BELGENAME - VII
Documents
Please don't be offended by the Truth

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

 

Lindsey Graham

Hürmetle yad ediyoruz

ABD senatörü Lindsey Graham'ın ofisi, 11 Temmuz 2026 gecesi ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Ön otopsi bulgularına göre ölüm nedeni, damar sertliğine bağlı gelişen aort diseksiyonu (ana atardamar yırtılması) olarak bildirildi.

 

Lindsey Graham

Hürmetle yad ediyoruz

 

Ocak 2026'da HTŞ ve işgalci islamo-faşist türk devleti güdümlü cihatçı güruhların Halep ile Rojava Kürtlerine yönelik gerçekleştirdiği soykırım teşebbüsünü, oluşturduğu diplomatik baskıyla engelleyen Lindsey Graham 71 yaşında vefat etti.

ABD Senatörü Lindsey Graham, özellikle Ocak 2026'da Suriye'de yaşanan kritik kırılma anında, Rojava Kürtlerinin güvenliği ve geleceği açısından Washington'daki en kritik figürlerden biri haline gelmiştir. Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından, Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni geçici Suriye hükümeti ve Türkiye destekli cihadist grupların (HTS dahil) Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) yönelik başlattığı geniş çaplı askeri harekat karşısında Graham'in attığı adımlar, bölgedeki dengeleri doğrudan etkilemiştir.

Rojava Kürtleri için Lindsey Graham’in önemini ve oynadığı kritik rolü gösteren kilit meseleler ve yönler şu şekilde özetlenebilir:

1. "Save the Kurds Act" (Kürtleri Kurtarma Yasası) Girişimi
Ocak 2026'da cihadist grupların ve yeni Suriye yönetiminin DSG kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını tırmandırması üzerine Lindsey Graham, Senatör Richard Blumenthal ile birlikte "Save the Kurds Act" yasa tasarısını kongreye sunmuştur. Bu yasa tasarısı:
Rojava Kürtlerine karşı düşmanca faaliyetlerde bulunan veya saldırı başlatan herhangi bir hükümete ya da gruba karşı "kemik kıran" (crippling) ağır yaptırımlar uygulanmasını öngörmektedir.
Yeni Suriye hükümetinin ve cihadist yapıların operasyonlarını caydırmak adına ABD Senatosunun yasal ve ekonomik gücünü bir kalkan olarak öne sürmüştür.

2. Diplomatik Caydırıcılık ve Askeri Saldırıların Geciktirilmesi

Graham, cihadist grupların Rojava Kürtlerine yönelik harekatlarının bir "soykırım riskine" veya kitlesel bir tasfiyeye dönüşmesini engellemek için doğrudan siyasi baskı kurmuştur. Yaptırım tehditleri:
Suriye ve müttefiki olan grupların Kobani ve diğer kritik Kürt enklavlarına yönelik topyekûn bir saldırı başlatmasını erteletmiş ve diplomatik bir fren mekanizması oluşturmuştur.

Suriye'nin yeni yönetimisine açık bir uyarı göndererek, "Kürtlere saldırmanın ABD ile ilişkileri kalıcı olarak koparacağı" mesajını net bir şekilde ileterek Rojava Kürtlerinin üzerindeki askeri baskıyı hafifletmiştir.

3. "Sadık Müttefik" Vurgusu ve DEAŞ ile Mücadele Mirası

Graham, Washington'da Kürtlerin savunuculuğunu yaparken sürekli olarak tarihsel arka plana vurgu yapmıştır. DEAŞ hilafetinin yıkılmasında en ağır bedeli Rojava Kürtlerinin (DSG unsurlarının) ödediğini hatırlatarak, Kürtleri yarı yolda bırakmanın "ABD'nin itibarı ve ulusal güvenliği için bir felaket olacağını" savunmuştur. Bu söylem, ABD kamuoyunda ve Kongre'de Kürtlere yönelik iki partili (bipartisan) desteğin konsolide edilmesinde kilit rol oynamıştır.

4. Bölgesel Dengeleri ve Terör Tehdidini Kontrol Altında Tutma

Graham'in müdahaleleri sadece insani boyutta kalmamış, aynı zamanda stratejik bir güvenlik zeminine dayanmıştır. Rojava Kürtlerinin zayıflatılmasının bölgedeki DEAŞ hapishanelerinin kontrolünü riske atacağını ve terör örgütünün yeniden canlanmasına (resurgence) yol açacağını savunmuştur. Ayrıca yasa tasarısıyla Hay'at Tahrir al-Sham (HTS) gibi grupların Yabancı Terör Örgütü (FTO) statüsünün korunmasını ve pekiştirilmesini sağlayarak Rojava Kürtlerinin güvenliğini dolaylı olarak sağlama almayı amaçlamıştır.

Özetle Lindsey Graham, Ocak 2026'da Suriye'de güç dengelerinin altüst olduğu ve cihadist yapıların doğrudan Rojava Kürtlerini hedef aldığı en riskli dönemde, ABD devlet mekanizmasını harekete geçirerek Kürtlere yönelik soykırımsal bir askeri felaketin önüne geçen siyasi bariyer görevi görmüştür. Kürt siyasi aktörleri ve halkı için Graham; Washington'da kriz anlarında seslerini duyuran, yaptırım gücünü bir caydırıcılık silahı olarak kullanabilen en güçlü figürlerden biridir.

AKTARAN: Sidar Sebastian Serdaridis

 

 

 

 

 

 

 

 

Abdul Ballout

We strongly condemn the Islamo-fascist TURK, ARAB & PERSIAN JIHADIST TERROR & HORROR in Berlin 24.07.2026

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Don't Travel to JIHADIST-TERRORIST STATE Turkey!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Serçeleri Öldürmek Çin'de Nasıl Kıtlığa Yol Açtı?

Carl Seaver



26 Nisan 2022

Dünya gezegeni; yaşamı sürdürmek için uyum içinde çalışan milyarlarca türden oluşan, karmaşık ve hassas bir yerdir. Ancak tıpkı çok ortaklı senkronize bir dans gibi, tek bir dansçının bile ritmi kaçırması durumunda tüm performans paramparça olabilir. Aynı durum doğada bulunan pek çok ekosistemin tamamı için de geçerlidir.

Bir ekosistemden tek bir bitki veya hayvan çıkarılırsa, doğal döngünün tüm dengesi altüst olabilir. Serçe gibi görünüşte önemsiz bir hayvanın ortadan kaldırılması bile vahim ekolojik sonuçlar doğurabilir. Ne yazık ki tarih boyunca insanlığın bu temel yaşam ilkesine kulak asmadığı ve acı sonuçlarla yüzleştiği pek çok an yaşanmıştır.

Dört Haşere

Çin'in Devrimci Lideri, Mao Zedong

Mao Zedong, bir köylü çiftçinin oğluydu ve genç yaşlarından itibaren anti-emperyalist bir asi olmuştu. Gençliğinin çoğunu devrimle iç içe geçirdi; Marksizm ve Leninizm'i erkenden benimseyenlerden biriydi.

Mao, Çin kırsalındaki köylüler ve işçiler arasında isyan ateşini körüklemesiyle tanınırdı. Daha sonra iktidara geldiğinde, Çin halkı için büyük kentsel ve tarımsal reformları harekete geçirdi. 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk Başkanı oldu. Başkan Mao; onlarca yıldır süregelen iç karışıklıklarla boğuşan, dünyanın en kalabalık ülkesi Çin'i komünizme taşıdı.

Devlet Başkanı olarak Mao Zedong, halkına yarım asır süren Komünist Devrim boyunca liderlik etmişti. Hedefi, emperyalizmi tarihe gömmek ve komünist yönetim altında vaat edilen refahı getirmekti.

Büyük İleri Atılım

1958'den 1962'ye kadar Çin Halk Cumhuriyeti, "Büyük İleri Atılım" ya da diğer adıyla "İkinci Beş Yıllık Plan" olarak bilinen bir girişimin öncülüğünü yaptı. Çin Komünist Partisi bu ekonomik ve sosyal kampanyayı hayata geçirdi. Büyük İleri Atılım, 1953 ile 1976 yılları arasında Çin ekonomisinin küçüldüğü iki dönemden biriydi.

Hareketin temel amaçları tahıl rekoltesini artırmak ve sanayiyi kırsala taşımaktı. Bu dönemde kırsal kesimdeki insanlar üzerinde sosyal baskı ve halka açık yargılama seansları (mücadele toplantıları) yoluyla kısıtlamalar uygulandı. Başkan Mao'nun Büyük İleri Atılım sırasında attığı ilk adımlardan biri "Dört Haşere Kampanyası" oldu.

Dört Haşere

Dört Haşere Kampanyası, ülkedeki salgın hastalıklara yol açan dört temel zararlıyı ortadan kaldırarak hastalıkların yayılmasını önlemenin bir yolu olarak görülüyordu. Bu hijyen kampanyası sivrisinekleri, kemirgenleri, sinekleri ve serçeleri hedef alıyordu.

İlk üçünün hastalık yaydığı bilinirken, serçeler ülkenin tahılını tükettikleri şüphesiyle hedef tahtasına oturtulmuştu. Bu durum, değerli gıda arzının üretimini artırmaya odaklanmış olan Çin hükümeti için işleri zorlaştırıyordu. 1959 yılında, Çin vatandaşlarının serçeleri hedef alma eylemine katılımını zorunlu kılan bir yasa hızla yürürlüğe girdi.

Ülkenin dört bir yanında insanlar, serçelerin yuvalarında dinlenmesini engellemek için tencereleri ve tavaları birbirine vurdu. Yuvalar yok edildi ve görülen her kuş öldürüldü; böylece hayvanlar doğal yaşam alanlarından koparak daha güvenli bölgeler aramak zorunda bırakıldı.

Pekin'deki Polonya Büyükelçiliği bu türe yönelik sürek avına katılmayı reddederek, geriye kalan serçeler için bir sığınak haline geldi. Kuşların koruyucusu rolünü üstlenen Polonyalılar, elçiliğe girişleri engelledi ancak bu durum Çinlileri çabalarından alıkoymadı.

Elçiliğin etrafını saran ve iki gün boyunca aralıksız davul çalan kitle yüzünden, serçeler elçilik duvarları içinde bitkinlikten öldü. Polonyalı personel, elçilik bahçesindeki ölü serçeleri küreklerle temizlediklerini aktardı.

Başkan Mao Zedong'a göre Dört Haşere kampanyası son derece verimli işliyordu. Mao, serçe başına yıllık dört kilo pirinç tasarrufu sağladığına ve böylece ülkeyi kurtardığına ikna olmuştu. Oysa bunun yerine, pirinç mahsulleri için çok daha yıkıcı bir ekolojik felakete zemin hazırlamıştı.

Dünya genelindeki serçeler, ürünlere zarar veren çekirgeler de dahil olmak üzere pek çok böceğin doğal avcısıdır. Çekirgeler Mao Zedong'un haşere listesinde yer almıyordu; çünkü serçeler onları tahılla birlikte tüketiyor ve böcek popülasyonunu dengede tutuyordu. Serçelerin kendi ekosistemindeki avcı rolünden çıkarılması, çok geçmeden Çin için yıkıcı bir hal alacaktı.

Büyük Kıtlık

Bir yıl içinde, Büyük İleri Atılım'ın diğer müreffeh sosyal değişim vaatlerinin yanında beklendiği gibi performans göstermediği anlaşıldı. Başkan Mao'nun sert yönetimi altında, pirinç üretimi çevresinde büyük bir yozlaşma ve ekolojik tahribat meydana geldi ve bu durum 15 ila 55 milyon insanın ölümüne yol açtı. İş gücünün mahsul hasadından çelik üretimine ve inşaata kaydırılması, gıda kaynaklarının tarlalarda çürümeye terk edilmesi anlamına geliyordu.

Şiddetli kuraklık ve sel dönemlerinin büyük zorluklara yol açmasıyla birlikte, aşırı hava koşulları da tüm ülkeyi etkisi altına almaya başlamıştı. Bu esnada serçelerin nesli tükenme noktasına gelmişti.

1960 yılına gelindiğinde çekirgeler pirinç tarlalarını istila ederek gıda arzını kısıtladı ve Çin halkı için büyük bir kıtlığı tetikledi. Çin'in o hassas ekosistemi bozulmuştu ve bunun sonuçları dünyanın en kalabalık ülkesi için çok ağır oldu.

Çin Halk Cumhuriyeti, bu ekolojik bozulmayı durdurabilmek için Sovyetler Birliği'nden 250.000 serçe ithal etmek zorunda kaldı. Serçelerin ekosisteme başarılı bir şekilde yeniden kazandırılmasının ardından, kuşlar çekirge popülasyonunu kontrol altına alarak mahsullerin yok olmasını engelledi. Serçelere karşı yürütülen kampanya ise daha sonra yerini tahtakurularını ortadan kaldırma hedefine bıraktı.

Serçeleri Öldürmek Milyonları Öldürdü

Ortalama bir akıllı telefondan daha hafif olan bir kuşun, tarihin en yıkıcı kıtlığının katalizörü (tetikleyicisi) olduğunu düşünmek inanılmazdır. Yine de Mao önemsiz gördüğü haşereleri ortadan kaldırmaya çalışırken, serçenin hayati önemi gözden kaçırılmıştı.

1950'lerin sonlarında Çin, 650 milyonluk bir nüfusa sahipti. Büyük Çin Kıtlığı süresince Çin, 15 milyondan fazla insanını kaybetti. Tıpkı bir makinenin dönen dişlileri gibi, Dünya'nın ekosistemi de tüm unsurları uyum içinde çalışmadığı sürece gelişip serpilemez. İnsanoğlu tarih boyunca doğa ananın bu karmaşık dengelerine karşı defalarca cahilce yenik düşmüştür.

Bir ekosistem ne zaman sekteye uğratılsa, bundan doğrudan insanlar etkilenir. Herhangi bir bitki veya hayvan türünün azlığı ya da aşırı bolluğu, o ekosistemin başarısını ve geleceğini belirler.

DAHA SONRA NE OLDU? KITLIK NASIL BAŞLADI?

Serçelerin kitlesel olarak yok edilmesinin ardından Çin’deki ekolojik denge kısa sürede bozuldu. Serçeler bir miktar tahıl tüketmekle birlikte, tarım ürünlerine zarar veren çok sayıda böcekle de besleniyordu. Serçe sayısının hızla azalmasıyla çekirgeler ve diğer tarım zararlıları, en önemli doğal düşmanlarından birini kaybederek süratle çoğalmaya başladı.

Dev çekirge sürüleri tarlaları istila ederek ürünlerin büyük bir bölümünü yok etti. Serçeleri ortadan kaldırmanın tahıl üretimini artıracağı düşünülmüştü; ancak sonuç tam tersi oldu: Ürün kaybı daha da arttı ve tarımsal üretim ağır zarar gördü. Çin hükûmeti daha sonra bu hatanın farkına vararak serçeyi “Dört Zararlı” listesinden çıkardı ve onun yerine tahtakurusunu listeye ekledi.

Bazı kaynaklara göre Çin, ekolojik dengeyi yeniden kurabilmek için Sovyetler Birliği’nden serçe ithal etmek zorunda bile kaldı. Ancak ekosistemde meydana gelen hasarın kısa sürede giderilmesi mümkün değildi.

Bununla birlikte, Çin’deki Büyük Kıtlık yalnızca serçelerin yok edilmesinden kaynaklanmadı. “Büyük İleri Atılım” döneminde uygulanan yanlış tarım politikaları, tahıl üretiminin gerçeğin üzerinde gösterilmesi, devletin aşırı miktarda tahıl toplaması, kırsal kesimdeki iş gücünün çelik üretimi gibi projelere yönlendirilmesi ve bazı bölgelerde yaşanan kuraklıklarla seller de gıda sıkıntısını daha da ağırlaştırdı.

Yerel yöneticiler, üst makamlarca belirlenen üretim hedeflerine ulaşmış görünmek için tahıl miktarını çoğu zaman olduğundan yüksek gösteriyordu. Devlet de bu gerçek dışı rakamlara dayanarak tahıl topladığı için birçok kırsal bölgede köylülerin tüketebileceği neredeyse hiç yiyecek kalmıyordu. Bazı bölgelerde şiddetli açlık baş göstermiş olsa bile korku ve siyasi baskı nedeniyle gerçek durum çoğu zaman üst makamlara zamanında bildirilemiyordu.

Çin, 1959 ile 1961 yılları arasında modern tarihinin en ağır kıtlıklarından birini yaşadı. On milyonlarca insan açlık, yetersiz beslenme ve bunlara bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Kesin ölüm sayısına ilişkin araştırmalarda farklı rakamlar verilse de bu felaketin son derece ağır can kayıplarına yol açtığı konusunda hiçbir kuşku yoktur.

Serçelerin yok edilmesi bu büyük kıtlığın tek nedeni değildi; ancak ekolojik dengenin bozulmasına, zararlı böceklerin çoğalmasına ve tarımsal üretimin azalmasına yol açan önemli etkenlerden biriydi. Bu tarihsel olay, ekosistemde önemsizmiş gibi görünen tek bir hayvan türünün bile son derece önemli bir işlev üstlenebileceğini açıkça göstermektedir. İnsanların bilimsel araştırmalara dayanmadan doğaya hoyratça müdahale etmeleri, öngörülemeyen ve son derece ağır sonuçlara yol açabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İngiliz arşivlerinden önemli bir belge
— Belgede şu konular işlenmiştir:


* Tarih: Belge 22 Haziran 1920 tarihlidir.
* Gönderen: Belge, Konstantinopolis’teki (İstanbul) Amiral de Robeck’in İngiliz Dışişleri Bakanlığı’na (Lord Curzon’a) gönderdiği bir İngiliz telgrafı/raporudur.
* İçerik: Raporda, Bedirhan ailesinin iki üyesinin, tüm aile adına bir dilekçe sunduğu belirtilmektedir.
* Dilekçede, Djezire (Cizîr/Cizre) kasabası ve çevresinin Suriye’ye dahil edilmesi protesto edilmektedir.
* Bölgenin tamamen kürdler tarafından meskûn olduğu ifade edilmektedir.
* Ayrıca bölgenin, özerk bir Kürdistan’a veya Kuzey Musul bölgesine bağlanması talep edilmektedir. Böylece bölge halkının ileride Sevr Antlaşması’nın 64. maddesinden yararlanarak bağımsız bir Kürdistan kurulması imkânından faydalanabilmesi amaçlanmaktadır.

22 Haziran 1920 tarihli bu İngiliz raporunda, Bedirhan ailesinin iki üyesinin, tüm aile adına bir dilekçe sunduğu belirtilmektedir. Dilekçede, Djezire (Cizîr/Cizre) kasabası ve çevresinin Suriye’ye dahil edilmesi protesto edilmekte; bölgenin tamamen kürdler tarafından meskûn olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca bölgenin özerk bir Kürdistan’a veya Kuzey Musul bölgesine bağlanması talep edilmekte, böylece bölge halkının ileride Sevr Antlaşması’nın 64. maddesine dayanarak bağımsız bir Kürdistan kurulmasına yönelik haktan yararlanabilmesi amaçlanmaktadır.

Aktaran: Edhem Şêxo

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Kurd, yûnan û ermen li hevberî dewleta tırrrık a dagîrker û îslamo-faşîst

— Serokên kurda XAÎN in, bo serxwebûna kurda tênakoşin, lê bo tevlîbûna dewleta tirk a dagîrker û îslamo-faşîst têdikoşin.

XAPO VEKIRÎ DIBÊJE ''Herin tevlî dewleta tirka'' bibin.
Barzanî û Talabanî jî çûn Washîngton'ê ji George Bush Jr re gotin: ''Em dixwazin tevlî dewleta tirka bibin''!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KATIKSIZ SEVGİ MEZARLIĞI: DÜNYA VE EVREN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DEWLETA DAGÎRKER A ÎSLAMO-FAŞÎST ÎRAN,
-- Her roj 20 xortên kurd darvedike da ku qirra kurda bîne!
HEMÎ SEROKÊN KURD KU DOSTÊ ÎRANÊ NE, XAÎN IN.

 

 

 

 

 

 

 

Bu son günlerde Mesud Barzanî bir söyleşisinde yine AĞLAMAKLI bir şekilde:
-- ''Sizden ricam benim ölümümden sonra Güney Kürdistan'ın statüsünü koruyun!'' Demiş!!!!

Sayın Barzanî! Ağlamakla bu iş olmuyor! Bunu 2005'te senle Fırıldak Talabanî Bağdat'a gidip Irak Arab Ulusal Meclisi Asli Üyeliği sıfatıyla işgalci islamo-faşist Irak arab devleti'ni yeniden kurduğunuz gün düşünseydin!

O zaman sizin bu tavrınız kürd yurtseverleri tarafından eleştirildi ama siz bu eleştirilere hiç kulak asmayıp yine bu bildiğinizi yaptınız.

Ne ekersen onu biçersin!

Ne yazıkki en büyük zararı yine mazlum kürd halkı gördü. Şimdi kürd halkına hesap vermenin zamanıdır.

Söyle bakalım! Nasıl hesap vereceksin?

05.08.2026

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bestiality In Muslim Turkey!

İşgalci islamo-faşist Türkiye'de hayvanların ırzına geçiyorlar hatta analarının, bacıklarının ve çocuklarının ırzına geçtikleri de oluyor. Zaman zaman gazetelerde de çıkıyor
bu tür haberler. Çünkü islamist türk toplumunda NORMAL kadın-erkek ilişkileri TABULAŞTIRILDIĞINDAN CİNSEL İLİŞKİ İHTİYACI KAFALARINA VURUYOR
erkeklerin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÜTÜN KÜRD LİDERLER ULUSAL-İHANETÇİ VE HAİNDİR


-- İşgalci TIRRIK devletinin arşiv materyallerinden biri daha:


23 Aralık 1938 tarihli bu belge, o dönemde Suriye’de bulunan kürd Milli Aşireti lideri İbrahim Paşa’nın oğlu Mahmut tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü nedeniyle kaleme alınan taziye mektubunu içermektedir. Serê Kaniyê (''Resulayn'') sınır karakoluna teslim edilen mektupta tırrık devletine, hükûmetine ve tırrrk halkına başsağlığı dilekleri iletilmektedir.

Bu bir..
Şimdi sıra ikide, ikincide:

KÜRD LİDERLERİ kendi ulusal ve toplumsal değerlerine ve kürd halkının kaderini özgürce belirleme hakkına karşı böyle çirkince ihanetçi kılan tek şey; islam dini ideolojisi körlüğü ve budalalığıdır.

Kürd liderler kürd halkını hep ulusal teslimiyete ve ihanetçiliğe doğru sürüklemiştir. İşte bu belge de bunun böyle olduğunun bir ispatıdır.

Balkan devşirmesi ve en büyük kürd katili PİÇ MISTO kadar kürd halkının kanını döken çok az kişi var. Ama maalesef bu büyük katil celladın peşinden giden yığınla hain kürd liderler olmuştur. Tıpkı 2. büyük kürd katili olan Erdoğan islamo-faşist celladının partisine giren kürd aşiret liderleri gibi, Mir Dengir Firat vb adı kürd ama özü türkleşmiş kürd lidercikler..

İşgalci islamo-faşist tırrıklerın has uğağı olmuş sözde kürd lider Xapo ihaneti örneği, bütün kürd tarihindeki kürd lider ihanetinin toplamına eşdeğerdedir.

Kahrolsun ihanet
Yaşasın kürd ulusunun bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Melkemotê kurda XAÎN XAPO

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bartolome dé Las Casas/ Kzılderililer NASIL YOK EDİLDİ?

1923'ten Gunümüze kadar T”C” Devletinin uygulamaları;
İspanyolların 16. yüzyılda Kızılderililere yaptiklarinın aynisıdır.
Ayni işgal ve imha politikasi, ayni siyasi ve ekonomik politika uygulanmıştır.
1923'ten itibaren T”C” Devleti Kürdistan'da Konkistadorlar olarak bulunmaktadır.
Matbaa icad edildikten yüzyıllar sonra Osmanlıya gelmiştir.
Osmanlınin matbaada bastirdığı ilk 10 kitaptan biri İSPANYOLLARIN AMERIKA KITASINDAKI UYGULAMALARIDİR.
-----------
Kapağını gördüğünüz bu kitabı alıp dikkatlica okuyunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Ji serxwebûn û azadiyê rûmettir tiştek nîn e

Ho Chi Minh

 


“Bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli hiçbir şey yoktur.”


Ho Chi Minh

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

July, 2026

BOMB ISLAMO-FASCIST IRAN AND FINISH THE JOB!

— IRAN IS HIDING ITS NUCLEAR WEAPONS FACILITIES DEEP BENEATH THE MOUNTAINS!

— IRAN IS A MAJOR THREAT TO CIVILIZATION!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Evi dağılanın yurdu genişler.”

Latife Tekin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1930 TARİHLİ tÜRK İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BELGESİ ÜZERİNE


— Bu belge, TIRRIKİYE Cumhuriyeti Dahiliye Vekaleti Emniyet Umumiye Umum Müdürlüğü (iç işleri bakanlığı emniyet genel müdürlüğü) tarafından 5 Mayıs 1930 tarihinde hazırlanmış resmî bir tercümedir. Belge, Selanik’te yayımlanan Ermenice Arevelk gazetesinin 17 Nisan 1930 tarihli sayısında yer alan “Kürtlerin Hareketi” başlıklı yazının ilk bölümünün tırrkçeye çevrilmiş halini içermektedir.

Belgenin en dikkat çekici yönü, “Cumhuriyet” yönetiminin yalnızca ülke içindeki gelişmeleri değil, yurt dışında yayımlanan yabancı basını da yakından takip ettiğini göstermesidir. Özellikle Kürd özgürlük davasına ilişkin yayınların sistematik biçimde tercüme edildiğidir.

Metinde, Dersim başta olmak üzere Kürd Eyaletlerinde devam eden direniş hareketleri, işgalci türk devletinin uyguladığı mecburi iskan soykırım provaları ile kürdlere sınırlı bir özerklik verilmesine ilişkin çeşitli iddialar aktarılmaktadır. Bunlar doğrudan işgalci tırrık devletinin görüşü değil, Arevelk gazetesinde yayımlanan haber ve yorumların tercümesidir. Bu nedenle belge, dönemin siyasi tartışmalarını yansıtması bakımından önemlidir.

Araştırmacılar açısından bu belge, erken “Cumhuriyet” döneminde işgalci islamo-faşist TIRRIK devletinin Kürd Özgürlük meselesine ilişkin dış basını nasıl izlediğini ve hangi konuları stratejik önem taşıyan istihbarat bilgisi olarak değerlendirdiğini göstermesi bakımından önemli bir birincil kaynak niteliğindedir. Aynı zamanda, 1930’lu yıllarda uluslararası kamuoyunda Kürd Özgürlük Meselesinin nasıl ele alındığını anlamaya katkı sağlayan değerli tarihî belgeler arasında yer almaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Boycott the INVADER ISLAMO-FASCIST TURKEY!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İşgalci islamo-faşist TIRROLARIN dronu, SuperPower İsrail’in yanında ÇOCUK OYUNCAĞI gibi
Powerful Military Drones Comparison

Bayraktar TB2 (TIRRIKİYE), Heron TP (Israel)

#MilitaryDrones #MilitaryTechnology #turkiyevsisrael

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TIRRIK DEVLETİNİN ARŞİV MATERYALLERİNDEN

14 Mayıs 1951 tarihli, TIRRIKİYE DEVLETİNİN Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve gizliliği daha sonra kaldırılmış bir rapor. Belgede, GÜNEY KÜRDİSTAN
daki kürd siyasi faaliyetleri ele alınmakta; Güney kürdlerinin halen büyük ölçüde aşiret reisleri ve yerel liderlerin etkisi altında bulunduğu, ancak komünist eğilimli kürd gençlerinin giderek güç kazandığı belirtilmektedir. Raporda, bu gençlerin bağımsız bir Kürdistan Devleti kurulabileceğine inandıkları ifade edilmekte; faaliyetlerin özellikle Erbil, Süleymaniye ve Koye çevresinde yoğunlaştığı, ayrıca Güney Kürdistan’daki kürd hareketlerinin Doğu Kürdistanı’ndaki faaliyetlerle yakın ilişki içinde olduğu jurnallenmektedir. Belgede ayrıca Sovyetler Birliği, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin kürd davasına yönelik yaklaşımlarına ilişkin dönemin tırrık diplomatik değerlendirmelerine de yer verilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

From NARKO STATE TURKEY to PRODUCING and SUPPORTING:
ISLAMIST TERROR & HORROR

''NATO member state Turkey = A Drug Dealer State - An Islamist Terror PRODUCING/Supporting State''
-- Turkish oposition leader Kemal Kilicdaroglu (05.12.2022)

İsrail şimdi yavaş-yavaş işledikleri bokları ortaya çıkarmaya başladı İŞGALCİ İSLAMİST-TERÖRİST-TÜRK-IRK-DEVLETİ'nin.
-- Dedik ya, işgalci islamo-faşist türklerin İsrail tarafından DÜRÜLECEK ÇOK DEFTERLERİ VAR !
__________
BREAKING:
-- The U.S. Treasury has announced sanctions on Türkiye-based El-Kahira for General Trading, along with its owner and shareholders, alleging they facilitated financial transactions that supported Hamas.

According to the Treasury, the company allegedly transferred funds for Hamas through underground banking networks involving both traditional currency and cryptocurrency. The sanctions were imposed under Executive Order 13224, which targets terrorism financing and support networks.

[July 2026]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir düşünün: NAZİSTLER türklerden bütün bu kötülükleri öğrendi:
-- Hitler açıkça diyor ''Benim ustam Mustafa Kemaldir ve o ustaların ustasıdır''.

ve hazret şöyle de demişti: ''ermeni soykırımından bugün kim bahsediyor? Hiçkimse!''

Nazizmin babası işgalci islamo-faşist türklerin de ölüm marşı yakındır.


_______________________________

Hitler’in emirleri yüzünden Rus kışında ölmeye mahkûm edilmiş Alman asker tümenlerinin ölüme yürüyüşünü tasvir eden 1944 tarihli bir Sovyet afişi.

Joseph Goebbels günlüğünde, propagandanın insanları bir fikre o kadar güçlü bir şekilde inandırarak çalışacağını ve artık o fikri bırakamayacak hale getireceğini yazmıştı. Hitler de bu görüşe katıldı. Naziler 1933’te iktidara geldikten sonra Hitler, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı’nı kurdu ve başına Goebbels’i getirdi.

Goebbels; sanat, müzik, tiyatro, sinema, kitaplar, radyo ve gazeteler aracılığıyla Nazi mesajlarını yaydı. Muhalif sesleri ise kapattı ya da sansürledi. Almanya’nın I. Dünya Savaşı’ndaki yenilgisine duyulan öfkeyi körükledi; Alman gücünü ve geleneklerini sürekli övdü. Bu durum; Yahudilere ve diğer azınlıklara yönelik şiddet dolu zulümlerin meşrulaştırılmasını kolaylaştıran bir iklimin oluşmasına yardımcı oldu.

II. Dünya Savaşı sırasında Alman propagandası Alman ordusunu yüceltti; İngilizleri ve diğer Müttefikleri zayıf ya da zalim göstererek alay konusu etti. Sovyet birlikleri ise sıklıkla insandan daha alt seviyede yaratıklar olarak resmedildi. Almanya’nın Şubat 1943’teki Stalingrad yenilgisinden sonra Goebbels, yaptığı önemli bir konuşmada "topyekûn savaş" çağrısında bulundu; ancak özel hayatında, savaşın Almanya’nın aleyhine dönmesiyle etkisinin giderek azaldığını itiraf etti.

İngiltere de kendi propagandasıyla karşılık verdi. Winston Churchill, düşmanın moralini bozmak amacıyla 1941’de Siyasi Savaş Yürütme Kurulu’nu (Political Warfare Executive) kurdu. BBC’nin yabancı dillerdeki yayınları bu süreçte önemli bir araç haline geldi; İngiltere ayrıca sahte "Alman" radyo istasyonları kullandı ve şüphe ile korku yaymak amacıyla düşman hatlarının arkasına broşürler ve kartpostallar attı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Roosevelt, 1942’de Savaş Bilgilendirme Ofisi’ni (OWI) kurdu. Bu kurumun görevi, cephe gerisinde savaş çabalarını desteklemek ve yurt dışında düşmanın moralini bozmaktı. OWI, birlik beraberliği ve üretimi teşvik etmek için fotoğrafçılık ve medyadan yararlanırken, aynı zamanda Amerikalıların savaşı kavrayış biçimini de şekillendirdi.

Propaganda özellikle afişlerde, filmlerde ve çizgi filmlerde her yerdeydi. Afişler Amerikalıları daha sert çalışmaya ve daha çok üretmeye teşvik ediyordu. Hollywood yurtsever filmler çekerken, hükümet de Frank Capra’nın Neden Savaşıyoruz (Why We Fight) serisi gibi projeleri destekledi. İnsanların odak noktasını savaşta ve düşmanda tutmak için popüler çizgi film karakterlerinden dahi yararlanıldı.

Kaynak: Fascinating

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ayşe Hür:

Ayşe Hür
@HurAyse

Sizi sinirlendiren ne biliyor musunuz?
Kürt olmayan benim sizden daha Kürdistani taleplerimin olmasının utancı.
Beni her okuduğunuzda öğretilmiş çaresizliğinizle yüzleşiyorsunuz.
Asimilasyona razı olma emrini, pozitif entegrasyon diye yutmanın karın ağrılarını yaşıyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Küfür fikrin yerini TUTMAZ!

-- Kürd milliyetçileri ne küfürle ne tehditle susar!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pîr Seyid RIZA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İHANETÇİ DEĞİLSEN NESİN?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İşte kürd halkını, dolaysız/direkt (Xapo) veya dolaylı (Talabani, Barzani) işgalcilere çalışarak bu rezil trajedik hale düşüren sahte-devrimci, sahte-milliyetçi:
— Talabani, Barzanî ve Xapo ‘dur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahmaklarla uğraşmaktan daha bezdirici bir iş yoktur!
-- Yaşa Aziz abê - ne güzel KOYMUŞTUN teşhisi böyle! Ox fıstıq!
YANILMIYORSAM sonra mahkemede bu oranı %90'a falan çıkarmıştın!
-- Mekanın cennet olsun!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜRDİSTAN'DA CAMİ DEĞİL -FABRİKA LAZIM! OKUL LAZIM! KÜTÜPHANE LAZIM! MÜZE LAZIM
-- NİYE Kürdistan’da, islam’ın ana vatanı Suudi Arabistan’dan daha çok cami var? İslam konusunda arablar bile uyandı ama kürdler hala derin uykuda!!!
— Vatanı ve her şeyi ellerinden alınmış kürdleri dinle kandırmanın yoludur bu. Sahte dindarlığa kanmak, ahmaklığın daniskasıdır. Ne yazık ki İHANETÇİ Güney Kürdistan liderleri, bu büyük anti-kürd oyunun aktif bir parçasıdır. Kürdler bugüne kadar bu camilerin minarelerindeki hoparlörlerden ve cuma hutbelerinden, ırkçı ve kürd karşıtı arab propagandası ile “kürdün katli helaldir” fetvalarından başka ne duymuşlardır?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Babam, ‘Kitaplığından daha büyük bir televizyonu olan kimseye güvenme,’ derdi hep. Bu yüzden okumaya özen gösteriyorum.”

Emilia Clarke

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

XAPO MİT AJANI

SAHTE OLSA NE...!
Öcalan'in bugünkü duruşu ve sözlerinin kendisi orijinal belgedir.
Konuyu, kürd özdeyisiyle kapatalım:
"Ez dibêjim Hırç va ye
Hûn dibêjin rêç va ye."

(Ayı ortaya çıkmışken ayak izlerini sürmek mantıksızlıktır.)

Zaten Öcalan' ın H.Atilla Uğur'a verdiği ilk sorgu ifadesi, 21-22 Şubat 1999 tarihli Savcılık ifadesi, 3 Nisan 1999 tarihli Savcı Volkan Vural ve Talat Şalk'a verdiği 10 sayfalık ıslak imzalı ifadesi,Öcalanın İmralı görüşme tutanakları ve 27 Şubat 2025 tarihli Meclis Komisyonuna yaptıgı 8 maddelik açıklamaya bakabilirsek belgenin sahte veya hakiki olması bir anlam ifade etmez. Öcalan'ın "Devrimin Dili Ve Eylemi" kitabı olmak üzere bu konuda yüzlerce bilgi ve belge var. (Örgütü devletin parasıyla kurdum, devleti kullandım vs ...)

 

 

 

 

 

 

 

BU DA MI SAHTE ?


Öcalan Şam'da iken Tüm Cezaevleri Genel Sorumlusu olan Sabri Ok ile telefon görüşmelerini dinlemeye aldığı için ordu içinde bir kesimin hışmına uğrayarak tutuklanan Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoglu'nun savcılık ifadesini arkadaşlarımla paylaşıyorum.
Öcalanı tabu olarak tek karar mercii haline getirmek amacıyla , cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluları Öcalan için kendini yakmaya yönlendirilen
ve açlık görevlerinde ölüme terkedilen gariban Kürt çocuklarının ailelerine sabır ve metanet diliyor, yönlendirenleri bir kez daha lanetliyoruz.
Ö.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SEROK BÊNAMÛS IN
Xelkê kurd AZÎM e

Serokên kurda wisa dikin.. û PKK.
Ji xwe XAPO ajanê MÎT’ê ye, PKK jî PARTIYA MÎT’ê ye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

On the right, we see a Kurdish woman
in traditional dress from Kermanshah
(Farzand, daughter of Il Senjab).

On the left, we see a woman from
the royal family of Iran,
daughter of Naser al-Din Shah
(Shah of Iran).

 

KÜRD

FARS

Sağda, Kirmanşah yöresine ait geleneksel kıyafetler içindeki kürd kadını görüyoruz (Sencab aşiretinden İl Sencab’ın kızı Ferzend).

Solda ise İran Şahı Nâsırüddin Şah’ın kızı olan, İran kraliyet ailesine mensup bir kadını görüyoruz.


Bu yalnızca bir fotoğraf değil; kültürlerin güzelliğini ve çeşitliliğini hatırlatan bir belgedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜRDLER SADECE SIKIŞTIKLARINDA İSRAİL İLE İLİŞKİ KURUYOR
-- KÜRD LİDERLER İŞGALCİ TÜRKLERİN, ARABLARIN VE FARSLARIN YAVUKLULARI OLDUKLARI İÇİN İSRAİL İLE İLİŞKİ KURMAYA YANAŞMIYORLAR.

Barzanî-BarzanÎ dediğiğiniz Mesud Barzanî İsrail'e bir defa bile olsun, babası merhum Mele Mistefa Barzanî liderliğindeki Kürd Mücadelesine 1960'larda yardım ettikleri için yahudilere bir teşekkür ziyareti bile yapmadı.

Fırıldak Talabani 1970'lerde Suriye'deki El-Arabiye dergisinde ''biz siyonistlere karşı arab kardeşlerimizin yanındayız'' demecini verdi.

Xaîn Xapo zaten sahte-devrimci bahanelerle düpedüz İsrail karşıtlığı yapıyordu işgalci islamo-faşist türk, arab ve fars devletleri hesabına..

Bu belgelerlde de görüldüğü gibi zavallı kürd halkı her sıkıştığında, yukarıdan, kürd liderlerden gelen hiçbir telkin olmaksızın, sadece yerel insiyatiflerle yerel siyasi kadroların insiyatifiyle İsrail'den yardım isteniyordu.

Oysa Dr İsmail Beşikçi'nin 1986 yılında çok isabetli bir şekilde dediği gibi:
-- İSRAİL ORTADOĞU'DA KÜRDLERİN DOĞAL MÜTTEFİGİDİR.

İSRAİL

 

 

İsrail arşivinden önemli bir belge…
22 Şubat 1975 tarihli bu bildiri, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Avrupa Temsilciliği tarafından İsrail Başbakanı Golda Meir’e ve Batı Berlin’deki Sosyalist Enternasyonal toplantısının katılımcılarına gönderilmiştir.
Belge, işgalci Irak islamo-faşist arab devletinin rejiminin Güney Kürdistanı’nda kürd halkına karşı yürüttüğü acımasız savaşı konu almaktadır. Bildiride işgalci Irak arab devleti; kürd köy ve şehirlerini bombalamak, geniş çaplı yıkım ve göçe yol açmak ve kürd halkının temel insan haklarını ihlal ettiği konusunda bilgi vermektedir.

 

 

 

 

 

 

 

_______________________________________________________________

 

İSRAİL’E SIĞINMAK İSTEYEN KÜRDLER

…… İsrail arşivlerinden önemli bir belge ……

1989 yılında, Diyarbekir’deki bir mülteci kampında yaşayan elliden fazla kürd aile, Ankara’daki İsrail Büyükelçiliğine bir mektup göndererek İsrail’e sığınma hakkı talep etti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

21 Nisan 1919 tarihli ingiliz arşiv belgesi:
ASURLAR VE SÜRYANİLER İNGİLİZ EMPERYALİSTLERİNİN KÜRDİSTAN DEMOGRAFİK YAPISINI BOZMA PLANI PİYONLARIDIR
21 Nisan 1919 tarihli gizli bir belge. Belge, ingiliz makamlarının Irak çöllerindeki eski yurtlarına geri gönderilmesini mümkün görmedikleri süryani mültecilerin, Kürdistan’ın Amedi yakınlarına iskan ediyorlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SÊ BÊNAMÛSÊN MEZIN: Erdolf, Khamani & Obama

KİTAP TANITMA:
Ayın Kitabı: SÊ BÊNAMÛSÊN MEZIN: Erdolf, Khamani & Obama
(Pir SPAS bo nivîskarê vê berhemê: Kak Sherzad MAMSANÎ 🙏)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

El Mewlûd el Cedîd

Arab basınında Kürd Edebiyatı…
“Yeni Doğan” başlıklı kürd öyküsü, Falek al-Din al-Kakai tarafından kaleme alınmış ve yazar Necib Mahfuz’a ithaf edilmiştir.
Öykü, 22 Aralık 1964 tarihinde yayımlanan Al-Thaqafa dergisinin 75. sayısında yayımlanmıştır.

Aslen Kakei kürd dini inancına mensub KDP'li Güney Kürdistan Kültür Bakanı merhûm Felekadîn Kakeî

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İdeolojik düşünme, gerçeklikle olan tüm bağı koparır."

Hannah Arendt

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahmaklarla uğraşmaktan daha bezdirici bir iş yoktur!
-- Yaşa Aziz abê - ne güzel KOYMUŞTUN teşhisi böyle! Ox fıstıq!
YANILMIYORSAM sonra mahkemede bu oranı %90'a falan çıkarmıştın!
-- Mekanın cennet olsun!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İslamo-Fascist Arab mobilization against Kurds whoc saved them several times

İşte ihanetçi kürd liderler: Xapo, Barzani ve Talabani’nin siyasetlerinin neticesine bakın:

The Jerusalem Post:

Analysis | Over the past week, several Arab tribes have set up a “war tent” and begun circulating calls for action against Kurds.
This has led to Kurds also seeking to mobilize to protect their communities.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÜTÜN KÜRD LİDERLER İHANETÇİDİR

— Kürdlerin yaşadığı büyük acılardan ders çıkarması gereken pek çok olay vardır.
Kendi vatanını, ulusal kimliğini, dilini ve kültürünü savunduğu için
Seyid Rıza ve Şeyh Saîd Efendi idam edilmişti ve mezarlarının yeri bile bugün hala bilinmemektedir.
Diyap ağa gibi ırkına ihanet eden de işgalci türklük devleti tarafından mezarının başında anılıyor.
Kürdler iyi bilsinki, Diyap ağalar kürdlerin içerisinde ne yazıkki hala bitmemiştir!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜRDLER ERMENİLERİ, ASURİLERİ VE SÜRYANİLERİ MUTLAK BİR YOKOLUŞTAN KURTARDI

Ama adı geçen bu NANKÖR hıristiyan halklar, kürdlerin ulusal kurtuluş mücadelesinde
kürd halkının özgürlüğüne karşı kürd düşmanları işgalci islamo-faşist türklerin, arabların ve farsların yanında yeralmaktadır.
Ki bu işgalci islamo-faşist devletler onları kestiği halde, onların kız, kadın ve çocuklarının ırzına geçtiği halde bunu yapmaktadırlar.

Kürdistan Dağlarında Dört Yıl, Aram Haygaz

KÜRDLER ERMENİLERİ, ASURİLERİ VE SÜRYANİLERİ 1915 SOYKIRIMINDA MUTLAK BİR YOKOLUŞTAN KURTARDI

-- Ama adı geçen bu NANKÖR hıristiyan halklar, kürdlerin ulusal kurtuluş mücadelesinde kürd halkının özgürlüğüne karşı bu kürd düşmanları işgalci islamo-faşist türklerin, arabların ve farsların yanında yeralmaktadır. Ki bu işgalci islamo-faşist devletler onları kestiği halde, onların kız, kadın ve çocuklarının ırzına geçtiği halde bunu yapmaktadırlar.

Kürdistan Dağlarında Dört Yıl, Aram Haygaz
Bu kitaptaki olaylar gerçekleştiğinde Kürdistan bağımsız bir ülke değildi, ne yazıkki bugün de değildir. "Kürdistan" kelimesi, Türkiye'nin yanı sıra Irak, İran, Suriye gibi ingiliz ve fransız emperyalistlerince kurulmuş dört suni uşak ulus devletlerin parçaladığı kürtlerin bin yıllardan beri üzerinde meskûn olduğu ülkenin adıdır. Kürdler devleti olmayan dünyadaki en büyük etnik gruptur. Yaklaşık iki asırdır bağımsız bir devlet için mücadele vermektedirler. Bununla birlikte, 1991'deki Birinci Körfez Savaşı ve 2003'teki sonraki siyasi değişimlerin ardından kürdler, Irak arab devleti işgali altındaki Güney Kürdistan parçasında özerk bir bölgesel yönetim kurmayı başarmışlardır; bu da bugün kürdlerin bağımsızlık hayallerine en çok yaklaştıkları noktadır.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Iran built its regional power through proxies. The op-ed makes the case that one Israeli partnership could erode Tehran from within.

27.07.2026 Jerusalem Post

ORTADOĞU’DA İLERİCİ YAHUDİ VE KÜRD HALKLARININ GELECEĞİ, İSRAİL’İN İSLAMO-FAŞİST tÜRK, ARAB VE FARS CİHATÇI-TERÖRİST ULUSLARINA KARŞI YÜRÜTÜLEN KÜRD KURTULUŞ MÜCADELESİNE VERECEĞİ DESTEĞE BÜYÜK ÖLÇÜDE BAĞLIDIR

-- Bu cihatçı ve ırkçı teröristler havlayan köpekler gibidir: İsrail ortadan kaldırılıncaya kadar İsrail’e saldırmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Hem İsrail’in ve kürdlerin geleceği hem de türk, arab ve fars cihatçı ulusları ile devletlerinin egemenliği altında yaşayan Ortadoğu’nun ezilen türk arab ve fars kitleleri için İsrail, kürd kurtuluş mücadelesine daha büyük ve daha etkin bir destek vermelidir.

İsrail, 1960’lı yıllarda yaptığı gibi kürdlere yeniden yardım etmelidir; ancak bu defa çok daha büyük ve kapsamlı bir destek sunmalıdır. Kürdlere silah da verilebilir; fakat hiç kimse kürdleri kendi silahlı milisi olarak görmemelidir. Kürdler, demokratik, ilerici ve laik bir müttefik olarak kabul edilmelidir. Çünkü bütün Ortadoğu’da kürdler ve yahudiler dışında bu ilerici özelliklere sahip başka bir halk bulunmamaktadır.

Kürdler ayrıca geniş bir coğrafyaya yayılmış, son derece büyük bir halktır. Kürdler türklerin, arabların ve farsların toplamından daha kalabalıktırlar. Kürdler tarih boyunca köleci asurların, arabların, türklerin ve farsların yaptığı gibi başka halkları köleleştirmemiştir. Günümüzde ise kürdlerin kendileri baskı altında tutulan ve köleleştirilen bir halk konumundadır. Bu nedenle kürdlerin mücadelesi haklı ve meşrudur; hedefleri de desteklenmeye değerdir. Goran Candan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Xoybûn Hareketi'nin davaya bağlılık yemini:

Şerefim ve dinim üzerine yemin ederim ki, bu taahhüdün altına imzamı attığım günden itibaren ve iki yıllık bir süre boyunca, hayatım ve şerefime ya da ailevi bağlar veya millî yükümlülüklerden dolayı benim sorumluluğum altında bulunanların hayatı ve şerefine kasıtta bulunmadıkça, hiçbir kürde karşı silah kullanmayacağım. İki yıl süresince her türlü kan davasını ve diğer kavgayı erteleyecek ve hususi mevzulardan dolayı iki kürd arasında kan dökülmemesi için elimden geleni yapacağım.

Bu taahhüte itibar etmeyen her kürd vatan haini addedilecektir ve hainlerin katli bir vazifedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Provokatör işgalci islamo-faşist katil türkler bakın ne diyor?
— “Savaşa gerekçe çıkarmak için gerekirse Suriye’den Türkiye sınırının içine bir roket ATTIRIRIZ”.


(TIRRIK İSTİHBARAT SERVİSİ MİT BAŞKANI Hakan Fidan)

İnsanlık bu işgalci islamo-faşist katillerin defterini dürmeli artık.
— NATO’ya yaslanarak kürd halkına karşı İŞLEMEDİKLERİ İNSANLIK SUÇU KALMADI!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Daha önceleri bu tür iddialara ''tırrık propagandasıdır'' diye aldırmıyorduk.
Ama ne neyzıkki bir gerçektir.
XAPO ve Xapo Hareketi bir türk istihbarat ürünüdür.

Bunu hala anlamayan kafalar sakat, görmeyen gözler kördür.

Herşeyi bir tarafa bırakın bugün kürdlerin içine düşürüldüğü NETİCE'ye bakarak bunu anlamamak APTALLIĞIN danıskasıdır.
Ya da işgalci islamo-faşist türk devletinin ekmeğine bilerek yağ sürmektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BELGENAME-1

BELGENAME-2

BELGENAME-3

BELGENAME-4

BELGENAME-5

 

BELGENAME-6

 


Foundation For Kurdish Library & Museum