THE ANCESTOR OF THE KURDS

HURRIANS

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

''Hurriler günümüzde kürdlerin yaşadığı topraklarda yaşadılar. Hurriler, kürdlerin etnik, dilsel ve kültürel alt katmanlarından biri olduğu güçlü bir ihtimaldir.
Hurriler, hitit ve asurlular tarafından sık sık saldırıya uğradı ve zamanla güç kaybettiler.''

E. Britannica

 

''Kürdler antik çağda Hurri-Mitanni İmparatorluğu kurdu.'' Mitannilerin ilk kralının ismi 'Kirta'dır.
Kurtie-Qurti sözcükleri evrim geçirerek Kurtî (Latincede Cyrti) halini almıştır. Cyrti, modern kürdlerdir."

Alman Coğrafyacı Heinrich Kiepert (1818-1899)

 

 

 

 

 

 

 

 

Since the Kurds were the earliest community founders (proto-clans) in historical Mesopotamia, they spread throughout Mesopotamia since the begining of the historical process. As Ferdinand Hennerbichler state: “Kurds are clearly visible from the earliest traceable beginnings as the indigenous people of the Neolithic, Northern Fertile Crescent lands of the Near East and Eurasia.” In this connection, as there are tribes derived from the Kurds, many tribes also lived among the Kurds. As the Kurds established their own kingdoms and empires such as the Gutians, the Mitanians, here were also Kurds in the kingdoms and empires of many other peoples, as in the Sumerians and the Hurrians. The Hurrians are one of these peoples, including the Kurds. This does not mean that even though the Hurians were from the Semitic race and were pledging allegiance to the gods and religions of other peoples, this does not mean that they were not the ancestors of the Kurds. There were also Kurds among the Hurrians as in the Sumerians, and these Hurri-Kurds are of course considered to be the ancestors of the Kurds.

___________________

Kürdler tarihi Mezopotanya'da en ilk toplum kurucuları (proto-kavim) oldukları için tarihi süreç içerisinde tüm Mezopotamya'ya yayılmaları gerçekleşmiştir. Ferdinand Hennerbichler'in dediği gibi: “kürdler izlenebilir en erken başlangıçtan beri Yakın Doğu ve Avrasya’nın Cilalı Taş Devri, Kuzey Bereketli Hilal topraklarının yerli halkı olduğunu açıkça görülmektedir.” Bu münasebetle kürdlerden türeme kavimler olduğu gibi, birçok kavim de kürdlerin içinde yaşamıştır. Kürdler gutiler, gutiler, mitaniler gibi kendi öz krallık ve imparatorluklarını kurdukları gibi, sümer'lerde ve huriler'de olduğu gibi birçok kavimin krallık ve imparatorluklarının içinde kürdler de olmuştur. Huriler de içinde kürdlerin bulunduğu bu kavimlerden biridir. Bu şu anlama gelmiyor, herne kadar huriler semitik ırkından gelme idiylerse de ve herne kadar başka kavimlerin tanrılarına ve dinlerine biat ediyordularsa da bu onların kürdlerin ataları olmadığı sonucunu getirmez. Hurilerin içinde sümerler'de olduğu gibi kürdler de vardı ve bu huri-kürdler elbette ki kürdlerin ataları sayılır.

NEDEN KÜRDÇE'DE ANONİM EZGİ VE ŞARKILAR ÇOKTUR?

Kürd halk ezgileri, ilk uygarlık kavimlerinin, uygarlığın beşiği olan Kuzey Mezopotamya'daki, yani tarihi Kürdistan'daki binlerce yıllık uygar ve insanca yaşayış biçimi olan bu ilk uygarlık yaşamının töre ve kültüründen süzülerek oluşmuş, binlerce yıldır söylenen ve direkt insan ruhuna hitap eden, bütün insanlığın sevdiği ezgilerdir. Çünkü kürd halkı, dünya halkları arasında en eski bir yerleşik kültür tarihi sahibi olan bir halktır. Kürd halkı'nın Mezopotamya'da en azından on bin yıllık bir tarihe sahip olduğu, dünyanın en eski anıt ve mabedinin bulunduğu Karahan ve Göbekli tepe'de yapılan en son kazılarda bulunan kafatasların DNA'sının incelenmesi sonucu anlaşılmıştır (http://www.saradistribution.com/mabed.htm )

Bunu 2003 yılında 'Medeniyeti Doğuran Yiyecek' adlı bazı popüler İsveç dergilerinde yayınladığımız makalelerde bahs etmiştik: Bugün son derece popüler bir kültür olan tıpkı italyan ve yunan kültürü misali, kürd halk ezgi ve şarkılarının da yakın bir gelecekte ağızdan ağıza dolaşacağı, tipik kürd giysi kültüründen örneklerin elden ele kapışılacağı o gün yakındır. Zaten yunan ve italyan kültürünün kökeni tarihi Kürdistan'dir. Günümüzün popüler kültürlerinin mahreci, tarihi Kürdistan coğrafyasıdır. Bugün büyük bir gurur ve ve mutlulukla yaşadığımız bu gelişmiş kültür, ilk defa bu coğrafya'da doğdu ve buradan batı istikametinde İsrail, Mısır, Yunanistan ve Roma'ya ulaştı, doğu istikametinde de, Hindistan ve Uzak doğu'ya ulaştı.

Bu bakımdan, uygarlık ve kültürün şafağından beri söylenen kürd ezgi ve halk şarkıları, direkt insan olmanın ruhuna hitap eden ve insan kulağına çok hoş gelen herkesin içten içe sevdiği ortak ve temel ezgi ve şarkı nağmeleri ve sonradan çatallanan, dallanan, budaklanan insanlığın bir ilk ve ortak söyleyiş şeklidir. Dikkat etmişseniz eğer, kürd halk ezgi ve şarkılarının hepsi de binlerce yıldır söylenen ve kim tarafından bestelendiği bilinmeyen olağanüstü eski anonim eserlerdir.

 

 

 

 

 

 

HURRIANS (3000-1500 BC) even called Khurrites is ancestors of the Kurds and they lived in the historical Kurdistan's geography. They bulit even a new empire called Mitanni in the same area.

The meaning of the word of Hurrian:

The word is derived from: Kur and means montain. The sumerians called the people who lived in the historical Kurdistan's highland, in Zagros mountain, for; Kur-ti, which means mountain's people: Kur = mountain, ti = possesive and adjective building supplement. (G.C.)

 

 

 

 

 

 

Hurriterna (3000-1500 f.Kr.) kallas även Khurriter är förfäder till kurder och de levde i den historiska Kurdistans geografi. Kurdistans ursprungsbefolkning kurder anses att vara autoktona, det vıll satt det kurdiska folket har alltid bott där och inte emigrerat från annat håll till området. Hurriterna byggde även ett nytt välde i samma område som kallas för Mitanni.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HURRİLER KİMDİR


Akkad kralı Naram-Sin dönemi yazıtlarından anlaşıldığı kadarıyla, Hurriler Mezopotamya çevresine üçüncü binyıl sonlarında gelmiş yada o dönemlerde düşmanları tarafından kayıt altına alınmıştır. Konuştukları dil Sami ve Hint-Avrupa Kökenli dillerle benzerlik göstermemektedir. Yazıtlarda Hurri adları taşıyan kralların etkinlikleri konusunda fazla bilgi yoktur. Ancak Hurri kökenli kralların yönetimindeki kentlerin konumu, bu toplumun yoğun olarak bulunduğu alanı göstermesi bakımın önem taşır.

Hurri tarihi iki ayrı bölümde incelenir; ilki kuruluş dönemini kapsayan küçük devletler dönemi, ikincisi ise ikinci binyıl ortalarında Mitanni kökenli yöneticilerin önderliğinde kurdukları güçlü devlet dönemidir. Batı Kürdistan (Rojava) ve Kuzey Kürdistan (Kuzey Mezopotamya)'da Hurri toplumlar, Hint-Avrupa kökenli Mitannili yöneticiler tarafından kurulmuş bir devlettir. Başkenti Waşşukani'dir. Bugün bile bu kürdçe adı kullanılmaktadır: Serê Kaniyê, ama işgalci-inkarcı Türkiye bu kürdçe adı ''Ceylanpınar' diye değiştrmiştir. En önemli merkezleri ; Yukarı Habur bölgesindeki Tell Brak, krallığının en ucunda bulunan Nuzi, Arrapha ve en batısında yer alan Alalah ( Tell Açana )‟yı söyleyebiliriz.
Devletin adı yerel kullanımda Mitanni'dir. Assur, Babil ve Nuzi belgelerinde daha çok Hanigalbat'dır. Mısır da ise Naharina veya Nahrima olarak adlandırılır. Hititler ise “ Hurri Ülkesi “ deyimini de kullanmıştır.

Neye göre bu isimleri almışlardır?
Hurriler kökeni net değil Mitanniler ise Hint-Avrupa kökenli guruplardır. Bu iki topluluk birleşerek M.Ö. 1.500 lerde Hurri-Mitanni İmparatorluğunu kurmuşlar ve yaklaşık 150 yıl Yakındoğu'ya egemen olmuş en önemli gruplardandır. Hurri sözcüğü ilk kez Eski Ahit‟te Hori(m) olarak karşımıza çıkar. akadca'da ve asurca'da da Huradi sözcüğü aynı anlama gelmektedir. Nöbet tutan asker, bekçi gibi anlamlar içermektedir.

Hurri topraklarında Hurra adında bir şehir olduğu bilinmektedir. Hurriler ilk olarak yazılı kaynaklarda Akad dönemindeki Sargon‟un ( M.Ö. 1.500 – 1.340 ) “Subartu'' ülkesine düzenlediği sefer nedeniyle rastlıyoruz. Huri kökenli kişi adlarına rastlanmaktadır. Daha sonra Ur III Sülale Döneminde kayıtlarda dağlık alanlarda yaşayan halklardan bahsedilirken Hurri‟lerden bahsedilmektedir.

Hurilerin bu kültürü oluşturan toplulukların torunları olduğudur.Huriler M.Ö. 2. Binyılının ortalarına dek küçük beylikler halinde yaşamışlardır. Ancak 2. Binyılın ortalarında birlik oluşturmuşlardır. Mitannilerin bölgeye nasıl geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. Mitaniler çok daha önceden bu bölgeye gelmiş oldukları düşünülüyor. Mitannilerin özellikle Boğazköy‟de ele geçen tabletlerde “ Kikuli “ diye birisi bulunmakta ve bu kişi at terbiyecisidir.

Hititler döneminde at yetiştiricisi olarak görev almışlardır. Atlı savaş arabalarının ilk kez Mitanniler tarafından Yakındoğuya getirildiği biliniyor.
Yaklaşık olarak M.Ö. 1.530 – 1.500 yıllarında kurucusunun ilk krallarından bir tanesi olduğu söylenen “ Paratarna “ olmadığı esas krallığın kurucusunun “ Kirta “ ( M.Ö. 1.500 – 1.490 ) olduğu düşünülmektedir. Kirta Hurri kentlerini birleştirerek bir krallık altında toplayan kişi olarak bilinmektedir. Daha sonra yerine oğlu “ I. Shutarna “ ( M.Ö. 1.490 – 1.470 ) geçmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



En eski Hurri dili metni, Urkesh kralı Tish-atal'in tapınak yazıtlarıdır ve bir Aslan şeklinde yapılmış ikiz bakır temel mandalları olan "Urkish Lions" ile birlikte MÖ 2100 tarihli bir tablette bulundu.


"Kral Tish-atal'ın Louvre aslanı ve eşlik eden taş tablet, Hurrian'da çivi yazısı ile yazılmış bilinen en eski metni taşıyor".
Hurrian'daki yazıt şu şekildedir:

<< Urkesh kralı Tishatal, tanrı Nergal için bir tapınak inşa etti. Tanrı Nubadağ bu tapınağı korusun. Nubadağ kim yok ederse onu yok etsin. tanrısı dualarını dinlemesin. Nagar Hanımefendi, [güneş tanrısı] Shimiga ve fırtına tanrısı [kim onu ​​yok etmek isterse 10.000 kez lanet]. >>

 

Hurrilerin Dili

Hurri dili, MÖ 2200 - 1100 yılları arasında Kuzey Mezopotamya'daki Hurrians (Hati olarakta adlandırılır) tarafından konuşulan Hurro-Urartu dil ailesine aittir. Hurrian ayrıca Kuzey Mezopotamya'nın Mittani krallığının resmi diliydi. Hurri dili, Mittani krallığının ölümünden yok oldu. Hurri dili, Urartu antik krallığının dili olan Urartu diliyle (MÖ 9. ve 6. yüzyıl arasında kanıtlanmıştır) ilişkilidir. Bazı akademisyenler Urartu'yu Hurrian'ın soyundan biri olarak görüyorlar, ancak akademisyenlerin çoğu Urartu'yu daha sonra kanıtlanacak olan Hurri dili'nin bir kardeşi olarak görüyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

This is the oldest melody in existence – and it’s utterly enchanting

By Elizabeth Davis, 31st August 2016, 11:10

The Hurrian Hymn was discovered in the 1950s on a clay tablet inscribed with Cuneiform text. It’s the oldest surviving melody and is over 3400 years old.


 

 

 

 

 

The hymn was discovered on a clay tablet in Ugarit, now part of modern-day Syria, and is dedicated the Hurrians’ goddess of the orchards Nikkal.

The clay tablet text, which was discovered alongside around 30 other tablet fragments, specifies 9 lyre strings and the intervals between those strings – kind of like an ancient guitar tab.

But this is the only hymn that could be reconstructed – although the name of the composer is now lost.

Here it is:

 

Picture: Getty

Doesn’t look much like music does it…?

The system of music notation we use now wasn’t invented until 1000 AD. This is something altogether different.

The notation here is essentially a set of instructions for intervals and tuning based around a heptatonic diatonic scale. There’s much more detail about the precise language and instructions here .

The lyrics are very difficult to translate, but one academic has come up with this rendering of them:

‘Once I have endeared the deity, she will love me in her heart,
the offer I bring may wholly cover my sin,  
bringing sesame oil may work on my behalf in awe may I'

Here's the whole haunting melody

 

 

 

 

 

 

 


Hurrian Tabletlerinin Müzik dünyası açısından önemi

 

 


Ugarit antik kentindeki kazılar ve arkeolojik çalışmalar sırasında bulunan, "Çivi yazısı 36 tablet" gün ışığına çıkartıldıktan sonra literatüre ‘Hurri İlahileri’ ismiyle kaydedildi. Tarih profesörü Kilmer'a göre, çivi yazısıyla oluşturulan notalar tam 3 bin 400 yaşında.

Ugarit’te keşfedilen 36 müzikal yazıtın sadece bir tanesi (Hymn 6) bugün çalınabilecek kadar korunmuş konumda. Bu dünyamızda var olan en eski beste.

3400 yıl önce, 7 nota diatonik ölçeğin yanı sıra, uyumun da var olduğuna dair kanıt niteliğindeki bu kil tabletler, Batı müziğinin menşeine ait tartışmalar açısından devrim yarattı.

Hurrian uygarlığından kalma antik Ugarit şehrindeki, o dönem kraliyet sarayı olarak kullanıldığı tespit edilen bir binadan çıkarılan 36 tabletin tamamı 2 tonda, aynı makam ya da modda (nîd qabli denilen) oluşan şarkılar içeriyor, bazıları ise, bir Semit tanrıçası olan Nikkal'a adanan ilahi sözler ve dokuz telli bir sammûm, (bir tür arp veya daha büyük ihtimalle bir lir) eşlik ettiği bir şarkıcı için talimatlar içeriyor. Tabletlerden bir veya daha fazlası ayrıca arp ayarlamasına yönelik talimatlar da içeriyor.

Hem arkeoloji hemde müzik dünyasında büyük ilgi uyandıran tabletlerde sadece bir beste olmayıp aynı zamanda antik bir enstrüman olan lir'in 4.000 yıl önce nasıl akort edilebileceğine dair açıklamalar yer alıyor. Ayrıca söz konusu bestenin günümüz batı müziğinin temeli olan yedi nota ölçeğinde yazılmış olması müzik tarihi ile ilgili bilinen pek çok şeyi değiştirdi.

Profesör Kilmer ve Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden Richard Crocker, antik dönemle ilgili müzikal bilgileri anlattıkları “Sounds From Silence” adlı bir ses kitabı yayınladılar ve eşlik eden bir kitapçıkta tabletlerinin fotoğraflarını ve çevirilerini sundular. Ayrıca, "Eski Ugarit'ten Hürriyet Kült Şarkısı" adıyla şarkının yüzyıllar önceki orijinal halini ve ilk dinleyicilerinin duyduğu şeye daha yakın bir etki yaratması için lirle çalınmış bir versiyonu da bu sesli kitaba eklediler

Hurrian İlhaileri tableti "Hurrian Hymn" nasıl bulundu

Suriye’nin İşgali altındaki Batı Kürdistan'ın Ras Şamra bölgesinde yer alan Ugarit harabelerindeki arkeolojik kazılarda bulunan kil tabletler arkeolojide büyük bir öneme sahip. Ugarit antik şehri depremle yerle bir olana kadar kendi döneminin önemli bir ticaret merkeziydi

1929 yılında tesadüfen keşfedilen Ugarit harabeleri, Fransız Claude F. A. Schaffer başkanlığında bir ekip tarafından aynı yıl kazılmaya başlandı. 1939 yılına 2.Dünya Savaşı sebebiyle durdurulan kazılar 1948’de yeniden başlar.

1950’li yıllarda bulunan tabletler üzerindeki çivi yazılarının çözülmesi yaklaşık 15 yıl sürdü
California Üniversitesi profesörü ve Berkeley Antropoloji Müzesi’nin küratörü Anne Kilmer Babil yazıtlarında edindiği tecrübeler sayesinde, tablette yer alan bazı müzik işaretleme sistemini deşifre etti ve 70li yıllarda bu çalışmasını dünyaya duyurdu.

Hurrian – Babil dilinde yazılan bestenin önemli bir kısmı çözebilse de, killerdeki deformasyon yüzünden nakarat kısmı ne yazık ki çok net değil. En belirgin olan özelliği adının “Nikkal’a Ağıt” olması ve içerisinde “En Çok Onu Yüreğimde Seviyorum,” sözleri geçmekte. “Nikkal’a Ağıt” pek Suriyeli piyanist Malek Jandali ve Richard Crocker başta olmak üzere çok sayıda sanatçı tarafından yorumlandı.

Hurrian tabletleri şu an Şam Ulusal Müzesin'de sergilenmektedir.

6 Numaralı tabletteki İlahinin sözleri
Ay tanrısı Yarikh’in karısı Nikkal için bestelenen Hurrian ilahisi, çocuk sahibi olamayan bir kadının ağıtlarına yer vermektedir.

Hurri dilinin çevrilmesindeki zorluk yüzünden metnin anlamı kimi cümlelerde net değildir.
İngilizce çevirinden bir kısım aşağıdaki gibidir, belirsizlikler parantez içi kelimelerle belirtilmiştir:

I will (bring x?) in the form of lead at the right foot (of the divine throne)
I will (purify ?) and change (the sinfulness).
Once sins are) no longer covered and need no longer be changed,
I feel well having accomplished the sacrifice.

(Once I have) endeared (the deity), she will love me in her heart,
the offer I bring may wholly cover my sin
bringing sesame oil3 may work on my behalf
in awe may I ...

The sterile may they make fertile,
Grain may they bring forth.
She, the wife, will bear (children) to the father.

May she who has not yet borne children bear them.

hurrian song, hurrian music

Ugarit Antik Şehri

Ugarit kendi döneminin en önemli ticaret merkezlerindendi, Anadolu, Mezopotamya ve Mısır üçgeninde ticaret yolları üzerinde yer almaktaydı. Ugarit'te yapılan kazılar sonucunda bu bölgedeki yerleşmelerin Neolitik Çağ'a kadar dayandığını göstermiştir. M.Ö.6000'de taş devrinde Ugarit'in taş duvarlarla örülü olduğu bilinmektedir.

Ras Şamra şehri yakınlarındaki Ugarit kenti, Lazkiye şehrinin kuzeyinde, sahilden 1 km içeride, sahile paralel uzanan bir alanı kapsamaktadır. Ugarit adı, Ebla Arşivleri, Tell-el Amarna mektupları ve Boğazköy’de bulunan Hitit tabletlerinde de geçmektedir.

Kuzey Suriye şehir devletlerinin en önemlilerinden biri olan Ugarit, ticari öneminin yanı sıra, gelişmiş mimari yapısı, 7000m2 lik 5 avlulu kraliyet sarayından, şehri saran yol sisteminden, 2 önemli kent tapınağı ve kent surlarından kendini göstermekteydi.

Ugarit ayrıca kendine özgü dili ve yazısı, ahşap oymacılğı, mitolojisi, tanrıları, cam işçiliği ve tabletlere dökecek kadar önem verdikleri müzik eserleriyle son derece gelişmiş bir kültüre sahipti.

Uztarih dergisinden

 

 

Hurriler, M.Ö. 1500-1250 arasında güney Anatolia'da yaşamış olan bir halktır. Harran Ovası'nda kurulmuş kadim bir devlettir. Hurri, Babil dilinde "mağara" demektir. Hurri dili ile ondan sonraki Urartu dilleri arasında da bir benzerlik vardır. Aynı kökten gelip akraba olan Hurri Krallığı Diyarbekir, Mitanni Krallığı ise Osroeneye (antik çağda Edesa, yani Urfa) ve Nusaybin (Nisibis)'de kurulmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arkeologlar, 3 bin 400 yaşındaki dünyanın en eski şarkısına ulaştı

 

Dünyada eşi benzeri olmayan bu nota tabletleri bugün iç savaş içerisinde yer alan Suriye’de, zarar görme riski altındaki Ulusal Şam Müzesi’nde sergileniyor.

 

Arkeologların gerçekleştirdiği yoğun araştırmalar ve titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda dünyanın en eski şarkısına ulaşıldı.

 

Şarkının Ugarit kraliçesi Nikkal için bestelendiği ortaya çıktı. Nikkal Ugarit inancına göre ‘Meyve Tanrıçası’ aynı zamanda Ay Tanrısı Yarikh’in eşiydi.

Ugarit Uygarlığı milattan önce Suriye’nin Ras Shamra bölgesinde yer alan dünyanın en eski uygarlıklarından biri olarak tarihe geçti. Yaşanan depremlerle yerleşim yerinin yerle bir olduğu düşünülse de aslında Ugarit, tarih sahnesinde oldukça etkin rol oynayan bir uygarlıktı.

Özellikle Ugarit harabelerinde ortaya çıkan kil tabletler, uygarlık tarihi açısından gizemli olayların aydınlatılmasında önemli bir detaydı. California Üniversitesi profesörü ve Berkeley Antropoloji Müzesi’nin küratörü Anne Draffkorn Kilmer, M.Ö. 14 yüzyıla dayanan tabletleri 15 yıl boyunca çözmeye çalıştı.

Çivi yazısıyla yazılmış 36 tablet gün ışığına çıkarıldıktan sonra arkeologlar tarafından “Hurri İlahisi” adı verildi. Kilmer’ın yaptığı araştırmalar sonucunda tapınakta keşfedilen tabletlerde ilahilerin günümüzde arp ya da lir olduğu düşünülen 9 telli “sammum” aletiyle çalınma şekline ilişkin bilgiler yer alıyordu.

Ve müzisyen Michael Levy, sizi aşağıda dinlemeye davet ettiğimiz, dünyanın en eski müzik parçasını lir üzerine seslendirdi.

 

 

Gazeteduvar:

 

 

 

 

 

KÜRD MÜZİĞİ ORJİN(Mahrec)DİR

Ehmedê Fermanê Kîkî, 1935, Damascus

 

Kürdistan'da araba içinde bir şehirden başka bir şehire giderken, yol boyu, parçalanmışlığın, bölüşülüp paylaşılmışlığın, işgal edilmişliğin, sömürülmenin, ezilmişliğin, inkar edilmişliğin, ırkçılığın, işkencenin üç işaret ve sembolu sık sık göze çarpmaktadır:

1- Şehir girişlerinde yol kenarına diklimiş kocaman bir türk işgal devleti bayrağı

2- Yüksek minareleri olan camiler

3- Araba teybindeki türk müziği

Kürdistan'ın bağrında dikilmiş her türk bayrağı, barbar türk işgali, sömürü, katliam ve soykırımın sembolüdür. Bu kanlı bayrak Kürdistan'ın bağrından sökülüp atılmalıdır.

Kürd şehir merkezleri zaten camilerlerle doldurulmuş. Kelimenin tam anlamıyla her on adımda bir, bir cami var. Dünyanın hiçbir müslüman ülkesinde, hatta islamın merkezi Suudi Arabistan'da bile Kürdistan'da olduğu kadar çok cami yoktur. Düşünün! Niye böyle yapıyorlar? Cevap: din afyonuyla kürdleri çok iyi uyutabilmek ve akabinde ülkeleri Kürdistan'ı ellerinden alıp türkleştirmek için.

Türk müziği yoktur, Hepsi çalıntıdır. Kürdçe'nin binyıllardan beridir söylenen ve herbiri harika bir şaheser olan o güzel ve orjnal klamlarından devşirilmiştir. Bu anlamlı kürdçe sözler türkçe'ye çevrildiğinde çok yakışıksız ve hatta sakat ve çirkin bir anlam ve ifade yükleniyor bu devşirilmişi asli kürdi olan bu müzk parçalarına . Tamamen kaba ve hor bir kültür jenosidi.

Bu kültür jenosidi'ne önayak olmuş, başlıca milli kültür hainlerimizden en çok tanınan hain piyonlardan birkaçıcının adı: Celal Sesigüzel, Nuri Sesigüzel, İbrahim Tatlıses, Izzet Altınmeşe, Selda Bağcan, Recep Kaymak ve benzerleridir.

KÜRD MÜZİĞİ (Awaza Kurdî); en derin insanî duyguların en iptidaî ve en ezgili melodik biçimiyle söylenerek, insan duygu ve düşüncelerine en kuvvetli bir biçimde hitap ve nüfuz eden insanî-ruhî çağrılardır. Binlerce yıldan beri söylenen kürdî stran ve klamların insan duygu ve düşüncelerine bu kadar güçlü bir şekilde hitap etmesinin nedeni işte tam budur.

İlk medeniyet kurucuları insanların doğa karşısında yenik düştüklerinde veya zafer kazandıklarında DUYGULARINI DİLE GETİRMEK İÇİN yaktıkları ağıt ve çıkardıkları neşe ve mutluluk dolu melodiler sonradan MÜZİK FENOMENİNİ doğurdu.


TEHSÎN TEHA, M Arif CIZÎRÎ, ŞÊRÔYÊ BIRO. Bu klasik kürd müziğini temsil eden her üç sanatçının icra ettikleri müzik türü işte bu EN İLK MELODİ TÜRÜ'nün korunmuş ve ta bugüne kadar gelmiş MÜZİĞİN EN İLK MELODİ GELENEĞİ ve ORJİNİ'dir.







 

 

 

 

 

 

 

Hurri Uygarlığına ait bir mühür...

Hurriler veya Hurri Devleti, M.Ö. 3.000 itibaren, Sümer, Akkad, Hitit, Ugarit, Mısır kaynaklarında hakkında bilgiler bulunan,
Mezopotamya ve Yukarı Dicle bölgelerinde hüküm sürdüler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kürderde 3500 yıllık bir gelenek
HUDANA VE HUDALERAYA YAKARIŞI...

 

 

Ya Xudayê heq!
Tu neheqan bike beq
Bavêje derekî req
Bila bike weqe-weq



Kürder yukardaki her iki isime de yabancı değiller. Kürdler ne zamanki tanrıdan herhangi bir dilekte bulunduklarında “ellerini havaya kaldırarak “Xwedana, Xwedalera …!” diye dua etmeye başlarlar. Herkes bu terimin “Xweda” yanî “Allah” için söylendiğini düşünür. Elbette dua edenin, derin bir hüzünle yakaran birisinin düşüncesinde yakarılanın “Allah” olduğu kesindir. Peki gerçekten bu her iki isim yani “Xwedana” ve “Xwedalera” nereden gelmedir? Bunu bilmek yakarıştaki amacı değiştirmez, ama en azından kimlerden kaldığını ve gerçek anlamlarını bilmede yararı olacaktır.

Bu her iki isimlerin orjinali “Ḫutena ” ve “Ḫutellura” olarak çivi yazılı tabletlere işlenmiştir. Bunlar Hurrilerin iyilik ve kader tanrıçalarının isimleridir. Yani aslında iki ayrı tanrıçaya aynı zamanda yakarılışı ifade etmektedir. Bunlar günümüz kürdçesinin alfabesine uyarlanması ise “Xwedana” ve “Xwedalera” biçimindedir.

Hurri tanrıçalarının kraliçesine Ḫebat denilirdi ve ona bağlı bir de tanrıçalar çemberi vardı, işte bu Ḫutena ” ve “Ḫutellura da o yapısalın içerisindeydiler ve bir çok yakarış ve dua onlara yönelik yapılırdı. Hittitlerde bile Teşşub ile Ḫebat’a atfen düzenlenen festivallerde onlardan bahsedilirdi. Bu tanrıçalar Kasitlerin Gulšeš DINGIR.MAHMEŠ adlı sağlık tanrıçası ile özdeşleştirilirdi. Ugaritte de Ḫutellurî’nin ismi ktrt (Kotharāt) diye telafuz edilmiştir.

Kısacası, Hurri-Mitanî, Hitit ve Ugarit çivi yazılı belgelerde bu her iki tanrıçadan hayli bahsedilmiştir. Öyle anlaşılıyorki “Ḫutena ” ve “Ḫutellura’ya” yakarış 3500 yıldan beri kürder tarafından dillendirlmektedir.

______________
Emil Laroche, Teššub, Ḫebat et leur cour, JCS (Journal of Cuneiform Studies, Cambridge, MA) 2, 1948, 113–136

Emil Laroche, Documents en langue hourrite provenant de Ras Shamra; Textes de Ras Shamra en languehittite, in: J. Nougayrol – E. Laroche – Ch. Virolleaud – C. F. A. Schaeffer (eds.), Ugaritica V. Nou-veaux textes accadiens, hourrites et ugaritiques des archives et bibliothèques privées d’Ugarit; com-mentaires des textes historiques (première partie) (Paris 1968) 447–544. 769–784Laroche 1974E. Laroche, Les dénominations des dieux ‘antiques’ dans les textes hittites, in: K. Bittel – P. H. J.Houwink ten Cate – E. Reiner (eds.), Anatolian Studies Presented to Hans Gustav Güterbock on theOccasion of his 65th Birthday (Istanbul 1974) 175–18

Yoshida, Ein hethitischs Ritual gegen Behexung (KUB XXIV 12) und der Gott Zilipuri/Zalipura, Bulletin of the Middle Eastern Culture Center in Japan 4, 1991, 43–61

Salvini, Die hurritischen Überlieferungen des Gilgameš-Epos und der Kešši-Erzählung, in: V. Haas(ed.), Hurriter und Hurritisch, Xenia 21 (Konstanz 1988) 157–172

Salvini – I. Wegner, Die mythologischen Texte, Corpus der hurritischen Sprachdenkmäler I/9(Roma 2004)


Aktaran: Zaze Mahabadî

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dilbilimci Nicholas Yakovlevich Marr “Kürdler, tarihin üvey evlatlarıdır.”

Marr, Kürdlerin Hint-Avrupa kökenli olduklarını savunurken Ön-İrani olmadıklarını açıkça savunan bilim insanlarından biri olmuştur. Bu tezler Sovyetler Birliği tarafından kabul görmüştür.

Marr'ın savunduğu görüşlerden biri, Kürdlerin yaşadıkları coğrafyada 'asil yerli' olduklarıdır. Bir çok kazı çalışması yürütmüştür.

Marr'ın Kürdlerle ilgili bilimsel tezleri henüz tamamıyla türkçe veya kürdçe'ye çevrilmemiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nuzzi Kerkük'te ki antik hurri Kürd Kenti

 

Nuzi Tabletler



Nuzi ve İncil

Nuzi tabletleri, MÖ 2. binyılın ortalarında Kuzey Mezopotamya'daki günlük yaşamla ilgili birincil bilgi kaynağıdır. Nuzi, Patriklerin anavatanı Paddan-Aram'dan uzak değildi ve bu nedenle tabletler, ataerkil anlatılarda yansıyan adetlere ışık tutuyordu. İncil'deki Patrikler, Nuzi tabletlerinin çağından birkaç yüz yıl önce yaşamış olsalar da, tabletler, Eski Yakın Doğu'daki gelenekler inatçı ve uzun süreler boyunca sürdüğü için, Patrikler döneminin geleneklerini ayırt etmede hala yararlıdır.

Tekvin anlatımında anlatılan ve bugün bize garip, hatta anlaşılmaz gelen âdetler, İncil'in eski dünyasında yaygın uygulamalar olarak görülüyor. Bunun ötesinde, Nuzi tabletleri, ataerkil anlatıların İncil'deki kronolojinin belirlediği zaman diliminde yaşamı doğru bir şekilde yansıttığını ve birçok eleştirmenin iddia ettiği gibi daha sonraki öykü anlatıcılarının ürünü olmadığını gösteriyor.
BSP 1: 2 (İlkbahar 1988) s. 28

Bugün Irak'ın kuzeydoğu bölgesinde, Kerkük'ün petrol yataklarının yakınında, Güney Kürdistan'ın eteklerinde, Nuzi adında bir antik kent, yaklaşık elli yıl önce bir arkeolog ekibi tarafından Amerikan Ortak himayesinde kazıldı. Doğu Araştırmaları Okulu (Bağdat), Harvard Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi.

Nuzi, Mezopotamya'nın bereketli hilalinin batı tarafında birkaç yüzyıl boyunca hüküm süren, İncil'de Hurim, Horites veya Hurrialı olarak geçen Hurri Mitanni imparatorluğunun bir parçasıydı. Hürriyelilerin yaşamlarına ve adetlerine ışık tutan ve özellikle ataerkil döneme ait İncil çalışmaları için özel bir öneme sahip olan özel ve kamu arşivlerinden binlerce tablet ortaya çıkarıldı. Tabletlerden elde edilen bilgilerin çoğu, ata İbrahim'in içinde dolaştığı genel toplumun modeline ve arka planına uyuyor ve Yaratılış kitabında sahip olduğumuz anlatıların bazılarında yansıtılıyor. Bunlardan üçünü belirtmek isterim.

Kız kardeşim olduğunu söyle

Yeni bulundukları Kenan topraklarındaki kıtlıktan kaçarken Mısır topraklarına yaklaşan İbrahim ve Sara için kritik bir durum şekilleniyor. Korkunç bir güvensizlik duygusu İbrahim'in üzerine yerleşti: Ülkede bir kıtlık vardı ve İbrahim, ülkedeki kıtlık şiddetli olduğu için orada kalmak için Mısır'a gitti. Mısır'a girmek üzereyken eşi Saril'e, “Senin çok güzel bir kadın olduğunun farkındayım. Mısırlılar seni görünce


Louis Katzoff

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

LÊKOLÎNA Lİ SER HURÎ MÎTANİYAN DÎROKA MEDENİYETA KURDISTAN.

Ew eserén buyîn delîlli ser Huriya, li lékulînkirîna li kulanvaniya de, B.M.4000 salan hatiye kifşkirin, û ko dewleta Huriyan ka ji alé kéve û cara ewil hatiye damezirandin, ji kengé ve dest pékiriye ,li dîroké de xwe vekişandî, sedemé wé érîşdaniya enga Urartuya û Asuraya buye.
Li Malatya hatiye serastkirin û kifşkirin a Hurrileriyan li nabenga.4000 û 3000 salan ji beriya Miladé, li giré Şéra, li dema dewra kevir ve, li dawiya encamdayîna bi destéxistina kulanvanan, ev şop bi eşkerayî, wek eyniké ketiye ber çahvan li nava holé,

Wek din jî li Heréma Haran, li Antep é, li Alaca, li Tell Halaf é Senamîké reng û rengé Hurriyan û nivîsandina wa û wek hin din ji, éşareté wane.
Hurriyan ji Azerbaycan é, ta hunduré Anadoluyé, heya seranser bighé Hamadané, bi diréjah û berfirehî,li rewşa bilavbuné da wek gelek bajardewletiya û İmparator û kiraliyetén mezin û piçûk ava kirine û hatine sabitkirin.
Kiraliyeta Mîtaniyan, li nabenga Urartu, Asur, Mısır û Hititan de,wek hézek Xuert derketiye holé,li nabega Urfa û Diyarbakır Vaşu-kanîya Dîrokî ber bi péşve hatiye dîtin,ko li belgeyén Arkeolijikan de, xweyihaye ko Hurîyan, karine li ser Süriye û Filistiné ra xwe bigghînine heya Mısıré, belav bune û desthelatdariya xwe, li van welata de dane serdestkirin,ko welaté wan Hanigalbat’tan, wek weletek neyar, ji alé wan ve hatiye behskirin.
Hanigalbat,higa wek KERKÛKé jî nav welaté wan de, buyî xweyé vî hududé berfireh û xususî Çemé Fıraté, Azerbaycan, Gola Van é û Urumiye jî, li nav de,wek navendekî hebuna xwe, daye nîşandayîn ji beriya Aryaniyé, tu kes din li vî welatî de, nejiyaye û li belgeyén dîroké da hatiye ronahikirin.
Li sed salén 3.600-3.500 B.M parestek û li sed salén 3.300-3.000 serayî li giré Şéra ji dema Huriyan û heya dema Hitîtan û Mîtaniyandestp”kiriye, her çi qas dest guhrtibî jî, buye cihé jiyané û mirov dikaré, béjé piştî giré Gusîr, li ber çemé Bohta, li joré birka çemé Dicle wek bajr dewletbuyana yekem ji wan bajar dewletbuyinén ewiléye.wek çawa ew li ser çemé Firaté hatî avakirin.
Hékelén kiraliyeta Komajene Şimşat- Parka Nemrud Keleha Kexté
Li nivîsandinén belgeyén Hurrî-Mitani ya da ,kismik ji belgeyén nivîsandîn, bi zimané Hurrî ,ko ew li dawiya encamdayîna xebata lékulîngerén kolanvaniyé de.Gelé Hurri Hint-Avrupaîne û
zimané wan dişibihin hev ko ew jî bi zimané Aryaniya dipeyiviyan.
Xusûsî nivîsandina Kiralén Mitani-Hurri wek zimané Aryaniyane
Ko .li sed salén.900 -600 berî Miladé wek dewleta Nehrî û Urartu Maşiyan .
Maşiyan jî,bi vî zimané Hurriyan xeberdayîn û li belgeyén yén ewan yén fermî de, hatiye nîşandayîn û kazanzckirin,
Heya ji alé belgeyén paytexté Hîtîtan Hatuşaş de , derketiye holé, ko Gilgaméş ,destana xwe ya Tofané, wek li ser tebeletén Mariyan de û li Babîliyan de, bi nivîsa bizmarî bi zimané Hurriyan nivîsandî derbaz dibé.
çimko li şiklé nivîsé de Hurrî , bi navé Khurî, li cumla de derbaz dibé, ,wisa dixweyihé wek Hurrî-Mitani Hitit, Med, Elam û Sumer ji yek nifşî ji nijadé Hendo Arî hatine, lé dema Murşîlé Kiralé Hitît, heleb vegirtine û érîşé li ser Babîl kiriye, li arşiva kıral é Çimrilî yé Marî, li seraya Mariya de, ew nivîsandin bi zimané Hurî hatiya nivîsandin.
Ko Mari îro Tel el-Hariri, li Suriye li ,Nehya Abu Kemal 11 kmli bakuré rojavaya çemé,
Firaté bune wek yek bajar dewlet kevnarekî Sümer û Amoria û Subariya û Huriya buye, ko li dema Subarî Huriyan de hatiye avakjirin ,gelek sal li desté Milattaniyan de jî maye, ko Mariyé ji eslé xwe birek Subarî ew bajar dewlet ava kirine 5 hezar sal beré.
Ev bajar B. M 2900 salan de ji beriya Mîladé gelek ser xwe ava buye,lé ji alé Hammurabi ve BM sed salén1759 sala hatiye hilweşandin.
Dewleta Hîtît, piştî érîşa li ser welaté Huriyadiké demabelav dibé, kıral é Hurri Paratarna dîsa srxweve té, ji Antalya’ta çiyayé Zagrosan diké li bin hemya xwe de, li ser vé coxrafyayé dibé hikimdarekî herî xurt.
Li cenga nabeyna Kiralé Meletiya de û kiralé Urartu peyda buyî , li ser nivîsandina tehtekî ji alé kiralé Urartu kralı 2.Sardur ve li ser réya gundé Habibuşaxi, li nizingé Kömürhané, ev bajar Meledîa hinga wéran buye.
,Kiralén Hurrî-Mîtaniyan,dema bajar dewletbuyînan avakirine, serdariya wé ji alé gel ve,li bal navendbuyîné ve hatiye şikilkirin, ewil navendén xwecéhbuyîné ,ji alé mezinan ve hatiye berbiwér kirin.
Pişt ra bajar û eşîr dewletbuyînî, avakirine û ew jî ji alé serok Eşîra û kiralan ve hatine édarekirin .
Pişt ra eşîrén piçûk, hemî gihandine hev ,wek Komfederesyon avakirine û ev konfederasyon buye bingehé dewleta Mitani-Hurri.
Ev Aşîret dewletbuyînî yén herî mihum. Kiraliyetén Malatya /Meletie-Milidia û Muşkiya bune. lé dema Urartu hatine van heréma, dîsa şer li nabenga wan bi xwe xwe de peyda buye, li Kiraliyeta Muşkiyan li vî heréma he de,ji yek bajar Eşîret dewletabuyîna bune.
Kiraliyeta. Muşkiyan, li demekî heya Klikya û Kapadokya’ya, bi berfirahî li ser van heréman hikim kirine, li bi érîş kirina Asura û Urartuya hilweşaye
Ev kiraliyetén Mûşkiya li ser van heréman, lé her çi qas li dema dawiya dewleta Hurriya û Mîtaniyan hatiye, dîsa Hurî Mîtanaya pişta xwe dane çiyayén zagrosan,heya dema bune xwey héz dîsa serxweve rabune wek beré gotine em neviyén Kawa nin û dewleta Nehrî Manaî, Zamuwa, Urartu Meda wek Hurrî Mitaniya Avakirin, piştî hilweşandina Dewleta Meda li sed salén 555 Kurd gelek şikestin Farisa bé xweîn Dewleta Kurda bu xwe bir, çimko şeré brakojiyé Kurd nav xweîna wande xwenindin.

(rûpel 237)


Dilpét Jélî./ BOHTÎNAME

 

 

Hurrian Tabletlerinin Müzik dünyası açısından önemi


Ugarit antik kentindeki kazılar ve arkeolojik çalışmalar sırasında bulunan, "Çivi yazısı 36 tablet" gün ışığına çıkartıldıktan sonra literatüre ‘Hurri İlahileri’ ismiyle kaydedildi. Asuroloji profesörü Kilmer'a göre, çivi yazısıyla oluşturulan notalar tam 3 bin 400 yaşında.
Ugarit’te keşfedilen 36 müzikal yazıtın sadece bir tanesi (Hymn 6) bugün çalınabilecek kadar korunmuş konumda. Bu dünyamızda var olan en eski beste.
3400 yıl önce, 7 nota diatonik ölçeğin yanı sıra, uyumun da var olduğuna dair kanıt niteliğindeki bu kil tabletler, Batı müziğinin menşeine ait tartışmalar açısından devrim yarattı.
Hurrian uygarlığından kalma antik Ugarit şehrindeki, o dönem kraliyet sarayı olarak kullanıldığı tespit edilen bir binadan çıkarılan 36 tabletin tamamı 2 tonda, aynı makam ya da modda (nîd qabli denilen) oluşan şarkılar içeriyor, bazıları ise, bir Semit tanrıçası olan Nikkal'a adanan ilahi sözler ve dokuz telli bir sammûm, (bir tür arp veya daha büyük ihtimalle bir lir) eşlik ettiği bir şarkıcı için talimatlar içeriyor. Tabletlerden bir veya daha fazlası ayrıca arp ayarlamasına yönelik talimatlar da içeriyor.
Hem arkeoloji hemde müzik dünyasında büyük ilgi uyandıran tabletlerde sadece bir beste olmayıp aynı zamanda antik bir enstrüman olan lir'in 4.000 yıl önce nasıl akort edilebileceğine dair açıklamalar yer alıyor. Ayrıca söz konusu bestenin günümüz batı müziğinin temeli olan yedi nota ölçeğinde yazılmış olması müzik tarihi ile ilgili bilinen pek çok şeyi değiştirdi.
Profesör Kilmer ve Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden Richard Crocker, antik dönemle ilgili müzikal bilgileri anlattıkları “Sounds From Silence” adlı bir ses kitabı yayınladılar ve eşlik eden bir kitapçıkta tabletlerinin fotoğraflarını ve çevirilerini sundular. Ayrıca, "Eski Ugarit'ten Hürriyet Kült Şarkısı" adıyla şarkının yüzyıllar önceki orijinal halini ve ilk dinleyicilerinin duyduğu şeye daha yakın bir etki yaratması için lirle çalınmış bir versiyonu da bu sesli kitaba eklediler
Hurrian İlhaileri tableti "Hurrian Hymn" nasıl bulundu
Suriye’nin Ras Shamra bölgesinde yer alan Ugarit harabelerindeki arkeolojik kazılarda bulunan kil tabletler arkeolojide büyük bir öneme sahip. Ugarit antik şehri depremle yerle bir olana kadar kendi döneminin önemli bir ticaret merkeziydi
1929 yılında tesadüfen keşfedilen Ugarit harabeleri, Fransız Claude F. A. Schaffer başkanlığında bir ekip tarafından aynı yıl kazılmaya başlandı. 1939 yılına 2.Dünya Savaşı sebebiyle durdurulan kazılar 1948’de yeniden başlar.
1950’li yıllarda bulunan tabletler üzerindeki çivi yazılarının çözülmesi yaklaşık 15 yıl sürdü
California Üniversitesi profesörü ve Berkeley Antropoloji Müzesi’nin küratörü Anne Kilmer Babil yazıtlarında edindiği tecrübeler sayesinde, tablette yer alan bazı müzik işaretleme sistemini deşifre etti ve 70 li yıllarda bu çalışmasını dünyaya duyurdu
Hurrian – Babil dilinde yazılan bestenin önemli bir kısmı çözebilse de, killerdeki deformasyon yüzünden nakarat kısmı ne yazık ki çok net değil. En belirgin olan özelliği adının “Nikkal’a Ağıt” olması ve içerisinde “En Çok Onu Yüreğimde Seviyorum,” sözleri geçmekte. “Nikkal’a Ağıt” pek Suriyeli piyanist Malek Jandali ve Richard Crocker başta olmak üzere çok sayıda sanatçı tarafından yorumlandı.
Hurrian tabletleri şu an Şam Ulusal Müzesin'de sergilenmektedir.
6 Numaralı tabletteki İlahinin sözleri
Ay tanrısı Yarikh’in karısı Nikkal için bestelenen Hurrian ilahisi, çocuk sahibi olamayan bir kadının ağıtlarına yer vermektedir.
Hurri dilinin çevrilmesindeki zorluk yüzünden metnin anlamı kimi cümlelerde net değildir.
İngilizce çevirinden bir kısım aşağıdaki gibidir, belirsizlikler parantez içi kelimelerle belirtilmiştir.
I will (bring x?) in the form of lead at the right foot (of the divine throne)
I will (purify ?) and change (the sinfulness).
Once sins are) no longer covered and need no longer be changed,
I feel well having accomplished the sacrifice.
(Once I have) endeared (the deity), she will love me in her heart,
the offer I bring may wholly cover my sin
bringing sesame oil3 may work on my behalf
in awe may I ...
The sterile may they make fertile,
Grain may they bring forth.
She, the wife, will bear (children) to the father.
May she who has not yet borne children bear them.
hurrian song, hurrian music
Ugarit Antik Şehri
Ugarit kendi döneminin en önemli ticaret merkezlerindendi, Anadolu, Mezopotamya ve Mısır üçgeninde ticaret yolları üzerinde yer almaktaydı. Ugarit'te yapılan kazılar sonucunda bu bölgedeki yerleşmelerin Neolitik Çağ'a kadar dayandığını göstermiştir. M.Ö.6000'de taş çağında Ugarit'in taş duvarlarla örülü olduğu bilinmektedir.
Ras Şamra şehri yakınlarındaki Ugarit kenti, Lazkiye şehrinin kuzeyinde, sahilden 1 km içeride, sahile paralel uzanan bir alanı kapsamaktadır. Ugarit adı, Ebla Arşivleri, Tell-el Amarna mektupları ve Boğazköy’de bulunan Hitit tabletlerinde de geçmektedir.
Kuzey Suriye şehir devletlerinin en önemlilerinden biri olan Ugarit, ticari öneminin yanı sıra. Gelişmiş mimari yapısı, 7000m2 lik 5 avlulu kraliyet sarayından, şehri saran yol sisteminden, 2 önemli kent tapınağı ve kent surlarından kendini göstermekteydi.
Ugarit ayrıca kendine özgü dili ve yazısı, ahşap oymacılğı, mitolojisi, tanrıları, cam işçiliği ve tabletlere dökecek kadar önem verdikleri müzik eserleriyle son derece gelişmiş bir kültüre sahipti.

Uztarih dergisinden

 

 

 

A Guide To The History of Music Through The Ages

by Felicity Bell

Read More - Click Here

 

 

 

 

 

 

 

 

Evolution Of Music: A Brief History Of Music Through The Ages

Click here to read

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beginners Guide To Music Theory

April 30, 2021 By  

To read more Click Here

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜRDLER - MEDENİYETİN EN ESKİ KAVMİ

Medeniyet medeniyet olalı, Kürdistan topraklarından başka bir yerde yaşamamış olan kürdlerin tarihinin 'olmaması' mümkün müdür?

Kürdler yeryüzüne gökten zembille indirilmediler. Ülkemizi elimizden alan barbar fetihçi-müslüman araplar, türkler ve acemler (farslar), işgalci oldukları gibi aynı zamanda büyük bir talancı ve HIRSIZDIRLAR. Tarimizi bile çaldılar.

Örneğin Dr İsmail Beşikçi'nin dediği gibi, Kürdistan'da arkeolojik kazılar neticesinde ortaya çıkan tarihi eserleri, binlerce yıdlır Kürdistan'da yaşayan kürdlere ait olan bu tarihi eserleri bile, kürdlere değil ama, ya asurlara, ya ermenilere, ya araplara, ya acemlere (farslara) ve hatta bölgeye daha dün gelmiş türklere bile ilişkilendirirler.

Buna ahlaksızlık ve hırsızlık ve hatta medeniyet düşmanlığı denir. Çünkü kürdler ve kürdlerin üzerinde yaşadığı ülkeleri Tarihi Kürdistan, medeniyete en büyük hizmetleri vermiş bir ülke ve halktır.

 

 

ANTİK Mezopotamya Müziği


Çivi yazılı metinlerden biri, ENSTURMAN çalgı çalanların çokluğuna ve müzik aletlerinin değiştirilmesine atıfta bulunur.
Bazı dini ritüellerin başlangıcında, ilk olarak aşağıdaki müzik aletlerinden oluşan ilk grupla başlar:
algar = telli çalgı
ub = perküsyon
lilis = vurmalı çalgı
tigi = vurmalı çalgı
balag = telli çalgı
Kurban veya kurbanın sunulması sırasında aşağıdaki enstrümanlar çalınır:
tigi = vurmalı çalgı
ub = vurmalı çalgı
ala = vurmalı çalgı
Sonuç olarak, aşağıdakilerden oluşan üçüncü müzik aleti grubu:
Kudi gudi = telli çalgı
algar = telli çalgı
zami = telli çalgı
Müzisyenlerin (şarkıcıların) sınıflandırılmasına gelince, ikiye ayrılır:
İlk olarak melankolik melodiler çalan,
ilahiler çalıp söyleyen, ölüme yas tutan ve ölülerin defnedildiği rahip olan melankolik ezgiler çalan kişidir.
Ona GALA denilir ve bu kategori üç dereceye ayrılır:
(a) Kala-Mach, büyük rahip anlamına gelir ve birinci derecenin ilk müzisyeni olarak kabul edilebilir.
B - Kala ikinci sınıf bir müzisyen
C - Kala - Tor, acemi müzisyen ve çırak, yani müzik öğrencisi olan küçük rahip anlamına gelir.
İkinci olarak / hoş ezgiler icracısı, Sümerce Akadca Naru'daki Nar kelimesi, hoş ezgiler çalıp söyleyen rahip tipini ifade eder ve bunlar da üç dereceye ayrılır:
A - Nar - Kal başrahip anlamına gelir ve ilk müzisyendir.
b - Nar, yani ikinci derece müzisyen rahip
C - Nar-Tor, yani küçük rahip ve o acemi müzisyen, yani müzik öğrencisi
Üçüncü / kraliyet müzisyeni: Kralın sarayında çalışan müzisyenler iki gruba ayrıldı:
A - hüzünlü müzikte uzmanlaşmış bir bölüm ve bunlara kala - lokal denir
B - hoş müzikte uzmanlaşmış bir bölüm ve bunlara ateş denir - yerel
Kraliyet müzisyenlerinden bahseden en eski çivi yazılı metin, daha önce Ur'un üçüncü hanedanlığı dönemine aittir
Yaklaşık 4100 yaşında. Ancak bazı eserlerin üzerine işlenen sahneler, yaklaşık 4600 yıl önce ikinci hanedanlığın doğuşundan bu yana kralın huzurunda çalan ve şarkı söyleyen müzisyenleri gösteriyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HURRİLER
Hurriler (ayrıca Hari, Khurrites, Hourri, Churri, Hurri veya Hurriter olarak da adlandırılırlar), Yakın Doğu Tunç Çağı halkıydı.
Hurri denilen bir Hurro-Urartu dili konuşuyorlardı ve Anadolu, Suriye ve Kuzey Mezopotamya'da yaşıyorlardı.
Erken Demir Çağı'na kadar Hurriler diğer halklarla asimile olmuştu. Kalıntıları, Urartu devletini oluşturan akraba bir halk tarafından bastırıldı.
DİLLERİ
Hurri dili, eski Urartu krallığının dili olan Urartu dili ile yakından ilişkilidir. Birlikte Hurro-Urartu dil ailesini oluştururlar. Hurro-Urartu dillerinin dış bağlantıları tartışmalıdır. Diğer dil aileleriyle (örneğin Kuzeydoğu Kafkas dilleri - Çeçen/İnguş) genetik bir ilişki için çeşitli öneriler vardır, ancak bunların hiçbiri genel olarak kabul edilmez.
● ERKEN BRONZ YAŞI
Urkesh
Habur Nehri vadisi bin yıl boyunca Hurri topraklarının kalbi oldu. Bilinen ilk Hurri krallığı, MÖ üçüncü binyılda Urkesh (modern Tell Mozan) şehri çevresinde ortaya çıktı. Başlangıçta Mezopotamya'nın doğu Sami Akad İmparatorluğu ile ittifak kurduklarına dair kanıtlar var, bu da Akad'ın Naram-Sin saltanatı (MÖ 2254-2218) tarafından bölgede sıkı bir hakimiyet kurduklarını gösteriyor. Bu bölge diğer zengin kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Urkesh şehir devletinin bazı güçlü komşuları vardı.
● ORTA BRONZ YAŞ
Hurri isimleri, Orta Tunç Çağı'na kadar kuzeybatı Mezopotamya'da ve modern Irak'taki Kerkük bölgesinde düzensiz olarak görülür. Varlıkları Nuzi, Urkesh ve diğer yerlerde doğrulandı. Sonunda sızdılar ve batıda Habur Nehri vadisinden doğuda Zagros Dağları'nın eteklerine kadar uzanan geniş bir verimli tarım arazisi yayı işgal ettiler. I. J. Gelb ve E. A. Speiser, Doğu Sami dili konuşan Asurlular/Subaryalıların en eski zamanlardan beri Kuzey Mezopotamya'nın dilsel ve etnik alt tabakası olduğuna, Hurrilerin ise yalnızca geç geldiklerine inanıyorlardı. Ancak Subarların artık Hurri ya da en azından Hurro-Urartu halkı olduğuna inanılıyor.
• Urkesh
MÖ ikinci binyılın başlarında bir noktada, kuzeybatı Sami dili konuşan güneydeki Mari krallığı, Urkesh'i boyunduruk altına aldı ve onu bir vasal devlet haline getirdi. Mezopotamya üzerinde süregelen iktidar mücadelelerinde, MÖ 21. yüzyıldan itibaren Doğu Anadolu'nun Hurri, Hatti ve Hitit bölgelerinde kolonileri elinde tutan Eski Asur İmparatorluğu'nun tahtını bir başka Amor hanedanı ele geçirmişti. Asurlular daha sonra MÖ 19. yüzyılın sonlarında ve 18. yüzyılın başlarında Mari ve kuzey doğu Amurru'nun (Suriye) büyük bir bölümünde kendilerini efendi yaptılar. Shubat-Enlil (modern Tell Leilan), eski başkenti Assur pahasına Shamshi Adad I tarafından bu Eski Asur imparatorluğunun başkenti yapıldı.
YAMDAH
Hurriler de bu dönemde daha batıya göç ettiler. MÖ 1725'te, Alalakh gibi kuzey Suriye'nin bazı bölgelerinde de bulunurlar. Karışık Amorit-Hurrian krallığı Yamhad'ın, MÖ 1600 civarında erken Hitit kralı I. Hattuşili ile bu bölge için mücadele ettiği kaydedildi. Hurriler, Anadolu'nun güneyindeki Kizzuwatna ülkesindeki Adaniya kıyı bölgesine de yerleştiler. Yamhad sonunda güçlü Hititler karşısında (yüz yüze) zayıfladı, ancak bu aynı zamanda Anadolu'yu Hurri kültürel etkilerine de açtı. Hititler, birkaç yüzyıl boyunca hem Hurri hem de Hatti kültürlerinden etkilenmiştir.
● GEÇ BRONZ DÖNEMİ
MİTTANİ
Hint-Avrupa Hititleri, Yamhad'ın yenilgisinden sonra güneye doğru genişlemeye devam ettiler. Hitit kralı I. Mursili'nin ordusu (o zamanlar zayıf ve küçük bir devlet olan) Babil'e doğru yol aldı ve şehri yağmaladı. Babil krallığının yıkılması, Asur'da hırssız veya izolasyonist kralların varlığı ve ayrıca Yamhad krallığının yıkılması, başka bir Hurri hanedanının yükselişine yardımcı oldu. İlk hükümdar, MÖ 1500 civarında Mitanni krallığını kuran Kirta adında efsanevi bir kraldı. Mitanni yavaş yavaş Habur vadisinin çevresindeki bölgeden büyüdü ve MÖ yaklaşık olarak Yakın Doğu'nun belki de en güçlü krallığıydı. MÖ 1475–1365, ardından Orta Asur İmparatorluğu tarafından gölgede kaldı ve sonunda yok edildi.
ARRAPHA
Bir başka Hurri krallığı da MÖ on altıncı yüzyılda Babil gücünün düşüşünden yararlandı. Hurriler, Dicle nehrinin kuzeydoğusunda, modern Kerkük'ün çevresindeki bölgede yerleşmişlerdi. Bu Arrapha krallığıydı. Antik Nuzi Yorgan Tepe'deki kazılar, bunun Hurriler hakkında bilgimiz için en önemli yerlerden biri olduğunu kanıtladı. İthi-Teshup ve Ithiya gibi Hurri kralları Arrapha'ya hükmetti, ancak MÖ on beşinci yüzyılın ortalarında Büyük Mitanni Kralı'nın vassalları haline geldiler. Arrapha krallığının kendisi MÖ 14. yüzyılın ortalarında Asurlular tarafından yok edildi ve daha sonra bir Asur şehri oldu.
● BRONZ DEVRİ ÇÖKÜŞÜ
MÖ 13. yüzyılda, Mitanni krallığının Asur tarafından yok edilmesiyle birlikte tüm Hurri devletleri diğer halklar tarafından yenilmişti. Hurrilerin ana toprakları, Habur nehri vadisi ve güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu ve Küçük Asya'nın çoğunu yönetmeye gelen Orta Asur İmparatorluğu'nun (MÖ 1366-1020) eyaletleri haline geldi. Tunç Çağı'nın sonunda bu erken Hurri insanlarına ne olduğu belli değil. Bazı bilim adamları, Hurrilerin, Asur tarafından fethedilmeden önce, Demir Çağı'nın başlarında, Asur'un kuzeyindeki Nairi ülkesinde yaşadığını öne sürdüler. Sonraki yüzyıllarda kuzey Suriye'nin Hurri nüfusu, dillerinden Akad'ın Asur lehçesi ve daha sonra Aramice lehine vazgeçmiş görünüyor.
URARTU
Ancak bir iktidar boşluğu, yöneticileri eski Hurriceye benzer Urartuca konuşan yeni ve güçlü bir devletin doğmasına izin verecekti. Orta Asur İmparatorluğu, Hurro-Mitanni İmparatorluğu'nu, Hitit İmparatorluğu'nu yıktıktan, Frigler ve Elamitler'i yendikten, Babil'i, Suriye'deki Aramileri, kuzey Antik İran'ı ve Kenan'ı fethettikten ve Mısırlıları yakın doğunun çoğundan dışarı çıkmaya zorladıktan sonra, kendisi gitti. MÖ 11. yüzyılın ikinci yarısından itibaren göreli bir düşüş yüzyıla. Urartular böylece kendilerini Van Gölü ve Ağrı Dağı çevresinde empoze edebildiler ve güçlü Urartu Krallığı'nı kurdular. MÖ 11. ve 10. yüzyıllarda krallık, kuzeyde Kafkas Dağları'ndan, güneyde kuzey Asur ve kuzey Eski İran sınırlarına kadar uzanan bir bölgeyi kapsıyordu ve Doğu Anadolu'nun çoğunu kontrol ediyordu.
Asur yaklaşık olarak bir kez daha genişlemeye başladı. MÖ 935 ve Urartu ve Asur, şiddetli rakipler haline geldi. Urartu, bir süre için Asur yayılmacılığını başarılı bir şekilde püskürttü, ancak MÖ 9. yüzyıldan 7. yüzyıla kadar giderek topraklarını Asur'a kaptırdı. MÖ 7. yy'a kadar hayatta kalacaktı ve bu sırada tamamen Yeni Asur İmparatorluğu'na (MÖ 911-605) fethedildi.
● KÜLTÜR, TOPLUM VE ŞEHİRCİLİK
Hurriler usta seramikçilerdi. Çömlekleri Mezopotamya'da ve Fırat'ın batısındaki topraklarda yaygın olarak bulunur; Yeni Krallık zamanında, uzak Mısır'da çok değerliydi. Arkeologlar, Hurriler tarafından kullanılan iki tür çark yapımı çanak çömlek için Habur malı ve Nuzi malı terimlerini kullanırlar. Habur malı kırmızımsı boyalı çizgilerle geometrik üçgen desenli ve noktalarla karakterize edilirken, Nuzi malı çok belirgin formlara sahiptir ve kahverengi veya siyah renkte boyanmıştır.
Hurrilerin metalurjide bir ünü vardı. Sümerce "bakır ustası" tabira/tibira teriminin Hurri dilinden ödünç alındığı ileri sürülmektedir; bu, Hurrilerin Akad kaynaklarında ilk tarihsel sözlerinden çok önce var olduklarını ima eder. Bakır, Anadolu'nun dağlık bölgelerinden güneye Mezopotamya'ya alınıyordu. Habur Vadisi metal ticaretinde merkezi bir konuma sahipti ve Anadolu yaylalarında bulunan Hurrilerin egemen olduğu Kizzuwatna ve Ishuwa ülkelerinden bakır, gümüş ve hatta kalaya erişilebilirdi. Altın kıttı ve Amarna mektupları bize onun Mısır'dan alındığını bildiriyor. Daha sonraki Urartular dışında Hurri metal işçiliğinin pek çok örneği günümüze ulaşmamıştır. Urkesh'te bazı küçük, ince bronz aslan heykelcikleri keşfedildi.
Mitanni, atlarla yakından ilişkiliydi. Önemli bir Hurri nüfusuna sahip olabilecek Ishuwa ülkesinin adı "at arazisi" anlamına geliyordu. Hattuşa'da bulunan bir metin, atların eğitimi ile ilgilidir. At eğitiminden sorumlu olan kişi Kikkuli adında bir Hurri idi.
Ugarit'teki Hurri metinleri arasında, yazılı müziğin bilinen en eski örnekleri, M.Ö. 1400 M.Ö. Bu parçalar arasında dört Hurri bestecinin, Tapšiẖuni, Puẖiya(na), Urẖiya ve Ammiya'nın isimleri bulunur.
Hurri kültürünün Hititlerin dini üzerinde büyük etkisi olmuştur. Kizzuwatna'daki Kummanni'deki Hurri kült merkezinden Hurri dini, Hitit halkına yayıldı. Senkretizm, Eski Hitit ve Hurri dinlerini birleştirdi. Hurri dini, Baal'ın Teşub'un muadili olduğu Suriye'ye yayıldı. Hurri dini, farklı biçimlerde, eski Mısır ve güney Mezopotamya hariç, tüm eski Yakın Doğu'yu etkiledi.
Hurri ve Urartu dilleri akraba olmakla birlikte, karşılık gelen inanç sistemleri arasında çok az benzerlik vardır. Ancak Hurrilerin de Urartular gibi çok tanrılı inançları vardı.
Hurri kent kültürü çok sayıda şehir tarafından temsil edilmedi. Urkesh, MÖ 3. binyıldaki tek Hurri şehriydi. MÖ 2. binyılda, Mitanni'nin başkenti olan Arrapha, Harran, Kahat, Nuzi, Taidu ve Washukanni gibi bir dizi Hurri şehri biliyoruz. Tell Fakhariya'da olduğu iddia edilen Washukanni'nin yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte, Habur Vadisi'ndeki hiçbir söylen (şehir höyüğü) 1 kilometrekareyi (250 dönüm) çok aşıyor ve sitelerin çoğu çok daha küçük. . Hurri kent kültürü, Asur ve eski Mısır'ın merkezi devlet yönetimlerinden oldukça farklı görünmektedir. Bir açıklama, Hurri krallıklarının feodal örgütlenmesinin, büyük saray veya tapınak mülklerinin gelişmesine izin vermemesi olabilir.

 

 

 

 

ANA kelimesi kökeni hurilerden geliyor.
İştar ana
HURRİ dilinde yazılmış tablette "İştar ana" geçiyor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

LISTEN THE HISTORIC SONG MELODY

TURK MÜZİĞİNDE KÜRD ORJİNLER

CLASSIC FM

Read more here:

KURDENAS HÄRKOMST

HURRIAMNS HYMN

GUTI

SOMER-SUMER

HATI-HITIT


MITANÎ

PARTIA

URARTU

 


HISTORY OF THE KURDS

 

 



Foundation For Kurdish Library & Museum