Hint-Aryan savaş arabası, Mitanni'ye müthiş bir askeri üstünlük sağladı. Bu iki şey, elde ettikleri topraklara adil bir miktarda yerel özerklik vermeye istekli olmalarının yanı sıra, büyük bir imparatorluk kurmalarına ve tarihçilerin Büyük Güçler Kulübü olarak adlandırdıkları şeyin üyeliğine yükselmelerine izin verdi. Geç Tunç Çağı Orta Doğu. Bu Büyük Güçler arasında, firavunlarından dördü Mitanni'nin damadı olan eski Mısır da vardı. Nitekim Drioton, Petrie ve Vandier gibi bilim adamları, eski Mısır'ın en ünlü kraliçelerinden biri olan Nefertiti'nin bir Mitanni prensesi olduğuna tarihi verilerle desteklenmiştir.

 

 

 

 

 

 

Mittanirikets (1500–1300 f.Kr) kungar bär samma namn som kungarna i Gutiriket och därmed man förstår att Mittanniriket är en förlängning av Gutian. Mittaniernas huvudstad hette Washukanni som betyder fin vattenkälla. Detta namn omnämns även i nykurdiskan med ordet: serêkanî som betyder vattenkällans öga/början. Invaderande Turkiet som gärna vill göra kurdernas land Kurdistan sitt eget, har bytt det urpsrungliga namnet till denna historiska ort till turkiska: Ceylanpinar.

 

Kürdlerin atalarından olan Mitanni Krallığına bağlı askerler... (M.Ö 1500 - 1300)
Süvari, Okçu ve Sapan kullanan asker...

British Museum Arşivi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mittaniler Sümer Medeniyeti'nin devamı mıdır?

Mitanni Devleti Kralı/LUGAL KUR Mitanni ‟ Tushratta‟nın Mısır Kralı 3. Amenhutep‟e/Amenhotep III (M.Ö̈. 1402-1364) göndermiş olduğu
494 satırlık mektup (British Museum WAA 29791'de yer almaktadır.


İlginç olan ise kral ismi LUGAL KUR. Bbu isim Sümer medeniyetinde de kullanımıştır çağdaşları ve ardıllarında
sadece MİTTANİ HURRİ'lerde kayda geçen bu isim ya bir ünvan yada isim.
Lu Gal Kur sSözcük anlamıyla lu, lo erkek kişi bildirimi. GAL (modern kürdçe'de 'kal' yaşlı bilge demektir.
KUR sümerce'de dağ yücelik ve modern modern kürdçe'de tepe demektir.
LUGAL KURD demek o zaman Yüce dağın Bilge Erkeği anlamına geliyor. Bu bir sıfat mı, ünvan mı yoksa isim mi?
Bu neden Sümerler’den sonra Mittani-Hurriler ve sonra da kürdler'de görünüyor.
Bu medeniyetler Sümerler’in ardılı mı gerçekten?.

Gutiler M.Ö. 3100’lerde güçlenerek Sümerlerin hâkimiyetini ele geçirmiş, Akadların topraklarını ele geçirdiler ve M.Ö.2700’lere kadar hüküm sürdüler.
Gutiler, büyük karakterli, sert mizaçlı, güçlü, dirençli ve savaşçılıkta kahraman insanlar olarak bilinirdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MİTANNİ KRALLIĞI

M.Ö. II. bin yıllarında Güney-Batı Kürdistan ve Mezopotamya'da Hurriler tarafından kurulmuş olan devlet. Mitanni kralları kendi ülkelerine, Asurlular gibi Hanigalbat adını veriyorlar, Hititler ise bu ülkeye Mitanni diyorlardı. Mitanni krallığının Fırat kıyısındaki Kargamış'tan, Belih ve Habur bölgelerini içine alarak Nusaybin'e kadar uzanan Yukarı Mezopotamya'ya kadar yayıldığı ve doğuda Bitlis suyu ile sınırlandığı kabul edilir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

''Atı asurlulara ehlileştirmeyi öğreten herhalde kürdlerdir''.

 (Svenning, Carl-Elof, Politisk tidskrift, CUF, januari 1964, om de moderna kurdiska herdestammarna).

 

 

MİTANİ'Lİ AT BAKICISI KİKKULİ;

Mitaniler; Antik Mezopotamya'da Hurri-Mitani Imparatorluğunu; M.Ö 1500-1300 Yılları Arasında Başkent Waşukani Merkezli (Serêkani, Başukani,Ceylanpınar) Olarak Kurmuş, Mısır ve Hititler İle Zaman Zaman Savaşmış ve İttifaklar da Yapmıştır.

Kendi Çağının En Gelişmiş ve Modern İmparatorluğu Olan Mitaniler, Asur ve Arami Kabilelerinin Barbar Saldırıları ve Kendi Soydaşları Olan Hititlerin de İhaneti Sonucu, Zamanla 1300'lerden İtibaren Hitit Egemenliğine Girip Asurlar Tarafından da Yıkılmıştır.

Boğazkale Yakınlarındaki Hattuşa Arşivlerinin kazısında, dünyadaki en eski at antrenman kitapçığı bulundu. Bu kitapçık, M.Ö 1345 yılına aittir ve dört tabletten (1080 satır) oluşmaktadır ve "Kikkuli" adlı bir at eğiticisi tarafından yazılmıştır.

Tabletlerin Giriş Cümlesinde Şunlar Yazar;

"Mitanni Topraklarının Usta At Eğiticisi Olan Kikkuli konuşur"

Ve devamında atlara verilecek uygun eğitimi ayrıntılı bir şekilde anlatır.

Tabletlere Ulaşmaya Çalıştım Ama Nette Bulamadım.

M.Ö 1345 yıllarında Hitit Kralı İkinci Supililiuma’nın Atçı Başı Kikkuli,
Kendi İdman Sistemini Kayıt Etmiştir. Onun Yöntemleri Sayesinde Hititler Mısırlılara Kafa Tutacak Kadar Büyük Bir Güce Kavuşmuştu.
Kral Supililiuma; Kikkuli'yi Mitani Memleketinden Getirmişti.

Kral Supililiuma;
Tahta çıkmak için kendi kardeşini öldürdükten sonra, Hititleri üstün bir topluluğa dönüştürmeye canla başla çalışmaya başladı. Bunu bir sürü at alarak ve Mitanilerin atçı başı “Kikkuli" hizmete alarak başladı.

Kikkuli ,Hititlerin atları idman ederek üstün savaş araçlarına dönüştürdü. Supililiuma Mitaniler üzerine sefer düzenleyip mitanileri yenmiştir. Mitanilerin inanılmaz bilgilerden günümüze kalan birkaç tablet kaynağından biri de Kikkuli’nin Makalesidir.

Kikkuli'nin İleri Teknoloji Mitani Yöntemleri Hititlere izah etmekte büyük zorluklar çekmiş olmalıdır çünkü sık sık İnterval terimini kendi dilinde ifade etmektedir arkasında Hititçe “şunun anlamı budur" ve Hititçe kelimenin izahatı.

Mesela: ½ DANNA ve 20 IKU trist,
bundan sonra 38 IKU dörtnal.
İkinci defa 7 IKU dörtnal.
Buna iki dalgalı dörtnal denir.
( 1DANNA = 5,64 km,
1 IKU = 230 m ) .

Kikkuli Vefat Ettikten Sonra,
Hititler'in Onun İdman Yöntemleri Anlamadıkları Görülmektedir. Hititlerden günümüze kalan birçok tablete idman bilgilerinin sürekli azaldığını görülmektedir.

Bugünkü at fizyoloji bakış acısından Kikkulinin yazıtları hayret vericidir.
Kikkulinin yöntemlerinde, binicisiz atları bir lider at veya araba ile trist ,yavaş dörtnal ve hızlı dörtnalda koşturmak ve İnterval idmanlara tabi tutmakta dahildir.

Kikkuli;Belirli dinlenme günlerle beraber atları bazen günde üç defa idmana çıkartıyordu.
İlk iki idmanda,devrelerde güçlü bacaklar ve güçlü bir kalp hedeflemektedir,üçüncü devrede ise kasları işe göre şartlandırma devresiydi.
İdman içerisinde nabzı kısmen düşürmek için dinlenme aralıklar bırakılırdı,Yüzme dahil 3-5 interval arasında dinlemeler ile yapılırdı.

Kikkulinin yöntemi atın ne zaman vücutsal ve ruhsal hazır olduğunu belirlemekteydi.
Bu yöntem “Culling Process" olarak bilinen ve bir performans'dır.
At'ın yeterliliğini belirleyen yöntem olarak tarif etmektedir.

"Culling Process" de sürekli solunum yetmezliği ve hastalığa meyilli olan atların ayıklanmasında kullanılmaktadır.

İdman sürecinin 11-20'inci günleride
Ahırın tüm çatlakları tıkattırılır,Temizliği yapılır, Havalandırması yapılır ve Atlar Ahır'da tutulurdu. Çünkü spordan sonra atlar ahıra geliyordu. Ahırdaki toz, mantar virüsleri ve amonyak seviyeleri artmaktaydı, bu nedenle mevcut belirlenmeyen solunum hastalıkları ortaya çıkmaktaydı.

1991 da 3300 yılık 7 aylık idman yöntemi Avustralya’nın New England Üniversitesinde tekrarlanarak denenmişti . Denemenin sonucunda Kıkkuli'nin yöntemi atların sağlıklı ve son derecede formda olmalarını kanıtlamıştı.

Hititler savaş mevsimi için formda olan atlar ihtiyaç duymaktaydı.
Bizim nasıl bir futbol sezonumuz varsa,onların da bir savaş sezonu mevcuttu:))
Savaş alanı 1 aylık mesafedeydi ve atlar bütün yaz boyunca savaşlara katılmak zorundaydı.

Çok ünlü bir çarpışmada, bazen bütün gün savaşmadan önce gece boyunca 70 km yol almak gerekebiliyordu.
Kikkuli çok dikkatlice hangi günlerde
Malt (Macun) verilmesi gerektiğini belirlemişti.Atlar günde 3-4 defa yemlenirdi, Kikkuli her öğün için gereken miktarı belirlemişti.

Temel Besleme Şöyle idi;

Sabah Öğle Akşam
Yulaf= 1 Upnu 2 Upnu 2 Upnu
Arpa= 2 Upnu 2 Upnu 1 Upnu
Kuru Ot=1 Upnu 3 Upnu 4 Upnu

Üstteki Temel Yemlemenin Birçok Çeşidi Mevcuttur,Bazen Atlara Yağlı ve El ile Koparılmış Otlar yedirilirdi.

Yağlı Otlar, her zaman yüzme idmanlardan sonra verilirdi.

İdmanların birkaç örneği :

*1/2 DANNA trist yapacaktır peşinde ½ DANNA 20 IKU yavaş,

*Dörtnal 5 İNTERVAL ile DANNA trist Ama 80IKU işaretinde Dörtnal kalkacaklar,

*Yavaş dörtnal 1DANNA ve 20 IKU sürecektir.

* Geri yolda onları serbest bırakacaksın,

* 1 DANNA trist ve 7 IKU işaretinde son sürat dörtnal ,geri yolda onları serbest bırakacaksın.

* 2 1/2 DANNA trist ve 7 IKU işaretinde dörtnal peşinde tekrar ilerleyeceğiz ve 10 IKU işaretinde tekrar dörtnal yapılacaktır.

İNTERVAL idmanın ileri safhalarında kullanılırdı. İlk aşamalarda gün içinde tek idman gerçekleşirdi. (ısınma,yüklenme, soğutma). Peşinde gelen günlerde daha uzun tek antrenmanlar gerçekleşirdi. 23üncü ile 32nci günler arası atlar 2DANNA trist yapmaktaydı.

111'inci gün ile 120inci günün arasında ,atlar günde 7DANNA trist ve 7 IKU dörtnal yapmaktaydı. Bu Noktadan sonra mesafeler azalmaktaydı ama İNTERVAL idman ciddi bir biçimde devam ederdi.

Tablet ve Birimler Çevirisi;
~Ann Nyland-1990
~Mazdek Al Hamadani

 

___________________________________

 

 

KİKULİ

Mitanni topraklarının Hurrian "usta at eğitmeni" idi ve Hitit dilinde yazılmış, Hitit Yeni Krallığı'na ait bir at arabası eğitim metninin yazarı idi. Metin, Hint'in gelişimi hakkında sağladığı bilgiler için dikkate değerdir. -Avrupa dilleri ve içeriği için. "Böylece Mitanni ülkesinin usta at eğitmeni Kikkuli'yi konuşuyor." Böylece Kikkuli'nin metni başlıyor; Metin, Hitit savaş atlarının koşullandırılması için 214 gün boyunca tam bir reçete içeriyor. Mitannistler at eğitiminde lider olarak kabul edildi ve Kikkuli'den öğrenilen at eğitim tekniklerinin bir sonucu olarak Hitit savaşçıları, şimdi Türkiye, Suriye ve Kuzey Irak'ta [Kürdistan]
bir imparatorluk kurdu.

Kikkuli programı, ilerleme prensibi, pik yükleme sistemleri, elektrolit replasman teorisi, fartlek eğitimi ve tekrarlar gibi modern fikirlerle karşılaştırılabilir "spor tıbbı" tekniklerini içeriyordu. Yüksek oranda yavaş seğirme kas lifi olan atlara yönelikti; modern geleneksel eğitimde olduğu gibi, Kikkuli atları bıçaklandı, ılık su ile yıkandı ve yulaf ve samanla günde en az üç kez beslendi. Geleneksel at eğitiminin aksine, atlar ısınma dönemlerine maruz kaldı. Ayrıca, her canter örneğinde atı rahatlatmak için ara duraklamalar vardı ve eğitim ilerledikçe egzersizler dörtnaldaki aralıkları; bu, modern zamanlarda kullandığımız Aralık Eğitimi ile aynı seviyededir. Ancak, Kikkuli, atları bir arabaya koşturmak yerine paça ve canter yürüyüşlerinde yönlendiren uzun sürelerden çok faydalandı. 1991-1992 yılları arasında New England Üniversitesi'nden Dr A. Nyland, Arap Kedileri ile metinde belirtilen 7 aylık süre boyunca tüm Kikkuli Metninin deneysel kopyasını gerçekleştirdi.

Metin, Mitanni kelimeleri için dikkat çekicidir, ör. aiga-, tera-, panza-, satta-, nāwa-wartanna ("bir, beş, dokuz aralıklı" Vedik eka-, tri-, pañca-sapta-, nava-vartana) rakamsal bileşikleri. Hitit dilinde belirli Mitannian kavramları, çünkü kendi dilinde "aralık" gibi bir terim verir, "bu şu anlama gelir" der ve Hitit'te anlatmıştır.

Mitanni'de Hint-Aryan üst katmanı Mitanni A. Kammenhuber , Hippologia hethitica Ann Nyland, Kikkuli At Eğitim Yöntemi, Kikkuli Araştırma, Armidale, 1993. Ann Nyland, Kikkuli At Eğitim Yöntemi: 2009 Revize Edisyon, Maryannu Press, Sydney, 2009. Peter Raulwing, "Zur etymologischen Beurteilung der Berufsbezeichnung assussanni des Pferdetrainers Kikkuli von Mittani ", Anreiter ve ark.
İnsan ve Hayvan Dünyası, Memoriam Arkeozooloji, Arkeoloji ve Paleolinguistik Araştırmaları S. Bökönyi, Budapeşte, 1-57. Frank Starke, Ausbildung ve Streitwagenpferden Eğitimi, eine hippologisent orientierte


Raulwing, Peter. Kikkuli Metni. M.Ö. 2. Binyılın İkinci Yarısında Savaş Atları için Hitit Eğitim Talimatları ve Disiplinlerarası Bağlamı

Kürdler, elimizdeki ilmi verilere göre, yeryüzünün en eski üretken köylü halkıdır. Bu konuda batılı gezgin ve araştırmacıların oldukça çok gözlem ve incelemeri var: Örneğin Modern Kürd Göçer Aşiretleri ile ilgili 1964 yılında yaptığı bir araştırmasında isveçli araştırmacı yazar Carl Elof Svenning şöyle der: 'Bereketli Hilal coğrafyası geleneksel tekstil endüstrisi imalatında hep ünlü olmuştur. İpek Çin'den ve pamukta Hindistan'dan gelmeden önce, bu bölgenin dokumacılarının daimi bir yün ihtiyacı vardı ve bu yün 'kürd' koyunlarından gelirdi. Ön Asya şehirlerinde de 'kürd' koyun eti ihtiyacı vardı. Kürtlere Asya'nın çiftçileri ve hayvan ürünleri üreticisi olarak Asya'nın ekonomik hayatında önemli bir rol oynamışlardır - Bu rolü çok eski çağlardan beri oynamış olmaları lazım. Belki bir zamanlar asurlulara atı kürdler tanttı. Ve kürdler hala da belirgin derecede at beslerler'
(Svenning, Carl-Elof, Politisk tidskrift, CUF, januari 1964, om de moderna kurdiska herdestammarna).

 

 

 

 

 

Mitanni Kürd Krallığı (M.Ö 1500 M. Ö 1300) evcil At yetiştiriciliğinde nam salmıştır.
Tarihçi Ephraim Avigdor Speiser'e göre Mitaniler Ari ırkına mensup ve kürdlerin ecdatlarından, Zagros topluluğunun bir bölümünü teşkil eden Subaruların bir koludur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Köleci asurlular ile yapılan ve Mittanîlerin kaybettiği bir savaş sonrası, Asur Kralı I. Tiglath-Pileser adına hazırlanan zafer silindirinde (M.Ö. 1125) geçen Kurti / Qurti (kürd) ismi..

 

Hurriler ve Mittaniler (Mitanni)


Hurriler, M.Ö. 1500-1250 arasında güney Anatolya'da yaşamış olan bir halktır. Harran Ovası'nda kurulmuş kadim bir devlettir. [1] Musul çevresinde oturan Asya kökenli subarular'ın torunlarıdır.[2] Hurri, Babil dilinde "mağara" demektir.

Hurri dili ile ondan sonraki Urartu dilleri arasında da bir benzerlik vardır. Aynı kökten gelip akraba olan Hurri Krallığı Diyarbekir, Mitanni Krallığı ise Osroeneye (antik çağda Edesa, yani Urfa) ve Nisebin (Nisibis)'de kurulmuştur. [3]

Başkentleri Vaşşukanni olmak üzere ilkçağda Doğu Anadolu' da devlet kurmuşlardır. Varlıklarına ilişkin ilk bilgiler, M.Ö. 2. bin yılı başlarına ait Asur ve Babil çivi yazısı kaynaklarından öğrenilmektedir. [4] Hurriler'in yazılı bir kültüre ulaşmamış oldukları söylendiğinden bunların dini, dili, kültürü, mitolojisi, gelenek ve görenekleriyle ilgili önemli ipuçları daha çok Hitit, Mitanni, Akkad ve Babil gibi komşu uygarlıkların tarihi içinde ortaya çıkmıştır. [5] Büyük bir olasılıkla Diyarbekir yöresinde bulunan başkentleri Vaşşukanni ve çevresine yayılmış olan Hurri Devleti, o dönemde Kuzey Mezopotamya ülkeleriyle sıkı bir ekonomi ve kültür alışverişi içindeydi. M.Ö. 3. bin yılı sonlarına tarihlenen Mezopotamya belgelerinin bazılarında Hurri kökenli yer ve kişi adlarına rastlanması, bu tarihlerde Hurrilerin sözü geçen yörede yaşadıklarını göstermektedir. Mari ve Alalah (Teli Açana) gibi Hammurabi (M.Ö. 18. yüzyıl) dönemine ait iki önemli kentte yapılan kazılar sonucunda bulunan çiviyazılı belgelerden dinsel içerikli olanlarda güçlü bir Hurri etkisi görülmektedir.[4]

Hititler döneminde Anadolu yarımadasının güneyinde luviler, Paflagonya Bölgesinde palalar ve diğer bölgelerde Arzava, Kizzuvatna ve Ahhiyava krallıkları bulunuyordu. Bu devletlerden başka hurriler ve mitanniler de aynı dönemde Güneydoğu Anatolya'da özgün uygarlıklar yaratmışlardır. Hurrilere ilk önce M.Ö. 3. binin sonlarında Mardin dolaylarında rastlanmaktadır. Urkis şehrinde bir tapınağın kurulması ile ilgili belge şimdi Louvre Müzesindedir. Tunçtan bir aslan heykelciğinin koruduğu bir taş levha üzerine arkaik çivi yazısı ile kazınan yazıt M.Ö. 2300 yıllarına aittir. Hurriler önceleri M.Ö. 2. binin ilk yarısında kısa yaşamlı küçük beylikler kurmuşlardır. Daha sonra M.Ö. 1500-1250 arasında Hurriler tarafından kurulan Mitanni devleti o dönemde Yakın Doğu'nun Mısır'dan sonra gelen ikinci büyük gücü olmuştur. Mitanni kralları aynı dönemde hüküm süren Mısır kralları ile mektuplaştıklarından bu dönem hakkında oldukça fazla bilgi edinmek mümkündür.[2]

Hurriler, M.Ö. 1400'lü yıllarda Hurri egemenliği altındaki bölge Hurriler ve Mittaniler olarak ikiye ayrılırdı. Babil'in kuzeyinde Dicle-Fırat arasındaki bölgede bir devlet kurmuşlardır. Diyarbekir çevresinin kuzeybatı, batı ve güneybatı bölümü de ülkenin sınırları içerisinde kalıyordu. Hurri adı kuzeyde kalan bölge için, Mittani ise güneyde kalan bölge için kullanılırdı. Egemenliği M.Ö. 1250`ye kadar devam eder. Harran Ovası'nda kurulmuş kadim bir devlettir. Sümer kültüründen etkilemiş ve Anatolya'da birçok kültürü etkilemiş yapısı vardır. Tanrı panteonu Mitraizm'dir. Mitra, ışık meleği demektir.[6]

M.Ö. 16. yüzyıl sonlarına doğru güçlenen hurrilerin, Mitanni (asurca Hanigalbat) adıyla bir devlet kurdukları ve Asur kralları I. Şamşi-Adad ve I. İşme-Dagan dönemlerinde Asur Devleti'ni etki altında tuttukları gözlenmektedir. Dicle Irmağının doğu kesiminde bulunan o dönemin ünlü ticaret kenti Nuzi'de yapılan kazılarda açığa çıkarılan çiviyazılı belgeler, Hurrilerin egemenlik alanlarını buraya kadar uzattıklarının kanıtıdır. Mısır firavunları III. Tutmosis ve III. Amenhotep dönemlerine ait belgelerde Mitanni Krallığı ile dostça ilişkiler içinde oldukları yazılıdır. Hatta III. Amenhotep ile Mitanni Kralı Tuşratta' nın mektuplaştıkları da bu belgelerden öğrenilmektedir. Hurrilerin kültürel ve dinsel yönden en çok ilişkide bulundukları topluluk Hititlerdir. Özellikle din alanında Hititleri etkiledikleri görülmektedir. Hitit tanrılar dünyasının baş Tanrı ve Tanrıçası olan Teşup ve Hepat ile daha birçok Tanrı hurrice adlar taşımaktadır. Yine Hurri kökenli kişi adları da Hitit soylu sınıfı arasında yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Özellikle kraliçe adları hurricedir. [4]

Hititler döneminde Anadtolya yarımadasının güneyinde luviler, Paflagonya Bölgesinde palalar ve diğer bölgelerde Arzava, Kizzuvatna ve Ahhiyava krallıkları bulunuyordu. Bu devletlerden başka Hurriler ve Mitanniler de aynı dönemde Güneydoğu Anadolu'da özgün uygarlıklar yaratmışlardır. Hurrilere ilk önce M.Ö. 3. binin sonlarında Mardin dolaylarında rastlanmaktadır. Urkis şehrinde bir tapınağın kurulması ile ilgili belge şimdi Louvre Müzesindedir. Tunçtan bir aslan heykelciğinin koruduğu bir taş levha üzerine arkaik çivi yazısı ile kazınan yazıt M.Ö. 2300 yıllarına aittir. Hurriler önceleri M.Ö. 2. binin ilk yarısında kısa yaşamlı küçük beylikler kurmuşlardır. Daha sonra M.Ö. 1500-1250 arasında Hurriler tarafından kurulan Mitanni devleti o dönemde Yakın Doğu'nun Mısır'dan sonra gelen ikinci büyük gücü olmuştur. Mitanni kralları aynı dönemde hüküm süren Mısır kralları ile mektuplaştıklarından bu dönem hakkında oldukça fazla bilgi edinmek mümkündür.[7]

Hurrilerin Hitit ülkesinin içlerine kadar uzanan istilası Hattusili'nin Yıllıkları'nın üçüncü yılında gerçekleşmiştir. Kral Hattusili Arzawa'ya bir askeri sefer düzenlemiş ve o daha Arzawa' da iken arkasından Hitit ülkesine Hurriler saldırmışlar ve başkente kadar ilerlemişlerdir. Metindeki ifadeye göre Hattusa dışında tüm ülke hurrilerin eline geçmiştir. Hurrilerin hitit egemenlik alanına böylesine girmeleri, Hattusili'nin Anatolya'nın batısında Arzawa'da sürmekte olan seferini yarıda bırakarak geri dönmesine neden olmuştur. Bu istila hareketinin hititlerce beklenmeyen bir durum olduğu hem şimdi üzerinde durduğumuz bu belgedeki ilgili ifadelerden hem de aşağıda değineceğimiz ve bu olayı konu aldığı anlaşılan bir başka belgeden anlaşılmaktadır. Nitekim hemen geri dönen kral kendi ifadesine göre tanrısal desteği de arkasına alarak karşı sefer girişmiştir.

Kapsamlı yıllıkların önyüz ikinci sütun üçüncü paragrafında hurriler'le dolaylı mücadeleden bahsedilir. İkinci yılda herhalde hurrilerin geldiği ve hititlere bağlı olan, aralarında sadece açıkça Sukziya'nın adının okunabildiği bazı kentlerin Hurriler tarafına döndüğünden bahsedilmektedir. Tam okunamayan satırlarda Hurrilerle mücadelelerden söz ediliyor olmalıdır. Lawazantiya ve Hurma kentlerinin adları görülürken, Hurma kentinin Hititlere sadakatine dair ifadeler yer almaktadır. Bu paragrafın sonunda hurri ordusu arasında veba salgını çıktığı, hurri ordusunun ölmeye başladığı ve onların komutanlarının öldüğü anlatılmaktadır. Belgenin önyüz ikinci sütun dördüncü paragrafında ise hurilerin Hurma'dan geri çekildikleri, kışı Sukziya'da geçirdikleri, veba salgını dolayısıyla olsa gerek ölümlerin sürdüğü ve isimleri sayılan beş komutanında öldüğünden söz edilir. Bu arada Hitit Kralı ordu topladığını anlatır.[8]

Önyüz ikinci sütun beşinci paragrafta Arzawa seferinden bahis vardır. Önyüz ikinci sütun altıncı paragrafta sayılan bazı yer adları, Hurilere dair tam anlaşılamayan bir cümleden sonra Arzawa'da kışın geçirildiği ve paragrafın sonunda da Hurri askerlerinin kralının öldüğü okunmaktadır. Arka yüzde ise Hurri sözcüğü iki kez tespit edilebilmekle beraber herhangi bir anlama ulaşmak mümkün değildir. Bu belgede anlatılanlarla I.Hattusili'nin Yıllıkları'nda anlatılanlar arasında kısmen benzerlik bulmak mümkündür. Üzerinde durduğumuz konu açısından bakıldığında Hurrilerle olan mücadele ve bunun anlatıldığı satırlarla aynı yerde söz edilen Arzawa seferi benzerliğin ana unsurlarıdır. Kapsamlı yıllıkların söz konusu diğer belgedeki anlatılanların daha ayrıntılı olarak ele alındığı metinler olduğunu kabul ediyoruz. Olayların gelişim sırasına ve sürecine bakılırsa, yıllıklar ayrıntılı olmadığı için oradan öğrenemediğimiz bazı gelişmelerden söz ediliyor olmalıdır. Yıllıkların ikinci yıl icraatı içinde anlatılan Anadolu'nun güneydoğusu yönündeki seferlerde doğrudan Hurrilerle mücadeleden söz edilmemesi, her ne kadar metinler tam olarak elimizde olmasa da kapsamlı yıllıklarda da doğrudan Hurilerle çatışmadan bahsedilmemesiyle uyum içindedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu bölgedeki yoğun Hurri varlığı Hititlerin aynı bölgedeki etkinliği için daima bir zorluk oluşturmuş olmalıydı. Bölge kentlerinden kimi, Sukziya örneğinde olduğu gibi, Hurrilerin elinde iken, kimi de Hurma örneğinde olduğu gibi Hititlerin elinde ve onların bölgedeki faaliyetlerindeki üssü Konumundadır. Hurma'nın Hurrilerce, metinden açıkça böyle bir anlam çıkmasa da, belki kuşatılmış olması, onların Hurma'ya karşı olan tutumunu, belgedeki diğer anlatılanlar da dikkate alındığında da burada Hurriler ile Hititler arasında bir nüfuz mücadelesi yaşanmış olduğunu gösterir. Ancak bu sırada doğrudan bir Hitit-Hurri çatışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Eğer böyle bir çatışma olsaydı onun da en azından kapsamlı yıllıklara yansıması ne kadar tahrip olmuş da olsa belge üzerindeki kayıtlardan anlaşılması beklenirdi. Yıllıklarla asıl paralellik sunan kısım ise Arzawa seferinden söz edilen yerlerdir. Burada bazı kentlerin Hurrilerden yana sadakat değiştirdiği gibi bir anlam çıkıyor ki bu, I.Hattusili Arzawa'da iken arkasından Hurrilerin başkent dışında tüm ülkeyi istila etmelerinin anlatıldığı yıllıklardaki satırlardaki ifadelerle uyum içindedir. Yine kapsamlı yıllıkların sözünü ettiğimiz satırlarında Hurri kralının ölümünden bahsedilmesi, böylece Hum tehlikesinin belki de kendiliğinde ortadan kalkması, yıllıkların da devam eden satırlarında Hurrilerden bir daha söz edilmemesinin nedeni olabilir.[8]

Antik tarih üzerine araştırmalar yapmış yazarlardan Hilmi Göktürk, Mitannilerin ilk dönemlerde Orta Asya'da yaşarken, sonraları Ön Asya'ya geçtiklerini iddia etmektedir. Kendi alanında büyük bir otorite olan merhum Zeki Velidi Togan, bugün bile Özbekler içerisinde “Mitanni” adında büyük bir boyun olduğunu, Özbek kökenli Mitannilerin, Ön Asya'da yaşamış olan Mitanniler ile aynı kökten geldiklerini belirtmiştir. Kırzıoğlu ise bu grupları Gogarlı ve Turanî Türkler olarak zikretmektedir. [3]

Siyasal alanda Hurriler Hititlerle ilk kez Hitit Kralı Şuppiluliuma (M.Ö. 1380-1345) döneminde karşı karşıya geldiler. Mitanni Kralı Tuşratta'nın başkent VVaşşukanni'ye çekilmesi nedeniyle bu karşılaşmadan bir sonuç çıkmadı. Ancak bir süre sonra Mitanni Devleti'nin egemenlik alanında olan Kargamış Kenti'ni kuşatan Şuppiluliuma, 7 gün sonra kenti (ele geçirdi. Hurrilerle Hititler arasındaki bir başka ilişki de Hitit Kralı III. Hattuşili'nin (M.Ö. 1275-1250) Hurri kökenli bir kadın olan Puduhepa ile evlenmesidir. Bu kraliçe daha sonra Hitit tarihinde önemli bir rol oynayacaktır. Mitanni Devleti M.Ö. 1340'larda gücünü yitirerek önce Yeni Asur imparatorluğu'nun vasili durumuna düştü, M.Ö. 1270'te de Asur Kralı Salmanasar'ca bir Asur eyaleti haline getirildi. Ancak Mitanni Devletini kuran Hurriler daha sonraki yüzyıllarda egemen olan topluluklara üstün düzeyde, uygarlıklarından Birçok öğeyi vererek varlıklarını sürdürdüler ve yerel halklarla kaynaşarak tarih sahnesinden silindiler. Mitanni Devleti'nde Hititlerde olduğu gibi feodal bir yönetim biçimi vardı. Krallar mutlak egemen olmakla birlikte yerel beylerin de güçleri vardı. Ordu sefere çıkacağı zaman asıl orduya asker verirlerdi.[4] Mîlâttan önce 1300 yıllarında Mısır'a giren Hiksoslar, Hurrileri de hâkimiyetleri altına aldılar.[7]

Bu arada zengin medeniyetlere sahiptir. Hukuk sistemi Mısır medeniyeti gibi kısassa kısas değildir. Hukuk tazminata göre tarif edilmektedir. Sümer kültüründen etkilenmiş ve Anadolu'da birçok kültürü etkilemiş yapısı vardır. Tanrı panteonu on ikili Sümer tanrı panteonuyla aynıdır.[1]

Van Gölü çevresinde güçlenen ve ilk savaş arabalarını kullanan Hurriler, güneye inip 2000 yıllarında Kuzey Mezopotamya, Suriye ve Filistin'e kadar yayılan bir devlet kurup, Asurlular (M.Ö. 3000.612), Akadlar (M.Ö. 2725-2545), Birinci Babil Devleti (M. Ö. 2100-1800), Mısır Orta Krallık Devri (M.Ö. 2065-1600), 3. Ur Sülâlesi (M.Ö. 2000-1960), İsin Larsa Devri (M.Ö. 1960-1735), Hititler (M.Ö. 1900-700) devletleriyle münâsebette bulundukları yapılan arkeolojik kazılar sonucu elde edilen kaynaklardan anlaşılmıştır. Klikya (Çukurova'da) Kizzuwatna Krallığını kuran Hurrilerin Mittanni kolu da, Mîlâttan önce 16 ve 14. yüzyıllarda Yukarı Dicle ile Fırat Nehirleri arasına hâkim oldular. Hurri-Mittanni Devleti adı da verilen bu devlet, mîlâttan önce 13. yüzyılda Mısır'daki Hiksosların hâkimiyeti altına girdiler.[7]

Eski Önasya'nın önemli uygarlıklarından birinin temsilcisi olan Huriler Eski Tunç Çağı'ndan itibaren tarih sahnesinde izlenebilmektedirler. Transkafkasya ve Anadolu'nun doğusunda M.Ö. 3. bin yılın sonlarına dek bulundukları ileri sürülebilen Hurriler, bu bin yılın ortalarından itibaren de güneye doğru yayılım göstermişler ve Önasya'nın bir çok yerinde M.Ö. 2. bin yıldan varlıklarına dair izleri günümüze ulaştırmışlardır. Kendilerine ait kaynaklardan çok ilişkide bulundukları diğer kavimlerin yazılı belgeleri vasıtasıyla siyasal ve kültürel yapıları üzerine bilgiler edinebildiğimiz Hurrilerin her zaman bütünsel ve tutarlı bir şekilde ortaya konulabilen siyasal tarihlerinden söz etmek mümkün değildir. Bu durumun M.Ö. 2. bin yılın ilk dönemlerine ait tarihleri hakkında daha geçerli olduğunun kabul edilmesi gerekirken, aynı bin yılın ortalarına doğru Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesindeki bazı beyliklerde etkin olduğu gözlenen Huri unsuru! Önasya'daki en belirgin siyasal varlıkları olarak tanımlanabilecek Mitanni Devleti'nin içinde yer almıştır. Hurrilerin siyasal anlamda varlıklarının M.Ö. 2. bin yılın sonlarına doğru gözden kaybolduğu izlenirken uygarlıktaki etkileri devam etmiştir.[8]

Hurriler

Hurrilerin başlıca merkezleri Urfa, Diyarbakır, Mardin ve Kerkük arasındaki bölgede kalan Tell Feheriye, Tell Brak, Şagar ve Bazar gibi kentlerdir. Mitanni devletinin kralları Hint-Ari kökenli idiler. Hindistan'a giden bazı Hint-Ari boylarının İran yaylası üzerinden Güneydoğu Anadolu'ya geldikleri ve yerli halk olan Hurrilerle kaynaştıkları tahmin edilmektedir. Mitannilerin at yetiştirme konusunda oldukça bilgili oldukları anlaşılmaktadır. Boğazköy'de bulunan Hititçe yazılmış dört tablette atların yetiştirilmesi konusundaki bilgilerin bir Mitannili tarafından kaleme alındığı bildirilmekte ve Hititçe çevirideki bazı teknik terimler Sanskritçe dilinde verilmektedir. Oldukça kısa süren bir egemenlik döneminden sonra Hitit kralı şuppiluliuma tarafından son verilen Mitanni devleti Hattuşa'ya bağlı bir eyalet haline getirildi. Fakat Hurrilerin etkisi yörede yoğun bir şekilde devam etti.[2]

Tori, Hurrilerin neden, hangi çağda ve nasıl yıkıldıklarını anlatmamıştır. Yıkılan Hurri devletinin devamından aynı kökten Nahri, Mannai ve Urartu devletinin meydana geldiğini ve şehir devletleri şeklinde örgütlendiklerini ifade etmiştir. Kemal Burkay, Urartu dili ile Hurri dilinin akraba olduğunu söyleyerek Hurri ve Urartu akrabalığını tahsis etmeye çalışmıştır. [3]

Eski Tunç Çağı Doğu Anadolu kültürleri ile ilişkili oldukları kabul edilen Hurrilerin4 daha M.Ö. 3. bin yılda Doğu Anadolu'da ve Suriye'de varlıklarına dair belirgin yazılı kanıtlar Akkad Kralı Naram-Sin'e ait kimi metinlerdeki bazı yer ve şahıs isimleri dolayısıyla bilinir. Bunun yanı sıra Anadolu'ya dair en eski içerikli yazılı kayıtların olduğu kabul edilen Sartamhari metinlerinde de Akkad Kralı Naram-Sin'e karşı savaşan Anadolulu krallardan birine ait olarak görünen? Pampa adına Nuzi metinlerinde Huri şahıs adlarını oluşturan bir eleman olarak rastlanılmaktadır. M.Ö. 2. bin yılın başlarına ait olan Kayseri yakınlarındaki Kültepe'de gün ışığına çıkarılan Kanis Karumu çivi yazılı arşivlerindeki belgelerde çok sayıda Hum şahıs adları ve Hurri diline ilişkin sözcüklerin bulunması bu dönemde Orta Anadolu'ya dek uzanan Hurri etkisini gösterir. Ayrıca Kanis'te bulunan ve Kaniş Kralı'na yollanan mektubun göndericisi olan Mama Kralı Anum Hirbi'nin adının Hurrice olduğu da kabul edilir! M.Ö. ı7. yüzyılda Hitit Krallığı'nın kurulması ile birlikte başlayan Hititçe çivi yazılı belgelerde de Hurriler varlıklarını gösterirler. Hitit Krallığı kurulduktan sonra dış politikada ağırlık Anadolu'nun güneydoğusu ve Kuzey Suriye'ye verilmiş ve bu durum tüm Hitit Tarihi boyunca devam etmiştir. Humlerin M.Ö. 2.bin yılda siyasal ve kültürel varlıklarının en yoğun olduğu bölge böyle bir Hitit ilgisi altına girmişken, bu iki kavimin ve onların temsil ettiği kültürün yoğun ilişkide olması da kaçınılmaz olmuştur. Eski Hitit Krallığını takip eden dönemlerde hem siyasal olarak hem de bunun ötesinde daha çok kültürel açıdan Hurrilerin Hititler üzerindeki yoğun etkisi açıkça izlenebilir. Öncelikle din olmak üzere, dil, edebiyat, giyim-kuşam, tıp, büyü gibi bir çok alanda Hurrilerin Hititleri büyük ölçüde etkilediklerini, hem kendilerinden ama özellikle de Mezopotamya'dan, bir çok hususu Hititlere aktardıklarını ve aktarılmasında aracı olduklarını biliyoruz. Hititçe çivi yazılı belgelerde Hurri adına ilişkin en eski kayıtlar, bu yazının ilk ortaya çıktığı döneme, yani M.Ö. 17. yüzyıla aittir. [8]

Hurri

Hurri-Mittanni Devleti teşkilât, kültür ve medeniyette komşularına benzerdi. Çok tanrılı dîne inanırlardı. Ölüleri gömme ve at yetiştirme usûlleri eski Orta Asya âdetlerine benzerlik göstermektedir.[7]

Hurrilerin yaşadıkları bölge yani Mezopotamya bölgesi tarıma ve ticarete çok elverişliydi. Tarımda ve ticarette baya ileri giden hurriler kendi içinde bir çok kabileden oluşuyordu. Her kabile kendi iç işlerinde serbest dış işlerinde Hurri devletine bağlıydı. Hem ekonomik yönden hem de coğrafi koşullar bakımından çok iyi bir konumda olan hurriler her gecen gün daha çok düşman kazanıyordu. Çağdaşı olan devletler birleşerek Hurrilere saldırmışlardır ve Hurriler bu saldırılara karşı kendi ırkdaşları olan Mitanniler'le birleşmişlerdir. Mitanni devletinin yıkılmasıyla Hurri devletine mensup kabileler Toroslar'a çıkarak kendilerini korumaya almışlar. Habur Nehri yakınlarda bulunan mağaralarda Hurriler'e ait bir çok tarihi eser bulunmuştur. Şırnak'ın Silopi ilçesinin sınıra yakın bir köyünde hurrilerin ticarette kullandıkları altınlara rastlanmıştır.[6]

Hurrilerin bilinen kral adları şunlardır;

Kumarbi
Tusratta
Tişari
Parattarna
I.Sautarna (Sausatar, Sutarna)
Baratarna (Barratarna)
Kibitesup
İthitesup
Hişmi Tesup
Şilvetesup
I. Aratatama (Artatam)
II.Sautarna
II. Aratatama
Tusratta
Mativaza (Mattiwaza (1275-?))
Vassata
Artasumara [3 / 7]


Hurri Dili

Hurrice, M.Ö. 2300 ile M.Ö. 1000 yılları arasında Önasya ve Mezopotamya'nın kuzeyinde hurriler ve mitanniler tarafından konuşulmuş dil. hurrice eski Önasya dünyasının en ilginç dillerinden biridir. Hint-Avrupa'lı ve semitik dillerle hiçbir ilgisi olmayıp ön takılarla kurulan Hattice'den de tamamiyle ayrıdır. Hurrice'nin başlıca özelliği dil yapısının arkaya takılan eklemelerle oluşturulmasıdır. Ancak Hurrice diğer bilinen eklemeli dillerden hiçbiri ile de yakınlık göstermez. Urartular'ın dili ise Hurrice'nin devamından başka bir şey değildir.[9]

Kaynaklar

[1] http://www.msxlabs.org/.../medeniyetl.../56445-hurriler.html
[2] www.arkeo.org/arkeoloji/23-hurriler-m-1500-1250.html
[3] www.istanbulburda.com/haber_author.php?id=16147
[4] www.botav.org/hurriler/
[5] www.zazaki.de/turkce/makaleler/fexri-zazaca.htm
[6] tr.wikipedia.org/wiki/Hurriler
[7] ansiklopedi.turkcebilgi.com/Hurriler
[8] "Hitit Kaynaklarında Hurriler", "Hurrilere İlişkin Hititçe Çivi Yazılı Belgelerdeki İlk Kayıtlar", Turgut YİĞİT Doç. Dr., Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü öğretim üyesi. http://Www.tarihportali.net/.../hitit_kaynaklarinda...
[9] tr.wikipedia.org/wiki/Hurri_dili

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MITANNI KINGDOM 1560 BC



Nefertiti


State of Mitanni (Khanigalbat) created by Hittites tribes (1560-1260) with its capital in Washukanni (Conpemporary Kurdish; Serêkanî - Kanî/Kannî in Kurdish Water Spring). Mitannians engage in horse breeding and posses advanced chariot-building techniques, giving their warriors advantages in the battlefield. The rules of Mitanni, unlike the Hurrians ans Semites, are of Indo-Aryan origin. (Kurds are Indo-Aryans) They wage wars with the Hittite kingdom occupuying a vast territory in Asia Minor (today: Northern Kurdistan) and form an alliance with ancient Egypt. The union between the Mitani kingdom and ancient Egypt is further cemented by dynastic marriages. According to some sources, the Egyptian Queen Nefertiti, the wife of Pharao Akhenaten (Amenhotep IV) was a princess of Mitanni Kingdom.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1908'de Alman oryantalist Winkler tarafından Boğazköy'de Ankara'da bulunan bir Mitanni taşında, MÖ 1317'de yazılmış olan ünlü taş yazıt, Mitanni kralı ile Hitit kralı arasında imzalanan ve Aryan tanrılarının tanık olarak dua ettikleri ve Hitit kralı arasında imzalanan bir antlaşma ile ilgilidir. Vedik Sanskrit dilindeki bu yazıtta bahsedilen tanrılar Indra Varuna ve Mitra'dır ve Nasita'nın ikiz tanrıları, Mitanni'nin prensleri ve kurtarıcıları, dili ve bazı Akad geleneklerini kabul etseler de, hala Aryan tanrılarına dua ettikleri bilinmektedir. atalar.
Kanıtlar, Mitanilerin Hint koluna bağlı Aryanlardan bir kabile olduğunu ve onlardan ayrılarak Hurri topraklarına gelip burada bir kraliyet hanedanı kurduğunu göstermektedir.
Aşağı Volga havza bölgelerinden yer değiştirdikleri ve kuzeydoğu Kafkas bölgelerine girdiklerine inanılmaktadır.
Bu şekilde, Büyük İran Göçü'nden önce içlerinden küçük gruplar Anadolu da dahil olmak üzere Ortadoğu'ya girdiler.
Başlangıçları bu bölgelerin yerli kabilelerinin yönetici organlarının hizmetinde olan göçmenlerdi ve yavaş yavaş dinlerini, kültürlerini ve dillerini etkilediler ve sonunda bu kabilelerin hükümdarı oldular ve Mitanni krallarının Aryan isimleri, M.Ö. erken Sankrit kültürü
Mitanni İmparatorluğu'nun siyasi ve sosyal yapısı hakkında çok az şey biliniyor, ancak monolitik bir imparatorluk değil, kralla birleşmiş ve askeri bölünmeler oluşturan oldukça gevşek bir müttefik isimler oluşumuydu.
“Askeri soylular”, kralın saltanatı sırasında önemli bir rol oynamış ve bazen devlet anlaşmalarında “Marian” adı altında kralla birlikte anılmaktadır. “Mariana” terimi, bazı Rus araştırmacıların belirttiği gibi Hint-Avrupa değil, Kafkasya'dan gelen tamamen Hurri-Urartu kökenlidir, bu da Yerel halk tarafından verilen bir isim olduğunun göstergesidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mısır Krallığı ve Mitanni Kürd Krallığı arasında güçlü bağlar bulunmaktaydı.

Mitanni Kralı Tushratta tarafından kızı Tadukhipa için yazılmış mektup (tablet)

III.Amenhotep ile evli olan Tadukhipa kendisiyle aynı soydan olan Kürd Kraliçe Nefertitti gibi güçlü değildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Svastîka ya herî kevn, ji bavkalên kurdan m îtaniyan, 1400 BZ.
Di sîtilê de ava pîroz bo şûştina kurê Kîrta, Şûtarnayê I. hatiye kelandin. Sîtil ji aliyê makedoniyan ve li Ecemistanê (Îran) hatiye bi destxistin û pişt re
li Hindistanê ketiye destên qaçaxçiyan.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

From the archives of the British Museum:
A fighter from the Mitanni civilization and uses the arrow.
the Mitanni civilization dates back to
1500 BC.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mitannî kadınlarının kullandığı bir kolye..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BAJARÊ BABKALÊ KURDA MÎTANNÎ

 

Bajarê babkalê kurda ku temenê wî 3800 sal e. binavê "Zaxîko" hat dîtin 2022.. Vî bajarî bajar mîtaniyên babkalên kurdan avakiriye.
Cîh:.Sêmêl, gundê Kemûn ê ser çemê Dîclê, sînorê Parêzgeha Duhok

 

 

 

 

 

 

 

ZECHEKO BANG KIR ME ..
Tarihin derinliklerinde kadim kürd tarihi su yüzüne çıkıyor...

 

Sömürgeci-ırkçılık nasıl olur da insanları toplu halde fırınlarda yakarak, gaz kamaralarına doldurup zehirleyerek katledebilir diye düşünen insanlar hala vardır haklı olarak.

Aynı şekilde sömürgeci ırkçı işgalci İngiltere, Almanya ve Fransa nasıl olur da milyonlarca nüfus sahibi olan bir halkı tam ortadan kaldırmak için o halkın tarihini karartabilir ve kelimenin tam anlamıyla adını haritalardan silebilir?

İşte kürd halkının başına böyle büyük bir musibet getirildi sömürgeci ırkçı İngiltere, Almanya ve Fransa tarafından.

Tarihte büyük imparatorluklar kurmuş bir halkın tarihini asurlara, araplara ve hatta bölgeye daha yeni gelmiş olan türklere mal ettiler.

Ama güneş balçıkla sıvanamadığı gibi gerçeklerin üstü de ebediyen örtülü kalmıyor çünkü gerçekler er geç meydana çıkıyor.

Güney Kürdistan'ın Duhok şehrinden geçen Dicle nehrinin sularının azalıp geri çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bir kara parçasının üzerinde bir kürd imparatorluğu olan MİTANİ İMPARATORLUĞU'na ait kayıp Zerçko şehri bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ZACHEKO BİZİ ÇAĞIRIYOR
ZACHEKO BANG DA
ZECHEKO BANG KIR ME ..


Tarihin derinliklerinde kadim kürd tarihi Duhok'ta su yüzüne çıkıyor, 2022
Dicle sularının azalmasının ardından MÖ 3800 Mitanni İmparatorluğu'nun (Almitanip) şehri yeniden gün yüzüne çıktı.
Şehir, Babil metinlerinde geçen "Zacheko" olarak adlandırılır ve çivi yazılı metinlere göre büyük bir çitin yanı sıra bir saray ve birçok bina ve odayı içerir ve ayrıca Mitani İmparatorluğu'nun önemli bir kültür merkezidir.

 

 

 

 

Archaeologists uncover an ancient palace
of the Kurdish Mittani Empire in Duhok in Southern Kurdistan

 

Kurdish and German archaeologists have uncovered a 3,400-year-old Bronze Age palace on the eastern bank of the Tigris River in one of the most important recent archeological finds in the region,

 

 

 

 

German-Kurdish research team came upon a surprising discovery as ruins emerge from the waters of the Tigris River.

The site of Kemune on the eastern Tigris can be dated to the time of the Mittani Empire, which dominated large parts of northern Mesopotamia and Syria from the 15th to the 14th century BCE.

The Mittani Empire is a kingdom of the Ancient Near East, but has not received the same levels of attention as other more significant ones. 

Last autumn, decreasing water levels in the Mosul Dam reservoir due to draughts unexpectedly brought to light remains of an ancient city.

The area had been flooded following the construction of the Mosul Dam in the mid-1980s.

Archeologists has already discovered the site in 2010, but were unable to excavate it.

The Mittani Empire is one of the least researched empires of the Ancient Near East

 

 

 

Almanya ve Kürdistan araştırmacıları, Dicle Nehri'nin Doğu Yakası'nda bulunan ve Kürd Mitani İmparatorluğu'na ait olan, 3600 yıllık ve 2000 metrekarelik
duvar resimleri ve bronz kubbeli bir sarayı keşfetti.

Bu keşfin sebebi, Musul'un kuzeyindeki kuraklık ve alt su tankı seviyelerinin düşmesidir.
Arkeologlar, kuraklık bitmeden önce keşif yerini tam incelemeden için birkaç hafta içinde sarayın tekrar su altında kalabileceğinden korkuyor.

 

 

 


Duhok’ta binlerce yıllık geçmişe sahip Mitaniler dönemine ait antik bir kent bulundu.
Kürdistan Bölgesi’nin Duhok kentinde, 3400 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Mitaniler dönemine ait antik bir şehir ortaya çıkarıldı.

Duhok Tarihi Eserleri Müdürlüğü sorumlusu Dr. Hasan Ahmed, düzenlediği basın toplantısında, “Dünya’da ve Duhok’ta ilk kez Mitani uygarlığına ait bir kent ortaya çıkarıldı. Arkeolog ve araştırmacılar, tarihi, milattan önce 1600’lere uzanan bu kentten büyük kazanım ve fayda sağlayacak” dedi.
Çok sayıda antik parça, el yazması ve çivi yazısı kalıntısının bulunduğu antik şehrin Dicle Nehri’nin doğu kıyısında kurulduğunu ve günümüzde Sêmêl ilçesi yakınlarına denk düştüğünü belirten Dr. Ahmed, burada çok sayıda büyük saray ve yapının kalıntılarına rastlandığını ifade etti.
Dr. Ahmed, Duhok Tarihi Eserler Müdürlüğü’nün Alman bilim insanları ile birlikte bu önemli keşfe imza attığını vurguladı.
Düzenlenen basın toplantısında antik kentte bulunan kalıntılar sergilendi.
Almanya’da da bu antik şehrin keşfiyle ilgili bir tanıtım konferansının gerçekleştirilmesi bekleniyor.

26.06.2019
(Kaynak BN)


 

 

 

 

 

 

Mitanni (Kürd) dönemine (M.Ö 1500 - 1300) ait seramik vazo...

 

 

Almanya ve Kürdistan araştırmacılar, Dicle Nehri ' nin Doğusunda Duhok şehri sınırlarında bulunan 3400 yıllık bir MİTTANİ İMPARATORLUĞUNA AİT sarayı keşfedin 2000 metrekare duvar resimleri ile bronz kubbe ' ye geri dönüş, Saray'ın Krallığı'na geri dönmesi söyleniyor.
Bu keşfin sebebi, Musul ' un kuzeyindeki kuraklık ve alt su tankı seviyeleri
Arkeologlar, kuraklık bitmeden önce keşif yerini incelemek için birkaç hafta var ve saray tekrar su altında yok oluyor.
Bu keşif, yıl önce düşük su seviyeleri nedeniyle keşfedilen bölgenin en önemli arkeolojik keşifler biridir. Ama araştırmacılar saray ' ı şimdi keşfetti.
Kürdistan ta 3,400 yıllık saray - Bronz Çağ ' dan keşif
Almanya ve kürt arkeologların tan araştırmacılar, Dicle Nehri ' nin Doğu Şeria ' da, Bronz Kubbe ' ye ait duvar duvar plaka 2000 metre kare bir saray keşfetti. Bu keşif, susuzluk nedeniyle elde edilmesi muhtemel.
Bölgedeki ta bir kuraklık dönemi, Dicle Nehri ' nin Doğu Bankası ' nda 3400 yıllık bir saray ortaya çıktı. Almanya ' nın en iyi üniversitesi perşembe günü bildirdiğine göre, Eski Doğu Çağı ' nın nadir kalıntıları, Musul ' un su deposu çok düşük olduğu için son sonbahar ortaya çıktı.
Saray 'ın, Kuzey Mezopotamya ve Suriye' nin yüzyıldan M.ö. yüzyıla kadar geniş alanları içeren Mitanni Krallığı dönemine geri geldiğini ve iyi bir şekilde araştırdı söyleniyor. Bilim insanları, Saray 'ın keşif siyaset, ekonomi ve Mitanni Krallığı' nın tarihi hakkında yeni bilgiler olacak umut ediyor.
Arkeologlar, kuraklık bitmeden ve saray tekrar su altında yok olmadan önce keşif yerini yakından incelemek için sadece üç hafta vardı. Alman Üniversitesi ' nden arkeolog ıvana paul şöyle diyor: " sadece çok kısa bir zaman çerçevesi vardı ". " Bu yüzden mümkün olduğunca hızlı kazdı ".
En az 2000 metre kare olan bina, bir kısmı iki metreden fazla olan kil tuğla kalın duvarlardan oluşuyor. Arkeolojik Paul ' un dediği gibi, parlak kırmızı renklerde tuğla yapılmış duvar resimleri de keşfedildi. Keşfedilen keşifler nadir bulunur. Aynı zamanda hatırlıyor: Sarayın kalıntıları yaklaşık yedi metre uzunluğunda. Iki aşama, kullanım için açıkça tespit edilir, bu da binanın uzun bir süre içinde kullanıldığını gösterir. Saray ' ın içinde, takım birkaç oda tespit etti, sekiz tanesi kısmen kazdı. Büyük bireysel alanlarda, toprak olarak kullanılan toz tuğla bulundu. Tablet içeriği, büyük olasılıkla eski za ' nın eski kenti, daha önce bronz Orta Doğu ' nun eski bir kaynağı (MÖ 1800) ' de bahsedilen.
Araştırmacılar da on koloni metni keşfettiler. Bir panelde, bugün diye olarak adlandırılan site, Araştırmacı Arkeolojik Paul ' un açıkladığı gibi, eski za şehrine karşılık. Alman antik dil bilimci Dr. Me Weiss Heidelberg Üniversitesi şu anda tercüme ve değerlendirmek için çalışıyor.
Iarkeolog hasan Ahmed qasim, bu keşfin son yıllarda bölgedeki en önemli arkeolojik keşifler biri olduğunu söylüyor. Ona göre, konumu sekiz yıl önce düşük su seviyeleri nedeniyle keşfedildi. Ama araştırmacılar saray ' ı şimdi keşfetti.
Alman Üniversitesi ' nin araştırma ekibi tarafından yürütülen site denetimi, Dr. Paolo ' nun keşfetti sarayı ' nın yanı başında, Saray ' ın kuzeyinde daha büyük bir şehir olduğunu gösteriyor.
Arkeolojik Paul şöyle açıklıyor: " Mitanni Krallığı, yakın Doğu ' daki en az antik krallık biridir. Şu ana kadar, Mitanni Dönemi ' nin saraylar hakkında bilgi sadece Suriye ' de tel brak ' da ve gürültülü ve kardeş şehirlerde, krallığın eteklerinde bulundu ". Mitanni Krallığı ' nın başkenti tespit etmek mümkün değildi Hiç şüphe yok. Yerinde bir merkez sarayın keşfi, bu nedenle paha biçilemez bilimsel öneme sahiptir.
Mitanni Krallığı ' nın M.ö. yüzyıl ortalarına kadar gerilmiş bildirildi. Akdeniz 'in kuzeyinde, kürdistan ın kuzeyinde. Bu krallığın ana bölgesi, bugün kuzey-Doğu Suriye ' de bilinen bir yer.

Çeviri

Kaynaklar:
https://www.spiegel.de/wissenschaf

 

 

 

MITANNIES - Youtube

HURRIANS

PARTHIA

SUMER

HATÎ - HÎTÎT

GUTÎ


ŞEDDADÎ


MERWANÎ

 

 

DÎROKA KURDA

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum