Subarî - SUBARTU
ZÊBARÎ
Ancient Kurdistan

Home †|††DestpÍk††|††Ana Sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The kingdom (city states) appeared in Kurdistan, upper the Tigris and Euphrates rivers, specifically between Khabur and the Zagros Mountains.
The Subarians are one of the oldest known inhabitants of Kurdistan and the Near East.
The name Subartu is mentioned in several languages:
In Sumerian ( Su-bir), (Su-bar),(Šubur) kur Su-bir.ki
Akkadian (Subartum), (Šubari)
In Assyrian (Šubaria / Šubarri),
Egyptian Archive (Subari)
Ugaret Texts (Šbr)

The shortened Sumerian form (su-ki / su-ki) comes from (su-bir)
Where (Su = meaning the people of Su) and (bir = heaven, later steppe or county)

Oldest mention of Subartu

The term super / subartu entered history since the third millennium BC as a country located between (Parahši / Paraxşî) and Ilam (Khuzestan) and the Amanos Mountains (Afrin)
Narm-Sin Akkadian considered Gutian and Lullubians regions as part of Subartu and was ruled by leaders bearing the title Ensi subartu.
(Drievr) later says he found texts indicating that the Su inhabit a province.
(Karda / Uma-Da Kar-da.ki) and that it was located south of Lake Wan, and accordingly: the Kurdish lands (Kurdistan) between Lake Wan and western Kurdistan ("Nord Syria") were named in the Sumerian cuneiform texts And Akkadian countries (Su and Kurda), which included the province of (Kurda / Qurda).

It was mentioned in the writings of King I-Aatm around 2470-2430 B.C. He was the third king of the first dynasty of Lagash.
Likewise, in the Sumerian mythological epic Enmerkar and the Lord of Aratta lists the countries where the "languages are confused" as Subartu, Hamazi, Sumer,
It is mentioned as a state belonging to the kingdom of (Lugal-Ani-Mundu), the king of (Adab)
And in the Akkadian period, it was mentioned as one of the four regions surrounding Akkad, in addition to Sumer.
And in the Egyptian Tell el-Amarna archive by Akhenaten as a geographical area
Subartu was mentioned until the eighth century BC in the poem Erra, along with other lands that also bothered Babylon until
And he continued to respond until the Achaemenid era in the time of Cambyses II.

Often times the Assyrian kingdom was associated with Subartu after the Amorites tribe led by Shamshi-Adad conquered the Subarians city Ašur and established a kingdom for himself and took from the name of the Subarians god (Ašur) as a god of his kingdom and a name for his people and his land.

Subartu Border:
It is not possible to set borders with certainty, but in all cases they were confined between the Zagros Mountains on the east side and the Khabur River on the west side.

During the third millennium BC, Subartu was exposed to occupiers
The first: It was the time of King Ana-tum
Second: The time by Sargon of Akkadian 2340-2284 BC
But it is a habit and it attacked Sumer and the city of Ur with the help of the Elamites.
The inhabitants of the land of Su and the inhabitants of the land of the enemy Ilam have reached (Ur).

 

 

Subartu, (Sümerce "Subar", asurice "Mat Subarri", Amarna yazıtlarında "Subari", Ugarit dilinde "Sbr.") Mezopotamya'nın kuzeyinde, "Yukarı Dicle" olarak tâbir edilen bölge. (Akadça: İna Su-bar-ri), "Subari Toprağı" anlamına gelmektedir. M.Ö. 3300 ile 1200 yılları arasında yazılı kaynaklara geçmiş antik "Subari" halkının yaşadığı bölge olmakla beraber, Subartu'nun sınırları tam olarak bilinmemektedir.

Mardin dolaylarında Subartu bölgesi
Mısır'da bulunan M.Ö. 14'üncü yüzyıldan kalma ve Akad çivi yazısı ile yazılmış belgelerde bir bölgenin adı olarak "Subari" ismi geçmektedir. Sümer, akat ve asur belgelerinde de Subariler'den söz edilmektedir. Aynı kaynaklar, Subartu bölgesinde yaşayan halklar arasında "Guti" ve "Lullubi" halklarından da söz etmektedir.

 

 

 

 

 



Subariler'in milliyeti hakkında bugün bir fikir birliğine varılamıştır. Subariler'in Kürd oldukları yönünde arkeolojik ve etimolojik kanıtlar mevcuttur. Kabul gören teze göre, Akad kaynaklarında Dicle'nin kuzeyinde (Hewler ve Hakkâri bölgesi) yerleşik Subariler ile günümüzde yine aynı yerde yerleşik Zubari (Zêbari) Aşireti'nin aynı halk oldukları bilinmektedir.

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Asurlular isimlerini nereden aldılar?


Asurluların isimlendirilmesi konusuna geçmeden önce Kürdistan Zagros ve Toros sıradağlarının vadilerinin Arîan Halkları denilen, aslında Zagrega halkları olan halkların asıl yurtları olduğunu belirtmek isterim. Arîan Halkları buradan çoğalıp buradan bölgeye yayıldılar. Arîan'dan, (Kurdistan, Afganistan, Hindistan) Zagariler Avrupa'ya gelip yerleşmişler ve böylece o zamandan itibaren orada insan yaşamı başlamıştır. Aryan halkları, tarih öncesinden beri Zagros ve Toros sıradağlarının vadilerinde yaşayan halkların torunlarıdır. Daha fazla bilgi için Rus tarihçisi “Gulyamov'un “Eski Arya ve Ebedi Kürdistan” kitabına bakınız.

Kürdistan Uygarlığın Beşiği olduğu için mitlerin, tanrıların, inançların ve dinlerin ülkesidir. Kürdlerin ataları, tarımın, yerleşimin, yazının ve sanayinin keşfinde öncü olmuşlardır. Kürd halkının medeniyet liderliğine rağmen, bugün onları geri adım atmakta ve topraklarında siyasi bir varlığın olmadığı, vatanının bölündüğü, gasp edildiği ve siyasi iradesinin olmadığı dünyada uygarlık sahasında bu olumsuz nedenlerden ötürü ne yazık ki marjinal bir rol oynadığını görüyoruz. Kürd halkını ateşle, demirle yönetiyorlar, kimliklerini, şahsiyetlerini, vatanlarını, dillerini, kültürlerini, tarihlerini, miraslarını, inançlarını ve dinlerini ellerinden alıyorlar, servetlerini yağmalıyorlar. Kürd halkınıı icatlar, yenilikler, bilim, kültür ve sanatla desteklemek için kölelik, aşağılama, bağımlılık zincirlerini kırarak büyük bir uygarlık rönesansı gerçekleştirmek zamanı gelmiştir.

Kürdlerin ataları kasitler, sümerler, elamlilar, khouriler-mitanniler, hititler, subariler, medler ve diğerleri.

Mitler, inançlar ve dinler

Pre-historik dönemde Zagaris topluluklarında, güneşe tapınmanın merkezi olan bu bölgede, güneş: Suryaş, Şams, Sora, Asor, Ahora olarak adlandırılan Kürdistan topraklarından böyle başladı. Mitanni-Khourilerde güneş tanrısına As-sur deniyordu. Kassitler ona Suryaş ve Subariler arasında A-Usar deniyordu. Güneş kürdçe'de Xor veya Hor, (sonradan Hetav + "X" hind-avrupai dillerde "s") olarak adlandırıldığından, kürdçe hala güneş için bu Zagaris-Aryan adını kullanır.

Subari kürdlerinin ataları bir şehir inşa ettiler, ona tanrılarının "A-Usar" veya "Asor" adını verdiler ve onu başkentleri yaptılar. Bay Amer Hanna Fitouhi, Subari hükümdarının (Kikkia) bu şehrin duvarını inşa ettiğinden ve onu müstahkem bir şehir haline getirdiğinden bahseder. Şehrin ''Assur'' adı Asur egemenliği sırasında Akad yazılarında olduğu gibi 'Aşur' olarak değiştirilmiştir, 'Assur' isimlendirilmesindeki 'S' harfi 'Ş' olarak değiştirilmiştir ve bu şekilde yazılmıştır. 'Assur' yerine 'Aşur' şeklinde ve asurlular tarafından benimsenen bu isim, tanrılarının, başkentlerinin ve devletlerinin adı olarak sonradan kabul edilmiştir.

Subari kralı Ushpia, büyük Subari tanrısı A-usar "Asor" için tanrıçaya (Inanna) tapınıldığı, akadlar tarafından Ishtar ve bu tapınağa Subaria (Ê- Xurzak- Kurkura) dilinde ad verilmiştir. Ahmed Halil bir makalesinde 'Ê- Xurzak- Kurkura' adının (Ê), 'Xurzak' ve 'Kurkura' olmak üzere üç heceden oluştuğunu, burada 'Ê' 'bir' anlamına geldiğini, ve bu hece subarilerin tanrısının adı 'A-Usar'ın başında da bulunur. Hece 'Xur' ve 'Xurz', Doğu Aryan dillerinde (Zagros dilleri) güneş adının iki şeklidir, çünkü güneş Aryan dinlerinde ibadetin odak noktasıdır. 'Xurzak' kelimesine eklenen 'ak' eki, tekil bir ismi yani kürdçe'de de bulunduğu ve aynı anlamı verdiği için tanımlanamayan tekil bir ismi belirtmek için kullanılan bir ektir. As (darÊk), anlamı (bir ağaç). 'Kurkura' hecesi 'dağlar' anlamına gelir. Böylece, Subari tapınağının adı 'dağların güneşi', 'dağların tanrısı' anlamına gelir. Babilliler tanrı Subari'yi 'Assur', asurlular, tanrıları ve krallıkları için bir isim haline gelen 'Aşur' biçiminde telaffuz ettiler. Babil kralı Hammurabi, tanrıyı 'Aşur' yabancı bir tanrı olarak kabul etti ve bu nedenle Babil kralı Hammurabi tarafından Babil tanrıları arasında dikilitaşında bahsedilmedi.

Asur çivi yazılı kaynaklarda 'Asur ülkesi' anlamına gelen 'Matt Ashur' olarak bilinmekte ve 'A-Şu-Ar' şeklinde ortaya çıkmış ve Mısır kaynaklarında adı 'Assur 2 şeklinde yazılmıştır (Thutmose III (MÖ 1490-1436 döneminde). Ayrıca Aşur ismi bazı kaynaklarda Asur, Aşur, Athor ve Azure şeklinde geçmektedir. Bütün bu isimler tanrı Subari'nin 'A-usar "Asor"' adından türetilmiştir.

Ayrıca tanrı Aşur'un (Assur) adı, güneş anlamına gelen Aryan güneş tanrısının 'Suriaş, Asur, Ahura' adından alınmıştır. Subari tanrısına 'Assur' tapınma, Kuzey Kürdistan'da (Anatolia) yaşayan Hitit kürdlerinin de atalarına geçmiştir.

Sümer güneş tanrısının sembolü, sol elinde bir daire tutan, başında taç olan, üst yarısı sakallı bir kişinin görüntüsü olan kanatlı bir güneş diskiydi ve bu daire evreni simgeliyor. Subari ülkesini işgal ettiklerinde, amoritler, kafasına tapındıkları ayı simgeleyen iki boynuzlu bir miğfer takarak Subari tanrısının sembolünü değiştirdiler ve bir yay taktılar. sağ eli; savaşı simgeleyen ve böylece aydınlık Zagros güneş tanrısı, amoritler için bir savaş tanrısı haline geldi.

Tarihçiler Jeremy Black ve Anthony Green, ilahın (Assur "Asur") çöl (Semitik) halklarıyla hiçbir ilgisi olmadığını ve onun ibadetinin Subaridler, Mitanniler gibi Zagrostik/Aryan halkları arasında yaygın olduğunu belirtiyorlar. Hititler Mitanni, tanrı 'Asor' için Mitra adını çağırdı ve bu formül, Tanrı'nın bir niteliği olabilir.

Tanrı 'Assur' ve bu formül, Sümer ulusal tanrısının Enlil formüllerinden biri olarak kabul edilebilecek silindir mühürlerinde tasvir ettikleri gibi, tanrının bir adı değil, bir sıfatı olabilir, Sümer mitolojisinin dağlık Zagros-güneşli kökenli olduğunu dikkate alarak Sümer metinleri, her yılın Nisan ayının ilk günü başlayan Akitu festivalini ilk kutlayanların Sümerler olduğunu gösterir

Bu bayramın sümerce adı Akiti'dir ve bu bayramın s ümerce kutlamaları on bir gün sürer.
.
Amoritler, Sümer Akitu şöleninden alıntı yaptılar ve onu bir Asur şöleni yaptılar. Babilliler de bu Sümer şöleninden alıntı yaparak onu Babil tanrısı Marduk için yeni yıl yapmışlar ve tanrının Marduk karısı olan tanrıçayı Serbanitum tanrı Aşur'un karısı yapmışlardır. Tanrı Marduk, tanrı Aşur'un oğlu olan tanrı Nabu.

Hary Sags bu konuda tanrının (Aşur) Sümer tanrısı Enlil ve Babil tanrısı Marduk'tan çeşitli yönleri özümsediğini söyler.
.
Yukarıda beklirtildiği gibi asurluların adının ve tanrılarının ve ülkelerinin adının, Subarili kürdlerin atalarının tanrısı olan tanrı Assur adından türetildiği sonucuna varıyoruz. Ayrıca, mevcut ülkenin adı Suriye, Suriye'de yaşadıkları için s üryanilerin adı olan bu kürd tanrısından ödünç alınmıştır.

Sonuç:

Ortadoğu'nun bütün kadim halklarının kürdlerden etkilendiği muhakkaktır. Çünkü kürdler tarihi Mezopotamya'daki bütün halkların ilki ve öncüsüdür. Örneğin asurlular bugün bile dans ederlerken kürdçe şarkı söylüyorlar: "Wey lê lê - Wey lo lo", "dilo dilo". Bu kelimelerin anlamı, morfemleri ve gramer yapısı eril-dişil sistemi içeren %100 tipik kürdçe'dir.

Mehdi Kakei
(Arapça'dan özet olarak çeviren: Goran Candan)

 

Kürtlerin atalarının tanrısı Subarid

 

Asur tanrı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

Lulubi (Lolo) hükümdarı Anubanini gösteren rölyef, Kirmaşan
M.Ö 3000 Zagros bölgesinden yayılan Lulubiler, kürdlerin atalarıdır.
Büyük Sargon'un torunu olan Naram-Sin, Lullubi'lere katliam yapmıştır.
Babil ve asur yazıtlarında Guti, Lulubi ve Subartular aynı millettir.

 

 

 

 

 

 

 

KÜRDLER - MEDENİYETİN EN ESKİ KAVMİ

Medeniyet medeniyet olalı, Kürdistan topraklarından başka bir yerde yaşamamış olan kürdlerin tarihinin 'olmaması' mümkün müdür?

Kürdler yeryüzüne gökten zembille indirilmediler. Ülkemizi elimizden alan barbar fetihçi-müslüman araplar, türkler ve acemler (farslar), işgalci oldukları gibi aynı zamanda büyük bir talancı ve HIRSIZDIRLAR. Tarimizi bile çaldılar.

Örneğin Dr İsmail Beşikçi'nin dediği gibi, Kürdistan'da arkeolojik kazılar neticesinde ortaya çıkan tarihi eserleri, binlerce yıdlır Kürdistan'da yaşayan kürdlere ait olan bu tarihi eserleri bile, kürdlere değil ama, ya asurlara, ya ermenilere, ya araplara, ya acemlere (farslara) ve hatta bölgeye daha dün gelmiş türklere bile ilişkilendirirler.

Buna ahlaksızlık ve hırsızlık ve hatta medeniyet düşmanlığı denir. Çünkü kürdler ve kürdlerin üzerinde yaşadığı ülkeleri Tarihi Kürdistan, medeniyete en büyük hizmetleri vermiş bir ülke ve halktır.

 

 

 

 

 

 

 

SOMER-SUMER

DIROKA KURDISTANÊ

WELATÊ PÊŞEMÎNAN - İLKLERİN YURDU

DIROKA KURDISTANÊ

 

GUTI

CORDUENE

HATI-HITIT


MITANÎ

PARTIA

HURÎ

KASSİT

BABÎL

 

 

DÎROKA KURDA

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum